Duruşmasında savcı "terör suçu" işlendiğini gerekçe göstererek yasadışı yollardan elde edilen delillerin dosyada kalması gerektiğini savundu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ise benzeri deliller için mahkeme kararı alarak soruşturma yapmıştı.

Usulsüzlük yok 'terör' suçu varmış!
Kaya, dosyadaki evrakların yapılan incelemesinde, aramalar sırasında Cumhuriyet Savcısı'nın bulunmadığı daha sonra geldiği, arama kararının Avukatlık Yasası'nın 58. maddesi ile CMK 130'a göre aykırı yapıldığı yönündeki beyanları ile ilgili taleplere ilişkin dosyada yapılan incelemede, suçun kişisel değil "terör" suçu olduğunu iddia ederek, aramanın yapılabileceğini öne sürdü. Aramanın CMK 130/1 ve Avukatlık Yasası'nın 58. maddesine göre yapıldığını iler süren Kaya, aramanın ve aramalar sırasında elde edilen delillerin usulüne uygun şekilde toplandığını söyledi. Kaya, delillerin ise suç unsuru teşkil ettiği bu nedenle talebin reddine karar verilmesini talep etti.
İddia makamının mütalaasının ardından söz alan Diyarbakır Barosu Başkanı Mehmet Emin Aktar, aramanın mahkeme kararı olmaksızın hakim kararı ile yapıldığını, soruşturma kapsamında olmamasına rağmen İHD Diyarbakır Şubesi'nin aranarak bilgisayar, belge ve dokümanlara el konulduğunu hatırlattı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan meslektaşlarına ilişkin operasyonu hatırlatan Aktar, 17 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonda İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı'nın mahkeme kararı ile soruşturmasını yürütürken, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ise mahkeme kararı olmaksızın soruşturmasını yürüttüğüne dikkat çekti. Erbey'in ev ve bürosu için alınan arama kararının mahkemenin değil tek bir hakimin kararı olduğunu söyleyen Aktar, "Arama kararı müvekkil ve meslektaş Muharrem Erbey ile ilgilidir. Başkanı olduğu dernek ile ilgili değildir. Soruşturma konusu olmamasına rağmen derneğin tüm dokümanlarına el konulmuştur" diyerek, bir kez daha elde edilen delillerin dosyadan çıkarılmasını talep etti.

Avukatlar ile mahkeme başkanı arasında tartışma
Taleplere ilişkin kararı daha sonra vereceklerini bildiren Mahkeme Başkanı Menderes Yılmaz ile müdafi avukatlar arasında kısa süreli sözlü tartışma yaşandı. Arama ve el konulmaya ilişkin hakim kararı üzerine yaşanan tartışmada avukatlar, hakim kararının dosyada olmadığını savunurken, mahkeme başkanı ise kendi dosyasında arama ve el konulmaya ilişkin kararın bulunduğunu söyledi.

İnsan hakları savunucusu Erbey'e 'cenaze' sorusu!

Talebe ilişkin tartışmaların ardından telefon tape kayıtlarının okunmasına geçilen duruşmada Şırnak'ta öldürülen çocuklar ile ilgili telefon konuşmaları sorulan Erbey, Kürtçe cevap vererek "20 yıldır ailelere cenazelerini almaları konusunda hukuki yardımda bulunuyoruz" derken, mikrofonu kapatıldı. Bunun üzerine söz alan Av. Reyhan Yalçındağ Baydemir, insan hakları savunucularının her zaman hukuki yardımda bulunduğunu vurguladı. Bu konunun insan hakları savunucularının görevi olduğunu yenileyen Yalçındağ, "Bu coğrafyada insanlar senelerce toplu şekilde mezarlara gömülmüştür. Bu suç değil midir? Her insanın bir mezara sahip olma hakkı vardır. Yasalar, insan hakları savunucularını yargılamak yerine korumak zorundadır" ifadesinde bulundu.

'Ya yasaklayın ya da kapatmayın'

Okunan telefon tapelerine Kürtçe cevap veren Erbey'in mikrofonunun kapatılmasına tepki gösteren Av. Sabahattin Acar, "Lütfen mikrofon müvekkilin suratına kapatılmasın. Ya Kürtçe konuşmayı tamamen yasaklayın, yargılamayı yapmayın ya da mikrofonu müvekkillerimizin yüzüne kapatmayın. Müvekkillerin savunma hakkını engellemeyin konuşmaya devam etsinler" dedi.

HABER MERKEZİ