Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi, DTK Eşbaşkanı Leyla Güven’in rehin tutulmasına devam edilmesi kararı verdi.

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in, Türk ordusunun Efrîn’i işgal saldırısına karşı gösterdiği tepki, yaptığı açıklamalar ve DTK çalışmaları nedeniyle 25 yıldan 46,5 yıla kadar hapis istemiyle açılan davanın dördüncü duruşması Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, Güven’in tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı 25 Ocak’a erteledi.

Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin (ACM) duruşma salonu yetersiz kalması nedeniyle duruşma, ‘KCK davası’nda 152 Kürt siyasetçinin yargılanması için özel olarak inşa edilen salonda yapıldı. Duruşmaya, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanı Pervin Buldan, DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüleri Gülistan Kılıç Koçyiğit, Onur Hamzaoğlu, İnsan Hakları Deneği (İHD) Eşbaşkanı Öztürk Türkdoğan, Demokratik Bölgeler Partisi (BDP) Eşbaşkanı Mehmet Arslan, HDP milletvekilleri Ayşe Acar Başaran, Selçuk Mızraklı, Semra Güzel, Ebru Günay, Meral Danış Beştaş, Saliha Aydeniz, Musa Farisoğulları, Dilan Dirayet Taşdemir, Remziye Tosun, Tayip Temel, Ömer Faruk Gergerlioğlu, Hişyar Özsoy, İmam Taşçıer, TJA aktivistleri ile Güven’in çocukları katıldı.

Güven duruşmaya katılmadı

 Diyarbakır Adliyesi önünde ve duruşma salonunda alınan yoğun önlemler altında görülen duruşmaya, tutuklu bunduğu Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde, açlık grevini sürdüren Güven katılmadı.

 Tahliye veren alınmış

 Duruşmada, daha önce Güven hakkında tahliye kararını veren Mahkeme başkanının değiştirildiği görüldü. Mahkeme başkanının değişiklik gerekçesi ise açıklanmadı.

Duruşmada savcı, “mevcut delil durumu”nu gerekçe göstererek Güven’in tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi.

Müdafilik talebi reddedildi

 Güven’in avukatı Reyhan Yalçındağ, salonda bulunan ve Güven’nin savunmasını üstlenmek isteyen avukatların müdafi olarak tutanağa yazılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, avukatların talebini reddetti.

 Yargı tasfiye aracı

 Dosyaların hukuki değil siyasi yargılamalar olduğunu dile getiren Yalçındağ, “Mahkemeler Kürt siyasetinin başka bir yoldan elimine edilmesi görevi görüyor” ifadesini kullandı. Mahkeme başkanının değişmesinin kendileri için bir soru işareti olduğunu ifade eden Yalçındağ, kimsenin normal bir yargılama yapıldığını düşünmemesini istedi. CHP’li vekilin (Enis Berberoğlu) hüküm giymesine rağmen tahliye edildiğini hatırlatan Yalçındağ, Güven’in tahliye edilmemesini eleştirdi. Anayasal olarak tecridin suç olduğuna işaret eden Yalçındağ, Güven’in 49 gündür devletin kendi Anayasasına uyması için bedenini açlığa yatırdığını dile getirdi. Yalçındağ, AİHM’e başvuru yapmak için hazırlandıklarını aktardı.

Tahliye talep etmiyor

 Avukatlar, Güven ile önceki gün yaptıkları görüşmede, tahliye talep edilmemesi yönündeki telkinini dikkate alarak, tahliye değil, yaratılan hukuki mağduriyetin giderilmesini talep etti.

25 Ocak’a ertelendi

 Duruşmaya verilen kısa aranın ardından mahkeme heyeti, “kuvvetli suç şüphesinin varlığını” gerekçe göstererek Güven’in tutukluluk halinin devamına karar verdi. Heyet, bir sonraki duruşmayı 25 Ocak 2019 tarihine erteledi.

AMED


Buldan: Kürtlerin talebidir

HDP Eşbaşkanı Pervin Buldan, Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması için 50 gündür açlık grevinde olan DTK Eşbaşkanı Leyla Güven’in talebinin Kürtlerin talebi olduğunu söyledi.

Güven’in duruşmasını izleyen Eşbaşkan Buldan, adliye çıkışında Güven’in durumuna ilişkin açıklama yaptı. Güven’in, Öcalan üzerinde uygulanan tecride dikkat çekmek için açlık grevini başlattığını hatırlatan Buldan, “Sayın Leyla Güven kendi koşulları için bedenini açlık grevine yatırmamıştır. Asla böyle bir talebi yoktur. Kendi talebine ilişkin ‘Ben bu heyetten bu mahkemeden tahliye talep etmiyorum’ demiştir. O nedenle zaten bugün duruşmaya katılmamıştır. Çünkü siyasi iradenin AKP hükümetinin Kürtlere, kadınlara, HDP’lilere, HDP’li seçilmişlere yaklaşımını çok iyi biliyor” dedi.

“Leyla Güven’in talebi hepimizin talebidir” diyerek konuşmasını sürdüren Buldan, “Leyla Güven’in talebi, bugün Türkiye’de milyonların talebidir. Tecrit bir an önce kalkmalıdır. Bu hukuksuzluğa bu haksızlığa bir an önce son verilmelidir. Sayın Öcalan’ın en doğal hakkı olan avukatları ve ailesiyle görüşme hakkı elinden alınmış ve 3 yıldır kendisi hiç kimseyle görüştürülmemiştir. Bu hukuksuzluğa, bu adaletsizliğe bir an önce son verilmelidir” şeklinde konuştu.


5 cezaevi dün başladı

10 cezaevinde 42 tutsağın İmralı tecridinin kaldırılması için 16 Aralık’ta başlattığı süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemi devam ederken, dün 5 cezaevinde ikinci gruplar da katıldı

Türk cezaevlerinde bulunan PKK’li ve PAJK’lı tutsaklar, 16 Aralık’tan itibaren süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemini sürdürüyor.

42 tutsak Gebze Kadın Kapalı Cezaevi, Patnos Cezaevi, Elazığ 1 Nolu F Tipi, Van F Tipi, Beşikdüzü Cezaevi, Bakırköy Cezaevi, Kandıra 1 Nolu F Tipi, Edirne F Tipi ile Diyarbakır D ile E Tipi cezaevlerinde süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemini 16 Aralık günü itibari ile başlatmıştı.

Açlık grevi eylemine Silivri Cezaevi, Tekirdağ F1 Nolu Cezaevi, Şakran 2 Nolu Kadın Cezaevi, Ödemiş Cezaevi ve Kırıkkale cezaevlerinden oluşan ikinci grup da dün süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemine dahil oldu.

Tutsaklar adına açıklama yapan Deniz Kaya, şunları söylemişti: ”Yanlış bir anlamaya mahal vermemek için açıklamamızı yenileyerek netleştiriyoruz. 16 Aralık’ta başlayan süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemimize belli aralıklarla birçok cezaevinden gruplar halinde katılımlar olacaktır. Anlaşılacağı üzere cezaevindeki tüm arkadaşlar değil, her cezaevi sayısal bileşimine göre ve daha önce ön görülen çerçevede gruplar halinde eyleme katılacaklardır. Taleplerimizin karşılanmaması halinde olabilecek hiçbir sorumluluğu kabul etmeyeceğiz. Hiçbir işkence ve tecrit sistemi Önder Apo’yu teslim alamaz. Mutlaka ve mutlaka halkımız kazanacak, sömürgeci siyasetler kaybedecektir.”

AMED