Paris’in orta yerinde katledilen üç devrimci kadın için adalet isteyen binler 6’ncı kez Paris’teydi. Cezasızlık politikası ve sessizliğe tepki gösteren kitle, açlık grevi eylemcilerini selamlayarak, Öcalan’ın özgürlüğünü ve Rojava’nın uluslararası güvenceye alınmasını istedi.
Fransa’nın başkenti Paris’te 9 Ocak 2013’te katledilen PKK’nin kurucularından Sakine Cansız, KNK Paris Temsilcisi Fidan Doğan ve Gençlik Hareketi Üyesi Leyla Şaylemez için adalet isteyen binler 6’ncı kez Paris’te buluştu. Kitle 12 Ocak Paris yürüyüşünde “Katilleri tanıyoruz, Fransız adaleti karanlıkta” dedi.
Eyleme, Avrupa’nın değişik kentlerinden otobüs ve özel araçla gelen Kürdistanlıların yanı sıra Fransız örgütleri de katılım sağladı. Sabahın erken saatlerinden itibaren kitle toplanma alanı olan Gare Du Nord’a ulaşmaya başladı. Kent dışından gelen eylemcilerin ilk ziyaret alanı Kürdistan Enformasyon Bürosu önü oldu. Burada şehitler için mumlar yakıldı.
Jin, jiyan, azadî!
Eylemin ilk sloganları “Jin, Jîyan, Azadî”, “İmralı‘ya bin selam”, “Sara, Rojbîn, Ronahî için adalet” olurken, binlerin elinde üç Kürt kadın devrimcinin ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fotoğraflarının olduğu flamalar ve PKK bayrakları yükseldi. Alanda Fransız müzik grubu kortejin tam merkezinde ritm müziği çalarak büyük bir coşku yarattı. Eylemde, “Hakikat baş aşağı, adalet karanlıkta”, “Paris cezasızlığın başkenti”, “Tecride son Öcalan’a özgürlük”, “Kürt halkına özgürlük”, “Kadına karşı şiddet politiktir”, “Katilleri tanıyoruz, adalet istiyoruz”, “Hepimiz Sara, Rojbin, Ronahi’yiz”, “Kadın kırımına son”, “Feminist Dayanışma”, “Rojava ile dayanışmaya” yazılı çok sayıda pankartla Fransız siyasetinin adalet üzerindeki baskısına dikkat çekildi.
68 gündür süresiz dönüşümsüz açlık grevindeki Leyla Güven’in fotoğraflarının taşındığı yürüyüş kolunun en önünde Cansız, Doğan ve Şaylemez ailesinin yanı sıra çok sayıda Kürt siyasetçi yer aldı.
Dayanışma büyüdü!
Eyleme katılım çağrısı yapan France Kürdistan, PCF-Fransız Komünist Parti, Sol Parti, Yeşiller, NPA adlı partilerin yanı sıra MRAP, Solidaires Sendikası, Anti-Faşist Hareket, Öğrenci Hareketi ve çok sayıda Fransız kurum bayrak ve flamalarıyla katılım sağladı. Aralarında Dünya Kadın Yürüyüşü, Dayanışan Kadınlar, SKB, İranlı Kadınlar toplamda 30 kadın örgütü ise Feminist kortej oluşturarak yürüyüş kolunda yerlerini aldı. Yol boyunca yürüyüş araçlarında yapılan konuşmalarda, Türkiye’nin katliamın arkasında olduğu hatırlatılarak, çok sayıda belgeyle hakikatin ortada olduğu ama Fransa’nın bu hakikate rağmen ekonomik ve siyasi çıkarlarına adaleti kurban ettiğinin altı çizildi.
Republique Meydanı’na öğlen saatlerinde ulaşan kitle burada saygı duruşunda bulundu.CDK-F Eşbaşkanları Remziye Erdemirci ve Vedat Bingöl halkı selamlayarak, 6 yıl boyunca alanları dolduran Kürdistanlıların direnişleriyle karanlığı aydınlığa çevireceğini vurguladı.
Fransa sessizliğini bozmuyor
Mitingin ilk konuşmacısı Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TKJ-E) adına Aliye Varto oldu. Varto, “Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez’in katledilmesiyle üç kuşak ve komplonun devamı hedeflendi. Katliamı gerçekleştirenler açık ve ortadadır. Buna rağmen Fransa, sessizliğini bozmuyor” dedi. Varto, barış görüşmeleri sırasında gelişen bu katliamın hedefinde Öcalan’ın çözüm projeleri olduğunu hatırlatarak Rojava’nın bugün de hedefte olduğunu ifade etti.
Aileler: Direnerek kazanacağız
Katledilenlerin aileleri adında Fidan Doğan’ın annesi ve babası, Leyla Şaylemez’in babası ve yakınları ve Sakine Cansız’ın kardeşleri sahnede halkı selamladı. Baba Hasan Doğan, Cumali Şaylemez ve Sakine Cansız’ın kardeşi Metin Cansız aileler adına birer konuşma gerçekleştirdi. Metin Cansız, “Sakine, Leyla ve Fidan’ın yoldaşları olan sizleri selamlıyorum. Onların direngen ruhuyla bu mücadele devam edecek. Direniş zindanlarda, dağlarda ve alanlarda sürüyor” diyerek, Leyla Güven başta olmak üzere tüm açlık grevcilerinin mücadelesini selamladı.
Hasan Doğan, “Kürt halkı olarak direnmekten başka seçeneğimiz yok. Direneceğiz, direnerek kazanacağız. Fransa bu olayı aydınlatmamakta ısrarlı. Biz direnmeye devam edeceğiz” diyerek, halkı selamladı.
Cumali Şaylemez ise “Altı yıldır hesap soruyoruz. 6 yıl sonra halen adalet sağlanamadı. Mücadeleniz, mücadelemiz sürüyor. Bu adalet için mücadele sadece bizim değil hepimizin görevidir” şeklinde konuştu.
Cezasızlığın başkenti olma
Sol Parti Koordinatörü Danielle Simonnet, “Paris’te Sakine, Leyla ve Fidan’ın öldürülmesi, politik bir cinayettir, kadın kırımıdır. Katliamın ilk günlerinde ‘Biz bu işin peşini bırakmayacağız’ diyerek söz veren Fransız otoriteleri sözlerini tutmadı. Suçlular ve katliamın arkasında duranlar, emri verenler açık. Ama Fransa bugüne kadar bunları yargılamadı. Paris cezasızlığın başkenti olmamalı” diyerek, Fransa’nın yeniden dosyayı açmak ve bu yargılamayı gerçekleştirmek gibi bir görevi olduğunu hatırlattı.
Kürtlere borçluyuz
Rojava’ya yönelik Türk devletinin tehditlerine de değinen Simonnet, “Fransa müdahale etmeli ve Erdoğan’ı bu anlamda durdurmalı. Fransa Kürtlere borçludur. Çünkü orada ölenler sadece kendisi için değil aynı zamanda bizim için öldüler. Rojava bir barış perspektifidir, bize esin kaynağı oluyor, feminist bir mücadeledir. Sosyalist bir mücadeledir. Aynı zamanda Ortadoğu’da barışın nasıl sağlanacağına dair örnektir” dedi. Leyla Güven’in açlık grevinin sahiplenilmesi gerektiğini ifade eden Simonnet, Ocak sonunda gerçekleşecek Leyla Güven’in duruşmasında da hazır bulunacaklarını duyurdu.
Macron’a çağrı: Kürtlere sahip çık
Sol Parti Milletvekili Eric Coquerel ise mecliste bulunan sağ ve sol partiden imzacıların olduğu ortak bir delegasyon adına konuşma gerçekleştirdi. Coquerel, “Kürtler Fransa’nın en iyi müttefikleridir. Kürtlerin mücadelesi faşizme ve gericiliğe karşıdır. Şimdi Kürtler Erdoğan tehdidi altındadır. Bunun bir örneğini daha önce Efrîn’de yaşadık” diyerek, uçuşa yasaklı bölge oluşturulması, PKK’nin terör örgütleri listesinden çıkarılması, Leyla Güven gibi cezaevlerinde bulunan 10 tutsak vekilin Erdoğan rejimi karşısında acil olarak sahiplenilmesi çağrısı yaptı.
Coquerel, Leyla Güven ve tutsakların açlık grevi konusunda Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’u harekete geçmeye çağırarak, “En iyi müttefiklerimize sahip çıkmalıyız” şeklinde konuştu. “Öcalan özgür olmadan barış olmaz” diyen Coquerel, Fransa hükümetinin Rojava için de BM Güvenlik Konseyi nezdinde harekete geçmesi gerektiğini hatırlatarak ekledi: “Kürtler BM güvencesi altına alınmalı.”
Açlık grevi eylemcileri alandaydı
Strasbourg’daki açlık grevi direnişçileri adına Mustafa Sarıkaya ve Dilek Öcalan sahnede konuşmacı olarak yerini aldı. Eylemciler adına konuşan Sarıkaya, “Önderimizin sesini duymak istiyoruz. Önderimizin sesini duymadan Strasbourg’u terk etmeyeceğiz” vurgusunda bulunurken; Dilek Öcalan, Paris Katliamı’na ilişkin “Biz egemenlerden hesap sormaya geldik. Altı yıl da geçse, 60 yıl da geçse hesap sormaya devam edeceğiz” dedi.
Dosya yeniden açılmalı
Komünist Parti seçilmişlerinden oluşan delegasyon ellerinde flamalarıyla sahnedeydi. İlk olarak delegasyon adına Pierre Laurent söz aldı. Laurent, “Bu katliamın emrini Türkiye’nin verdiği açık. Emri veren o dönemki MİT yöneticisi şimdi Paris Türkiye büyükelçisi. Katil öldü ama katliamın emrini verenler yaşıyor ve bu anlamda yeniden dosya açılması gerekiyor. Bu katliamın arkasında Erdoğan var, yargılanmalı“ diyerek, yargılamanın gerçekleşmemesinin Türkiye’ye cesaret verdiğinin altını çizdi. Erdoğan’a karşı Fransa’nın Kürtleri desteklemesi gerektiğini hatırlatan Laurent, “Fransa BM Güvenlik Konseyi’nde inisiyatif olarak Kürtleri uluslararası koruma altına alabilir. Uçuşa yasak bölge ilan edilmeli” dedi. Kürtlersiz Suriye’de bir çözüm olmadığını vurgulayan Laurent, “PKK de terörist örgütler listesinden çıkarılmalı. Stop Erdoğan, Yaşasın Uluslararası Dayanışma” diyerek sözlerini tamamladı.
Sessizliği kabul edemeyiz
Komünist Partili Senatör Laurence Cohen ise “Kürt kadınları bize umut veriyor. Onların direnişleri karşısında saygıyla eğiliyoruz. Bugün burada bu direngen ruhu selamlıyoruz” diyerek, Kürt kadınlarının kendilerine yol gösterici olduğunu ifade etti.
Paris Büyükşehir Belediyesi Başkan Yardımcısı Helene Bidard, sessiz kalamayacaklarını ifade ederek şunları kaydetti: “Sessizliği kabul edemeyiz. Ulusal topraklarda işlenen bir devlet suçu karşısındaki sessizlik kabul edilemez. Kadınları katlederek kadın baharını engelleyemezsiniz.”
İntikam alınacak!
KCK Başkanlık Konseyi Üyesi Elif Ronahî, görüntülü bir mesaj gönderdi. Ronahî, 6 yıl boyunca yaşanan gelişmeleri özetleyerek, “Bu komplonun mutlaka intikamı alınacak, mutlaka adalet yerini bulacaktır. Önümüzde temel bir görev, bu katliamı ve komployu yapanları açığa çıkarmak ve yargılamaktır” dedi.
Açlık grevleri ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecrit koşullarına dikkat çeken Ronahî, “Bu mutlak tecrit karşısında açlık grevleri var. Leyla Güven arkadaşımızın öncülüğünde cezaevlerinde ve dışarıda başlayan açlık grevleri önemli bir aşamaya evrilmiş durumda” diyerek, eylemlerin büyümesi gerektiğinin altını çizdi. Ronahî, “Önderliğimizi özgürleştirmek, Kürdistan’ı özgürleştirmek, boynumuzun borcudur” vurgusunu yaptı.
Çıkarlara kurban ediliyor
KONGRA-GEL Eşbaşkanı Remzi Kartal da, “Devletler arası çıkar nedeniyle sessizlik hakim” diyerek, halen katliamın aydınlatılmamasını sert bir şekilde kınadı. Kartal, “3 devrimci kadın ülkelerin ekonomik ve askeri çıkarlarına kurban edilmemek için katledildiler. Türk devleti, Avrupa ülkelerinin sessizliğinden cesaret alarak bu cinayetleri işliyor. Önderliğimiz özgür olmayana kadar mücadelemiz devam edecektir” diyerek, açlık grevi eylemine denk eylemselliklerde bulunma çağrısında bulundu.
30 kadın örgütü
Aralarında Fransa Ulusal Kadın Koordinasyonu, Dayanışan Kadınlar, Dünya Kadın Yürüyüşü’nün olduğu 30 kadın örgütü temsilcisi ortak bir biçimde sahnede yerini aldı. Yaşanan katliamın politik ve aynı zamanda bir kadın kırımı olduğunu ifade eden kadın örgütleri, “Fransız adaleti daha duyarlı olsaydı, sonuna gidebilirdi. Fransa hayati bir görevi kaçırdı. Emri verenler halen cezasızlıktan yararlanıyor. Bu suç, kadına karşı, barışa ve demokrasiye karşı yapıldı. Kadına yönelik tüm cinayetler politiktir” mesajı verdi.
Öcalan Kürtlerin özgürlük teminatı!
Yirminin üzerinde kurumdan oluşan Fransa Kürdistan ile Dayanışma Koordinasyonu adına Sylvie Jan bir konuşma yaptı. Jan, “Adalet için 6 yıl boyunca uzun soluklu mücadele yürüttük. Yürütmeye de devam edeceğiz. Adalet sağlanana kadar sizinleyiz” diyerek, mücadelenin devam edeceği vurgusunu yaptı. Açlık grevleri eylemcilerinin sahiplenilmesi gerektiğini vurgulayarak Leyla Güven’in talebini hatırlatan Jan, “Leyla Güven, Öcalan’ın özgürlüğü için açlık grevinde. Evet çünkü bu talep Kürtlerin özgürlük mücadelesinin teminatı niteliğinde. Bu sahiplenilmelidir. Ortadoğu’da barış, Kürtlerin haklarının tanınması ve Öcalan’ın özgürlüğünden geçer” vurgusunda bulundu.
Adalet üzerindeki baskıyı kaldırın
Sosyalist Kadınlar Birliği adına konuşan Solmaz Özdemir, “6 yıldır SKB olarak Kürt kadınlarıyla birlikte adalet mücadelesini sürdürdük. Sürdürmeye de devam edeceğiz” diyerek, Erdoğan faşizmine karşı direnişi büyütme çağrısı yaptı.
NPA, Alternatif Liberter ve Sos Rasisme yapılan kısa konuşmalarda ise aynı şekilde Fransız adaletinin üzerindeki politik baskının kaldırılması, adaletin Türkiye ile çıkarlara kurban edilmemesi gerektiği hatırlatılarak, açlık grevlerini desteklemenin Sakine, Leyla ve Fidan’ın mücadelesine sahip çıkmak olduğunun altı çizildi.
Mitingte sanatçı Diyar ve Cömert sahne alırken, alanda çok sayıda stant eyleme katılanlara hizmet sundu.
HABER MERKEZİViyana’da protesto yürüyüşü
Avusturya’nın başkenti Viyana’da 9 Ocak Paris katliamı yapılan bir yürüyüşle protesto edildi. Saat 15.00’te Museumsquartier’de bir araya gelen yüzlerce kişi üç devrimci kadının, Güven’in ve Öcalan’ın posterlerini taşıdı.
Viyana Demokratik Kürt Toplum Merkezi öncülüğünde yapılan yürüyüşe, sol sosyalist örgütlerden de katılım gösterdi. Yürüyüş öncesi bir konuşma yapan Avusturya Demokratik Kürt Toplum Meclisi Eşbaşkanı Halis Sever, katliamın Türk MİT’i tarafından yapıldığını, Fransız yetkililerin ise üzerini örterek destek verdiğini belirtti. Sever “Bu katliam aynı zamanda kadın özgürlük mücadelesine karşı yapıldı” diye konuştu.
Sever’in konuşmasından sonra kitle, “Jin Jiyan Azadî”, “Katil, Terörist Erdoğan” sloganlarını attı.
Fransız Konsolosluğu önünde ise Komintern, Anadolu Halklar Federasyonu, Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu ve Avrupa Türkiyeli işçiler Konfederasyonu ve Sosyalist Kadınlar Birliği temsilcileri birer konuşma yaptı.
KADİR GÜNEŞ/VİYANA