
Adnan Menderes Üniversitesi’deki görevinden bir yıldır uzakta olan ve KHK ile ihraç edilen Şükrü Boylu, ihraçların “Akademiyi çölleştirdiğini” söyledi.
OHAL Bazı Tedbirler Alınması Hakkında ilan edilen 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen akademisyenlerden Şükrü Boylu bianet’e konuştu. Şükrü Boylu Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesiydi, 32 yıllık akademisyen. Barış İçin Akademisyenler’in “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisini imzaladığı için 14 Ocak 2016’da dokuz ay görevden uzaklaştırıldı, dokuz ayın sonunda bu kez de “Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı ve irtibatı suçlamasıyla” soruşturma açıldı. Soruşturmalardan yanıt gelmemişken 6 Ocak 2017’de yayınlanan KHK ile 630 akademisyenle birlikte görevinden ihraç edildi.
“Barış istemeyi sürdüreceğiz”
İhraç kararının ardından konuştuğumuz Boylu “Ülkenin genel halinden bize çıkan fatura, doğal süreç haline döndürdüler. Çok üzücü” diye sözlerine başladı. “Olumlu bir nefes aldırmadan bu hak mahrumiyetlerine devam ediyorlar. Bizler yine barışı istemeyi, insanların hak ettikleri demokratik düzlemde insanca yaşamayı hak ettiklerini söylemeyi sürdüreceğiz. İhraç kararını bekliyordum. Yönetim içerisinden de bu şekilde YÖK’e bildirip gerekli şeyin yapılacağını söylüyorlardı. Yaptılar da” diyen Boylu ihraçlarla ilgili şöyle devam etti: “Bizlere karşı yapılmış değil, tüm halkımızın haklarına, tüm çalışanlara, tüm memurlara, işçilere, herkesin hakkına karşı yapılmış saldırıdır. Sonuna kadar haklarımızı her türlü yasal yollardan aramayı sürdüreceğiz. Diplomalarımızı ve edindiğimiz tüm becerilerimizi KHK’lerle kazanmadık. Bu haklar mutlaka hukuk devreye girdiğinde sonuna dek geri alınacak. Geri döneceğiz, öğrencilerimize, hastalarımıza, işimize kavuşacağız. Kamuya dair yapmamız gereken olumlu çalışmaları yapacağız.”
Akademi çölleşiyor
İhraçların akademiye etkisini ise “Akademi çölleşti” diye yorumlayan Boylu, “Akademi düz liseye döndü daha da beter hale nasıl getirecekler onun çabasını mı veriyorlar. Akademiyi çölleştirdiler. İktidarın cirit attığı bir aygıta, okul sistemine döndü. Akademi kendi anlamında kendi iradesini kullanan özgür düşünceyi savunan yer olmaktan uzaklaştırıldı. Çölleşti akademi. Ülkemiz hala hak ettiği güzel günlere ulaşması içine elimizden gelen çabayı sarf edeceğiz, ulaşacağımızı umut ediyorum. Umudumuzu koruyoruz yaşam ve çabalarımız direnişimiz sürecek, işimizi geleceğimizi geri alacağız” şeklinde konuştu.
İZMİR