"Günlerin bugün getirdiği 

baskı zulüm ve kandır

Mutlu bir hayat filizlenir 

kavganın ufuklarından"


2013’ten bu yana her 1 Mayıs yeniden Erdoğan'ın faşist yasağına ve polis terörüne karşı kitle militanlığıyla direnişin günü oldu. Kan döktükleri 1977'den 2 yıl sonra 1 Mayıs /Taksim alanını faşist yasak ve polis terörü altına aldılar.

2011-12 1 Mayıs'larında Taksim/1 Mayıs alanı kitleselleşmenin de göstergesi oldu. Erdoğan'ı ve burjuvazinin temsilcilerini korkuttu. Milyona doğru tırmanacağı, genç işçi kuşaklarını etkisine alarak ilerleyeceği anlaşıldı. Erdoğan karşı devrimin dümenini faşizmi tırmandırmaya doğru kırarken 1 Mayıs/Taksim alanına yeniden faşist yasak getirmeyi bu nedenle önemsedi. Bunu yoğun polis terörüyle birleştirdi. Kimyasal gaz saldırısı ve Taksim çevresinde yüzlerce sokakta polis barikatı en çok 2013'te yaşandı. 79'dan 2016'ya, 2 yıl gibi kısa süre hariç 35 yıldır faşist yasak devam ediyor. 

Gezi/Haziran ayaklanması, 1 Mayıs Alanı'nın zapt edilmesi, 77 ve sonraki yılların 1 Mayıs'larına kanlı saldırıların devrimci rövanşıydı aynı zamanda. 

Şimdi 1 Mayıs Alanı'ndan bir adım geri atmışken, kitleleri görkemli ve kararlı seferberlikle yeniden Taksim'i zaptetmeye hazırlamanın anlamını vermek gerekir.

Diğer kentlerde de Erdoğan-generaller faşizmine meydan okumak için ayağa kalkmanın, 1 Mayıs'ta seferber olmanın zamanıdır. 

Türkiye açısından 1 Mayıs direnişini yükseltmek, yeniden Taksim'i zaptetmeye hazırlanmakla kalmaz. Diktatör Erdoğan'ın IŞİD canilerini seferber ederek yaptığı kitlesel katliamlara, polis eliyle devrimcileri yoketme saldırısına kitlesel cevap vermeye uzanır. Dahası, Kürt halkımıza soykırımcı saldırıya enternasyonalist yanıt anlamını taşır. 

Kürdistan açısından, Özyönetim Direnişi'ne kitlesel desteği yükseltmek, soykırımcı saldırıya meydan okumaktır. Erdoğan-generaller faşizminin soykırımcı saldırısına kahramanca direnen YPS-YPJ'li gençlerin yanında halk olarak ayağa kalkmaktır. 

Türk, Kürt, Çerkes, Boşnak, Gürcü, Arap, Ermeni, Süryani, bütün halklarımızın enternasyonalist direnişine yeni soluk kazandırmaktır. Taze kan taşımaktır. 

Türk-İş bürokratları ve Hak-İş gericileri, diktatörlüğün ajanları olarak tam da bu güçlü anlamından dolayı 1 Mayıs'ı çarpıtarak, güçsüzleştirerek rollerini oynuyor. Bu 1 Mayıs'ı yükseltmek, Türk-İş ve Hak-İş ağalarına da meydan okumaktır.

Diktatör Erdoğan içte-dışta kirli ve yayılmacı savaş stratejisi uygulamayı sürdürüyor. 1 Mayıs direnişini yükseltmek bu yokedici savaş stratejisine meydan okumaktır. 

Erdoğan-generaller faşizmi, HDP vekillerinin dokunulmazlığına saldırarak Mussolini ve Hitler'in yolunu izliyor. 1 Mayıs direnişini yükseltmek bu faşist yola karşı örmeye çalıştığımız barikatı güçlendirmektir.

Rojava Devrimi, Maşrık'ta emperyalistler ve işbirlikçisi Suudi-Ankara-Katar troykasının gerici işgalci savaşlarına karşı bölge halklarımıza yol gösteren demokratik halkçı seçenektir. Bu 1 Mayıs'ı yükseltmek, onu ezmek isteyenlere karşı Rojava Devrimi'ni savunacak halklar barikatını yükseltmektir. 

Dünya işçileri ve ezilenleri bu 1 Mayıs'ta enternasyonal direnişi bir adım daha yükseltmeli, kriz ve savaşlarıyla, ürettiği gericilikle halklara kanını emen canını alan emperyalist kapitalizme karşı umudu büyütmeli. 

Erdoğan faşizminin soykırımcı ve yokedici saldırısına karşı direniş uzun süreli kararlığı kuşanarak faşizmin çanını çalıyor. 1 Mayıs'ta direnişi kitleselleştirerek bu direnişe taze kan ve oksijen taşımak, birleşik devrimin güçlerini hazırlamak, faşist-şovenist cepheyi bozguna uğratmak için eşiği aşmaktır. 

Yarın 1 Mayıs'ın birleşik devrimci direnişini yükseltmek, Erdoğan-generaller faşizminin bozguna gidişini hızlandırmanın şanlı yolunda yürümektir. 1 Mayıs direnişini yükseltecek ve faşizmi yenmeyi başaracağız.