Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "HDP parlamentoya girsin diye destek verenler hesap verecek" sözlerine tepki gösteren siyasi parti temsilcileri, “Sarayın baskı ve tehdit politikalarına diz çökmedik, çökmeyeceğiz” sözleriyle cevap verdi.
Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, "HDP parlamentoya girsin diye destek verenler hesap verecek" sözlerine siyasi partilerden sert tepkiler geldi. Emekçi Hareket Partisi (EHP), Devrimci Parti, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Erdoğan’ın sözlerini provokatif bir çıkış olarak değerlendirdi.
AKP’nin 24 Haziran seçimlerinde devletin tüm olanaklarını kullanmasına rağmen Meclis’te çoğunluğu elde edemediğine dikkat çeken ESP MYK Üyesi Suat Çorlu, bunun temel nedeninin HDP’nin barajı aşmış olmasından kaynaklandığını söyledi.
HDP milyonların iradesidir
HDP’nin tüm baskılara rağmen milyonların iradesini temsil ederek Meclis’e girdiğine dikkat çeken Çorlu, “Eş başkanları, milletvekilleri ve binlerce siyasetçisi tutuklu olan HDP, AKP iktidarının planını boşa çıkarmış ve seçimlerden başarıyla çıkmıştır. 24 Haziran seçim sonuçları göstermiştir ki, HDP etrafında toplanmış ve ona oy veren milyonlar faşizmin tüm saldırılarına rağmen geri çekilmemiş iradesine sahip çıkmıştır. Dolayısıyla bu tarz açıklamalar Saray’ın, milyonların iradesi karşısındaki acizliğini göstermektedir” diye konuştu.
HDP’nin mayasında direniş ruhunun olduğunu vurgulayan Çorlu, HDP’nin tüm baskılara rağmen ezilenlerin ve farklı renklerin sesi ve iradesi olmaya devam edeceğini söyledi.
Oy verenlerin iradesi sorgulanamaz
AKP iktidarının “sandık iradesi”ni sürekli olarak gündeme getirdiğini ifade eden EHP Genel Sekreteri Özge Akman, sandık iradesi diyerek tüm hukuk normlarını ve demokrasiyi çiğnediğini söyledi.
Akman, “Seçimlerde yüzde 11.6 oy almış bir partiye oy veren 6 milyon vatandaştan hesap soracaklarını söylüyorlar. Bu nasıl ‘sandık iradesi’ oluyor. Aday olabiliyorsunuz, oy alıyorsunuz, oy verebiliyorsunuz ancak bunun meşruluğuna iktidar karar vermek istiyor. Oy verenleri tehdit ediyor. Oy kullanmak yasal hak olduğu sürece oy verenlerin iradesini de sorgulayamaz” diye belirtti.
Erdoğan’ın sözlerini provokatif bir çıkış olarak değerlendiren Akman, muhalefetin bu tür provokasyonlara gelmemesi gerektiğini söyledi ve ekledi: “Yerel seçimler döneminde bu tip provokasyonlar önümüze yine gelecektir. Fakat bizler seçim süreçlerinde omuz omuza mücadele ettiğimiz gibi, yine mücadele etmeye devam edeceğiz.”
Sarayın korkusu olacağız
Devrimci Parti’den gelen açıklama ise şöyle: “Erdoğan HDP’nin parlamentoya girmesini destekleyenleri alenen tehdit etti. Bu tehdit yaklaşan yerel seçimler öncesi gündem değiştirme olarak değerlendirildiği gibi inkarcı, asimilasyoncu, imhacı devlet anlayışının da devamı niteliğindedir. HDP yaklaşık 6 milyon oy almış ve Meclis’teki gerçek tek muhalif partidir. Ezilenin, sömürülenin, ötekileştirilenin yanında yer alan bir partidir HDP. Gerilim siyasetinden beslenen saray HDP’yi hedefe koyarak korku salmaya çalışıyor. Ağzından ‘milli irade’ lafını düşürmeyen Erdoğan 6 milyon kişinin iradesini görmek istemiyor, yok sayıyor.
Partimiz HDP’nin kurucu öznelerinden birisi ve bileşenidir. Bu nedenle HDP’yi hedef alan bu tehdit aslında tüm HDP bileşenlerine ona destek verenlere yönelik bir tehdittir. Bu tehdit tüm emek ve demokrasi güçlerini hedef almaktadır. Sarayın baskı ve tehdit politikalarına geçmişte de diz çökmedik şimdide diz çökmeyeceğiz. Ezilen ve sömürülenlerin umudu sarayın korkusu olmaya devam edeceğiz.”
Tehdit 6 milyonun inkardır
Kimliğini korumak ve savunmak için oyunu HDP’ye verdiğini söyleyen İbrahim Adıyaman adlı yurttaş, “Hükümet tarafından böyle şeyler söyleniyorsa bu onların ayıbı ve yanlışıdır. Bizler kendi dilimizi, kendi düşüncemizi savunduğumuz için oy veriyoruz. Hangi parti Kürtlüğü savunmuş olsaydı ona oyumu verirdim. Bugüne kadar Kürtlüğümü korudum bundan sonra da koruyacağım” diyerek, tepkisini gösterdi.
Kürt sorunu çözülmediği için Türkiye'de kaosun yaşandığını vurgulayan Adıyaman, "Analar ağlıyor, insanlar ölüyor, çoğu insanın ocağına ateş düşüyor. Kimse Batı’da gezemiyor. Birçok yerde Kürt olduğum için iş verilmiyor” dedi.
HDP'siz bir Meclis olmaz
HDP'ye yönelik tehditlere tepki gösteren Abdulhaluk Turan da, "İstiyoruz ki her daim partimiz Meclis’te olsun, haklarımızı savunsun. HDP’siz bir Meclis olmaz. Diğer partilerin Kürt sorununa bakışlarını samimi bulmuyorum. Kendi partimden memnunum" diye konuştu.
Hüseyin İncel ise “Eğer halk bir partiye oy vermişse, Meclise taşımışsa bu bir gerçekliktir. Bu gerçekliğe saygı göstermek gerekiyor. Geçmişten bugüne gelindiğinde birçok parti Kürtler üzerinde demagoji yaparak başa gelmiştir. Eğer AKP bir çözüm üretmezse ülkenin geleceğinin olamayacağını düşünüyorum” dedi.
Meclis’te kendilerini temsil eden bir partinin tehdit edilmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan İncel, "HDP'yi tehdit etmek, ülkedeki 6-7 milyon insanı inkar etmek demektir" şeklinde konuştu. Sadece Türkiye’de değil bütün dünyada artık HDP’nin tanındığını söyleyen İncel, "Sadece HDP’ye değil hangi partiye tehdit gelirse gelsin o yanlış bir politikadır" dedi.
İSTANBUL