Türkiye'nin Suriye politikasını değiştirmesi gerektiğini belirten BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, "Tezkereye karşıyız. Türkiye'nin savaş içinde olmasını asla onaylamayız" dedi.
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Meclis'te bir grup gazetecinin gündemdeki konulara ilişkin sorularını yanıtladı. Suriye'ye gerçekleşecek olası operasyona ilişkin Demirtaş, "Esad bir diktatördür. Geçmişte katliam yapmıştır. İki, Esad'a karşı savaşan güçlerin tamamı değil ama öyle olduğunu iddia eden çeteler de katliam yapmıştır. Üç, kimyasal silah iddiası. Evet kullanıldığı nettir ama kimin kullandığı, hangi tarafın kullandığı net değildir. Bütün bu bilgiler ışığında BDP'nin tavrı şudur: Hükümet şu anda uluslararası emperyal çıkarlar doğrultusunda davranmak yerine Suriye politikasını değiştirerek meseleye yaklaşmalıdır. Suriye halklarını destekleyecek, özgürlüklerini garanti altına alacak bir diplomasi tutturmak zorundadır" dedi.

'Tezkereye karşıyız'

Suriye tezkeresine ilişkin soruya Demirtaş, "Bu tezkere Meclis'e gelirse kesinlikle BDP tavrını gösterecektir. Tezkereye karşıyız. Türkiye'nin savaş içinde olmasını asla onaylamayız. Hükümetin bu konudaki politikası inanılmaz tutarsızlıklarla doludur. Mısır'a bakın tam bir çelişki hali söz konusudur. Mısır'daki durumlar ile Suriye'deki durum inanılmaz farklıdır. İnanılmaz bir şekilde dış politika bu kadar ele ayağa düşürülmüştür. Sayın Davutoğlu iyi niyetli olabilir. Mutlaka savaş çıksın diye çaba sarfetmiyor. Ama etrafında olanları anlamak yerine 'en iyisini ben bilirim bu işin kitabını ben yazdım' diyen bir tarz izliyor. Çok yanlış bir şey" diye konuştu.

Davutoğlu'na öneri

 Demirtaş, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'na, şu öneride bulunarak devam etti: "Muhalefet partilerini hızlı bir şekilde ziyaret etmeli, önerilerini almalı, bölge güçlerini, siyasi hareketlerle kurduğu ilişkilerde görüş alışverişinde bulunmalı. Oradaki bütün halklara özgürlüklerinin güvence altına alacağı hissi vermelidir. Davutoğlu'nun yapması gereken budur. Şu an Türkiye hükümetini gelin saldıralım şeklinde bölgeye davet ediyor olmasını çok trajik karşılıyorum. Binlerce yıllık devletin, onlarca imparatorluğun izlerinin olduğu Suriye, Şam, Halep harabeye dönmüşken, hala bunları 'kurtarırız' şeklinde bir çözüm arama yerine AKP tabanında emperyalist dedikleri güçleri çekmesi ideolojik olarak tutarsızlıktır. Nereden baksan tutarsızlıktır."

'El Nusra'nın adresini verelim'
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Rojava ile ilgili de şu değerlendirmelerde bulundu: "Suriye'nin genel gidişatından çok farklı değil. Orada da dengeler birden fazla parametre üzerine oturtulmuş durumda. Rojava kısmen istikrarlıydı. Fakat son dönemlerde El Nusra çetesinin Halep'in kuzeyinden çekilmesi orayı kendine bir üs yapma isteği, petrol bölgelerinin orada olması, bazı uluslararası güçlerin durumu, değiştirmiştir. Suriye Kürdistanı'na, Rojava'ya dönük bir saldırı başlattılar. El Nusra'nın El Kaide'ye bağlı güçlerin bugün Kürt bölgelerine saldırmasının hiçbir gerekçesi yoktur. 'Cihad' adı altında kendi toprağında olan insanlara bu güçlerin böyle yapmasının hiçbir meşru dayanağı olamaz. Türkiye El Nusra'yı desteklemediğini söylüyor. Ama sınır El Nusra'ya açıktır. Yani bunu bizzat bir görüşmede ben bir bakana söyledim. Bunun aksini iddia ederlerse ben şu an size adresini verebilirim. 9 El Nusra üyesi şu anda orada bir evdedir. İstiyorsanız hemen gidelim bakalım Ceylanpınar'da. Ben bir partinin Eşbaşkanıyım, Ceylanpınar'a giremiyorum. El Nusra çeteleri silahlarıyla birlikte giriyor. Eylemini yapıyor, geri çıkıyor ya da hangi ailelerin desteklediği belli. Açık açık isim isim belli."

PYD ile görüşme boşa çıkartıldı

Türkiye'nin bir yandan PYD Eşbaşkanı Salih Muslim ile görüşmesi bir yandan da bunları yapmasının yürüttüğü diplomasiyi boşa çıkarttığını kaydeden Demirtaş, "İyi bir çalışmadır PYD ve Türkiye ilişkisi. Ama bu diplomatik çalışmayı yapmışken, bundan sonuç almak için gerçekten çok samimi olmak ve bu görüşmeye bir anlam yüklemek varken, zaten bu görüşmeyi boşa çıkarıyor. Salih Muslim'in gelmiş olması önemliydi. Ama görüşmeden çıkan sonuçların şu anda boşa çıktığını düşünüyorum. Türkiye'nin yaptığı hamlelerin boşa çıktığını düşünüyorum" dedi.


'Çözüm bomba yağdırmak değil'
Rojava'ya yardımların ulaştırılması konusunda Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun katkıları da olduğunu ifade eden Demirtaş, "Sınırların açılması konusunda katkısı oldu. Ben, sizler aracılığıyla teşekkür de etmek istiyorum. Bazı bakanların katkısı oldu. İnsani bir meseleydi. İnsani koridorun açılmasının engellenmesi sorundu zaten. Asıl önemli olan Rojava ile Türkiye arasında ticaretin yapılmasının sağlanmasıdır. PYD ile Türkiye arasındaki görüşmeler devam etmelidir. Biz önemsiyoruz ve karşılıklı sürecin işlemesi gerekiyor. Mutlaka Suriye ile ilgili bir şeyler yapılsın. Ama yöntem bomba yağdırılması değildir. Oradaki bütün gruplar demokrasi adına desteklenmeliydi. Şimdi halkın yüzde 50'ye yakını Esad'ın arkasındayken, bu halk savaşına dönüşür. Türkiye'nin bunu görmesi gerekiyor. Bunun yolu bombardıman yapmak değildir" diye konuştu.

'Kongre Rojava'yı desteklemeli'

Demirtaş, Kürt Ulusal Kongresi'nin de Rojava'daki gelişmelere ilişkin tutumunun önemli olduğunu kaydetti. Demirtaş, şunları ekledi: "İnsani yardım meselesinin kesinlikle çözülmesi gerekiyor. Rojava'ya çete saldırıları karşısında bütün Kürtlerin ortak savunma anlayışıyla hareket etmesi gerekir. Kongrenin böyle bir perspektifle meseleyi ele alması lazım. Rojava'nın siyasi statüsü de kongre tarafından kesinlikle desteklenmeli. Çünkü artık orada homojen tek yapılı bir Suriye'nin olmayacağı belli."

DİHA/ANKARA