Leyla Güven’le DTK Eşbaşkanlığı gibi onurlu bir görevi birlikte yürüttüklerini ifade eden Hatip Dicle “Arkadaşlarımızın başlattığı direniş çok anlamlıdır. Onların yolu hepimizin yoludur. Herkes elinden geleni yapmalı, eylem gücünü ortaya koymalıdır. Artık sözün bittiği yerdeyiz” dedi.
BARIŞ BALSEÇER / STRASBOURG
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a uygulanan ağırlaştırılmış tecritin kaldırılması talebiyle Strasbourg’da 23. gününde devam eden açlık grevi eylemi yoğun ziyaretlerle devam ediyor.
Leyla Güven ile bir dönem DTK’ye eşbaşkanlık etmiş Hatip Dicle, Hamburg Sol Parti Milletvekili Cansu Özdemir, HDP eski milletvekilleri ve YXK’li gençler de açlık grevini ziyaret edenler arasındaydı. Ayrıca Çekya, Polonya, Almanya Dresden, Hamburg, Hannover, Salzgitter, Münih ve Stuttgart, İsviçre’nin Bern, Basel halk meclisleri de eylemcileri ziyaret etti.
Sürgündeki Kürt siyasetçiler Hatip Dicle, Ahmet Yıldırım, Nursel Aydoğan, Lezgin Botan, Tuğba Hezer, Leyla Birlik eylemcileri ziyaret ederek, direnişlerini selamladıklarını belirtti. Heyet adına konuşan Hatip Dicle şunları kaydetti: “Özellikle son zamanlarda faşist dalganın kudurgan saldırılarından sonra buradaki grup, cezaevi veya sürgüne çıkmak arasında karar vermek zorunda kaldı. Son 40 yıldır özellikle halkımız açısından çok önemli bir süreç yaşanıyor. Büyük işler başarıldı. Bu devrimin öncüsü, beyni ve stratejik Önderi Abdullah Öcalan’dır. Bunu bütün dünya biliyor. Ve onun öncülüğünde Kürt halkı yeniden dirildi. Bugün de aslında finali yaşıyoruz.”
Kemallerin, Hayrilerin yoldaşı
Leyla Güven’le DTK Eşbaşkanlığı gibi onurlu bir görevi birlikte yürüttüklerini ifade eden Dicle şöyle devam etti: “Leyla Güven şahsında büyük bir onur ve gurur savaşı vererek, Başkan Apo’ya sahip çıkma temelinde başlayan eylemi selamlıyoruz. Leyla arkadaşımız Başkan Apo’nun felsefesine uygun olarak kadınların öncülüğünü adeta bütün dünyaya ilan etti. Kendisi adeta 1982’lerdeki Kemal Pirler, Hayri Durmuşlar, gibi büyük bir hamle başlattı. Biçim olarak da çok benziyor. O büyük kahramanlar Amed zindanında teslim alınmaya yönelik ağır, vahşet dolu saldırılara karşı ilk defa mahkemelerde açıklayarak büyük bir eylem başlattılar. Leyla Güven arkadaş da, böyle bir yöntemle mahkemede açıkladı ve Başkan Apo üzerindeki ağır tecriti kırmak için büyük bir eylem başlattı. Tarih bu tür eylemlere tanıktır. Eğer sürecin gereği bir eylem tarzına karar verilmişse o çok kısa sürede büyük yankı bulur. Bugünde böyle oldu. Cezaevleri ve Strasbourg’da arkadaşlarımız aynı taleple aynı hedefle bu eylemi onurluca sürdürüyorlar.”
Sözün bittiği yerdeyiz
Kürt halkının mücadelesinin tümden tasfiye edilmesinin hedeflendiğini belirten Dicle, “Erdoğan’ın 100 yıl önceki İttihat Terakki zihniyeti ve Enver Paşa’nın temsilcisi, 12 Eylül faşist diktatörü Kenan Evren’in faşist yüzüdür” diyerek bu süreçte AK, CPT ve AP gibi kurumların Türk devletine destek verdiğini gördüklerini ifade etti. Öcalan üzerindeki mutlak tecrit kırılana kadar mücadele edeceklerini de belirten Dicle, “Arkadaşlarımızın başlattığı direniş çok anlamlıdır. Onların yolu hepimizin yoludur. Herkes elinden geleni yapmalı, eylem gücünü ortaya koymalıdır. Artık sözün bittiği yerdeyiz. Bu eylem sözün bittiği yeri işaret ediyor” diyerek sözlerini sonlandırdı.
Sol Parti’den destek
Sol Parti Milletvekili Cansu Özdemir ise Leyla Güven’in açlık grevi eyleminin kritik aşamada olduğunu belirterek, Öcalan’a uygulanan tecritin kaldırılmasının kendisinin ve partisinin talebi olduğunu ifade etti.
Parti olarak açlık grevi eylemlerini meclis gündemine getireceklerini belirten Özdemir, kamuoyu oluşması için ellerinden geleni yapacaklarını sözlerine ekledi. Tecritin siyasi bir karar olduğunu, bu nedenle gündemleşmesinin istenmediğini belirten Özdemir, Almanya’nın da bu tecrit ve tasfiye planının bir parçası olduğunu sözlerine ekledi. Sadece Kürdistan’da değil, Avrupa’da da tasfiyenin amaçlandığını belirten Özdemir, AİHM’in Öcalan ile ilgili verdiği ve işkenceye tolerans tanıyan kararını ve CPT’nin üç maymunu oynamasında Almanya’nın büyük rolü olduğunu düşündüklerini sözlerine ekledi. Diplomatik girişimlerde bulunduklarını aktaran Özdemir, halk diplomasisinin çok önemli olduğunu vurgulayarak, halkın sokakta olmasının ses getirdiğine vurgu yaptı.