Botan kentlerinde devam eden imha operasyonları ve ablukayı kırmak isteyen DBP Eşbaşkanı Kamuran Yüksek, DTK Eşbaşkanı Selma Irmak, HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ ile HDP'li vekiller ve DBP'li belediye başkanlarının yürüyüşü askerler tarafından ikinci kez engellendi. Önceki günkü girişimleri sonuç vermeyince Midyat'a dönen heyet dün sabah yeniden yola çıktı. İdil'e bağlı Sarê (Haberli) köyü girişinde askerler tarafından engellenen eşbaşkanlar ve seçilmişler ateşler yakarak uzun süre bekleyişini sürdürdü. Engellemeye tepki gösteren DBP Eşbaşkanı Kamuran Yüksek, "Durum vahimdir, ciddidir. 'Kimyasal silah dahi kullanabiliriz' söylemlerini yine kendileri ortaya koydu. Uluslararası örgütlerin, hareketlerin acil harekete geçmesi gerekiyor. Eylemsellik çağrısında bulunuyoruz. Ölümlerden sonra yapılacak tek şey sadece defnetmek olur. Bu durumlar gerçekleşmeden Türkiye'nin demokrasi güçleri, sivil toplum örgütleri, siyasi partiler harekete geçelim" çağrısında bulundu. 

HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ ise "Darbeye karşı direnmek haktır. Dört bir yanda bu direnişi büyütelim. Türkiye'nin tüm meydanlarında, sokaklarında bu insanlık dışı zulme ve vahşete dur diyelim" dedi. 

"Kürtleri öldürmek serbest, defnetmek yasak. Böyle bir süreç yaşıyoruz" diyen DTK Eşbaşkanı Selma Irmak şöyle konuştu: "Bu direniş Kürt halkının zaferiyle sonuçlanacak. İnsanlığa çağırıyoruz: Herkes kalksın ayağa, zulme dur deyin."

Açıklamanın ardından Botan yürüyüş grubu Amed'e döndü. 


İdil'de polis saldırısı

Eşbaşkanların girişine izin vermediği Silopi'de ise yürüyüş nedeniyle dün ilçede esnaf kepenk kapattı, öğrenciler okulu boykot etti. Botan yürüyüşçülerini karşılamak için Aşiti Parkı'nda bir araya gelen halka polis gaz bombasıyla saldırdı. Eşbaşkanlar Silopi'ye girebilseydi ilçe halkıyla birlikte Cizre'ye yürüyecekti. 


Mücadelemizi büyüteceğiz 

Lice Belediyesi Kadın Meclisi, "Katliamlara karşı mücadelemizi büyüteceğiz" açıklaması yaparken, Bismil'de halk Batman-Amed yolunu trafiğe kapattı. Yaklaşık yarım saat devam eden yol kapatma eylemine polis gaz bombası ve gerçek mermiyle saldırdı. 


Alevilerin açlık grevi 7. günde

Alevi örgütlerinin Kürdistan'da süren katliam ve savaşın durdurulması için başlattığı süresiz-dönüşümlü açlık grevi 7. güne girdi. Alevi Bektaşi Federasyonu'nun (ABF) çağrısıyla bir araya gelen Alevi örgütlerinin "Savaşlara hayır. Çocuklar ölmesin" şiarıyla genel merkez tarafından başlattığı eylem, kısa sürede birçok ile yayıldı. Alevi örgütleri İzmir, Antalya, Muğla ve İstanbul (Ataşehir, Maltepe ve Ümraniye ilçelerinde) başta olmak üzere birçok ilde, 3'er günlük destek açlık grevleri yaptı. Bugün ise Elazığ, Erzincan, Tarsus, Adıyaman, Ören, Malatya ve Dersim'de Aleviler, açlık grevine başlayacak. 


 HABER MERKEZİ 




Silvan'da direndi Sur'da ölümsüzleşti


Sur'da işgalci güçler tarafından katledilen İsa Oran ve Ramazan Öğüt'ün ailelerinin çocuklarının cenazelerini almak için İHD Amed Şubesi'nde başlattıkları açlık grevi 4. gününe girdi. Katledilen gençlerden Ramazan Öğüt henüz 16 yaşındaydı. İki yıl önce Huzurevleri'nde arkadaşlarının polisler tarafından gözaltına alınmasına tepki gösterdiği gerekçesiyle "devlet memuruna mukavemet etmek" suçlamasıyla tutuklanmış ve 4 ay Diyarbakır E Tipi Cezaevi'nde kalmış. Yaklaşık bir ay Silvan'da devletin saldırılarına karşı direnişte yer alan Öğüt, abluka ve saldırıların sona ermesi ardından ise Sur'da başlayan direnişe ortak olmuş. 


Direnişin arkasındayız

Oğlunun Silvan ardından Sur direnişinde yer aldığını aktaran Anne Elif Öğüt, "Erdoğan'ın 100 polisi benim oğluma denk düşmezdi. Ramazan'dan korkuyorlardı, şimdi de cenazesinden korktukları gibi" dedi. Katledilen gencin babası Mithat Öğüt,  Kürdistan'da ablukaların olduğu yerlerde halkın öz yönetim direnişi başlattığını belirterek, halkın bu direnişin arkasında durması gerektiğini söyledi. Sur'daki öz yönetim direnişini selamlayan Öğüt, "1990'lardaki beyaz Torosların yerini bugün Ford Ranger'lar aldı" dedi. Öğüt, sokağa çıkma yasakları kaldırılana kadar açlık grevi eylemlerine devam edeceklerini vurguladı. 


AYM'ye başvuru

Sur'da 14 gün önce katledilen ve cenazesi rehin tutulan Mesut Seviktek'in ailesi Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) başvurdu. Av. Yunus Muratakan tarafından yapılan başvuruda Sur'da devam eden sokağa çıkma yasağının kaldırılması talep edilirken, cenazenin aileye verilmesi istendi. Bugün ise İsa Oran ve Ramazan Öğüt'ün aileleri AYM'ye başvuracak.