Sur’da 56, Cizre’de 44’üncü giren abluka ve devlet terörüne karşı Nusaybin ile Amed’in dört merkezinde nöbet eylemleri yeni katılımlarla devam ederken, cezaevlerindeki tutsaklar da açlık grevine başladı.  

Cizre’de’deki sivil katliamları karşı başlatılan Botan Yürüyüşü’nün ilk durağı olan Nusaybin’in Gire Mîra Mahallesi’ndeki nöbet 5. gününe girdi. DBP öncülüğünde başlatılan nöbete şimdiye kadar Siirt, Antep, Van, Adıyaman, Malatya, Urfa, Erzurum, Batman, Muş’tan aralarında KJA aktivistleri, Barış Anneleri, DBP ve HDP yöneticileri ile emek ve meslek örgütleri üyelerinin de bulunduğu binlerce kişi katıldı. Hafta sonu Ankara’da gerçekleşen HDP kongresi ardından araçlarla yola çıkan delegeler ise Kızıltepe çıkışında durduruldu.  


85 yaşındaki annesi katledildi

Nusaybin’deki nöbete katılanlar arasında Cizre’de devlet kuşatmasının 14. gününde katledilen Kumru Işık’ın kızı Meşale Işık Arslan’da bulunuyor. Annesinin devlet güçlerinin saldırıları sonucu yaşamını yitirdiğini belirten Arslan, “Annem 85 yaşındaydı. Devlet çeteleri öldürdüğü herkesi ‘terörist’ ilan ediyor. 85 yaşındaki bir kadın nasıl olurda terörist oluyor? Yaşlı çocuk demeden katlediyorlar” diyerek tepki gösterdi. 28 Aralık’ta hayatını kaybeden annesinin cenazesini aradan yaklaşık bir ay geçmesine rağmen alamadıklarına dikkat çeken Arslan, cenazenin hangi morgda dahi bekletildiğini bilmediklerini, kendilerine bilgi vermediğini söyledi. 



İki çocuğunu kaybetti

Meşale Işık Arslan’ın maruz kaldığı devlet terörü annesiyle de sınırlı değil. Devlet zulmüyle 90’lı yıllarda taşınan Arslan, evlerine yapılan baskında 9 aylık hamile olmasına rağmen gözaltına alınmış. Orada gördüğü işkencelerden dolayı çocuğunu kaybetmiş. 

Arslan’ın devletin zulmüne karşı PKK saflarına katılan ve 2006 yılında bir çatışmada yaralı olarak yakalanan ve tutuklanan oğlu Abdülmecit de hayatını kaybetmiş. Oğlunun Muş, Van, Tekirdağ ve Metris cezaevlerinde kaldığını söyleyen Arslan, “Cezaevleri koşullarından dolayı akciğer hastalığına yakalandı. Uzun süre tedavi edilmesi engellendi. Artık tıbbi müdahale edilemeyecek noktaya geldikten sonra bırakıldı ama artık çok geçti, oğlumu kaybettim” diye anlattı. 


Acılar direnişe dönüşüyor

DAIŞ çetelerinin Kobanê’ye saldırdığı süreçte Urfa’nın Suruç ilçesindeki uzun soluklu nöbete katılan Arslan, tüm saldırılara ve zulme karşı yılmadan direndiğini ve asla vazgeçmeyeceğini belirtti ve ekledi: “Nerede olursak olalım, zulüm ne kadar büyük olursa olsun direnmeliyiz. Acılarımızı büyük bir özgürlük direnişine çevireceğiz ve kazanacağız.” 


Öcalan ailesi de nöbette

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın ailesi de Nusaybin’deki nöbete katılıyor. Urfa’nın Halfeti ilçesine bağlı Amara köyünden giderek nöbete katılan Öcalan’ın yeğeni Ali Öcalan, “Cizre’de bir vahşet uygulanıyor. Bu vahşet sona erene, abluka kalkana kadar mücadeleye devam edeceğiz” dedi. 

KESK, DİSK, TMMOB üyesi bir grup emekçi de dün nöbete katıldı. 


Amed’de 4 noktada nöbet

Sur’da üçüncü ayına doğru ilerleyen devlet ablukası ve saldırılarına karşı ise Amed’in 4 ayrı noktasında nöbet eylemleri sürüyor. Sağlık emekçilerinin “Ölüme karşı yaşam, siyaha karşı beyaz duruş” sloganıyla Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünde başlattığı nöbet 34. güne girdi. Sağlıkçılar, Sur’dan yankılanan top ve silah sesleri altında, kötü hava koşullarına rağmen devam ediyor. SES Amed Şube Eşbaşkanı Ramazan Kaval, “Sivil ölümler ortadan kalkıncaya kadar direnişimizi devam ettireceğiz” dedi. 

Eğitimciler ise DTK binası önünde 6 gündür nöbette. “Çocuklarımızın yaşam ve eğitim hakkı için nöbetteyiz” diyen eğitimciler öğrenciler de destek veriyor. 

DBP ve HDP il örgütleri tarafından Sümer Park Ortak Yaşam Alanı’nda başlatılan nöbet eylemine ise Sur’da katledilen çocuklarının cenazelerini alamayan aileler de katılıyor. 

İskenderpaşa Mahallesi Meclisi’ndeki nöbet ise 39. gününde meclis binasında sürüyor. Her gün bir grubun devraldığı nöbet eylemini dün Hazro’dan giden bir grup tuttu. 


Cezaevleri açlık grevinde

Türk cezaevlerindeki PKK ve PAJK’lı tutsaklar da Kürdistan’daki katliamlar ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecride karşı açlık grevine başlıyor. Tutsaklar adına açıklama yapan Deniz Kaya, açlık grevinin bugün başlayacağını ve üç gün süreceğini bildirdi. “AKP, halkımız üzerinde yürüttüğü katliam ve imha uygulamalarının yanı sıra Önderliğimiz üzerinde tecridi daha da derinleştirerek Kürt halkının tahammül sınırlarını sınamakta ve zorlamaktadır” denilen açıklamada, “Önderliğimiz özgürlük irademiz ve onurumuzdur. Savaş ve barış, yaşam ve ölüm gerekçemizdir” diye belirtti. “Önderliğimize ve halkımıza yönelen bu tehditleri ve faşist uygulamaları asla kabul etmeyeceğiz” diyen tutsaklar, “AKP iktidarı bataklığa sürüklenmek, Türkiye’yi ateş topuna çevirmek istemiyorsa elini Önderliğimizin üzerinden çekmelidir” uyarısında bulundu.   Türkiye halklarını, ezilenleri, emekçileri, geleceğini faşist iktidarın insafına bırakmak istemeyenleri yaşanan gerçekliğe karşı tutum almaya çağıran tutsaklar, “Faşist yönelimlerin durmaması halinde eylemlerimiz de halkımızın sesiyle beraber yükselecektir” dedi.



 HABER MERKEZİ