
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) 1 Ekim’de Meclis’e dönmesinin ardından Meclis’teki ilk Grup Toplantısı’nı dün yaptı. Toplantıda BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. Halkın iradesine bentler konulamayacağını belirten Kışanak, „Bu faşizan tutumu bu halkın iradesini boşa sayan despotik tutumu boşa çıkaracağız“ şeklinde konuştu. Kışanak, Türkiye’nin 1920 yıllında olduğu gibi yeni bir yapılanma içinde olduğunu ve Meclis’in bütün renkleri farklılıkları kucaklayacak bir yeniden yapılanmayı gerçekleştirmesi gerektiğini belirterek, „Aksine kaos süreci yaşanabilir“ uyarısında bulundu. Meclis’i doğru şekilde çalıştırmak ve 80 yıllık tekçi zihniyeti değiştirmek için döndüklerini ifade eden Kışanak, 1920’de verilen sözlerin tutulması 1921 anayasasında vaat edildiği gibi özgürlükçü bir anayasa yapılması halinde Türkiye’nin geleceğinin bugün farklı olacağını belirten Kışanak, „Meclis halkın geleceğini tekçi ve otoriter bir yapılanmaya terk etmemelidir“ dedi.
Diz çöktüremeyeceksiniz
BDP’ye yönelik süren operasyonlara dikkat çeken Kışanak, 6 ilde 100’den fazla kişinin gözaltına alındığını ve gözaltına alınanlar arasında belediye başkanları, parti yöneticileri bulunduğuna işaret ederek, „Açıkçası AKP polisi Kürt avına çıkmış durumdadır“ dedi. Her gün bu tür gözaltı ve tutuklamaların olduğunu belirten Kışanak, „Bir zamanlar Tansu Çiler’in cebinde yüz kişilik infaz listesi vardı, şimdi de Tayip Erdoğan’ın cebinde binlerce kişilik tutuklama listeleri var. Bu operasyonları kimse yargı ile hukukla izah edemez“ diye tepki gösterdi. Kışanak tepkisini şöyle sürdürdü: „Seyid Rıza idam sehpasına çıkarken, ben sizin hilelerinizle baş edemedim, bu bana dert oldu ama ben de karşınızda diz çökmedim, bu da size dert olsun. Başbakan Erdoğan şunu iyi bilsin ki Kürt çocukları bu sözleri dinleyerek büyüdü. Hepimiz bu sözleri biliyoruz ve artık bu hilelerle boşa çıkacak dersler çıkardık. Ama bu direniş Erdoğan’ın yüreğine dert olacak. 3 bin değil 10 bin kişi de alınsa bu halk diz çökmeyecek. KCK operasyonlarıyla 3 bin 500 kişi tutuklanmıştı, son 6 ayda bin 500 kişi alındı 5 bin kişi tutukladın. Sayın Başbakan açık söylesin, bu liste kaç kişilik, 10 bin mi? Biz bu listeyi tamamlamaya hazırız. En başta da Blok vekilleri olarak şu kapıda bekliyoruz. Bizi bu operasyonlarla tehdit etmesin bu halk bunlara rağmen yoluna çıktı ve bundan sonra yoluna devam edecek. Başbakan bizi tehdit etmekle kalmıyor başladı seçmenlerimizi tehdit ediyor. Sayın Erdoğan demokrasiden anlamadığını biliyoruz ama hiç değilse rol yap yalan söyle. Halkın iradesinin ne olduğunu bilmiyorsun. Sen ancak sana biat edenlerle yürümeyi biliyorsun onun dışındakileri baskı, tutuklama, ölüm ve zulüm… Nereye kadar?..“
Demokrasicilik oynamayacağız
Başbakan Erdoğan’ın toplumu savaşa ikna etmek için „kırk dereden kırk yalan attığını“ belirten Kışanak, bölgede yaşananların 90’lı yıllardan daha beter olduğunu belirterek, „Son bir ayın bilançosu 20 sivil ölümdür. Hani 90’lı yıllar olmayacaktı. Binlerce kişi tutuklatıyorsun. Hani 90’lı yıllar olmayacak“ diye tepki gösterdi. Kışanak, AKP’li bir bakanın „asit kuyularında ölmediğinize dua edin“ diyerek tutuklamaları meşru göstermesine de tepki göstererek, „Bu ikisinin bizim için bir farkı yoktur“ dedi. Kışanak, herkesin operasyonlara tepki göstermesini isteyerek, „Aksine yarın kapımız çalındığında tepki gösterecek kimse olmayacak“ dedi. Yaşanan olumsuzlukların önüne geçilmemesi halinde savaşın rayında çıkacağını belirten Kışanak, güçlü bir mücadele yürütme çağrısında bulundu. Sorunların demokratik ve barışçıl yollarla çözülmesi için gereken mücadeleyi vereceklerinin altını çizen Kışanak, „Bu savaşın bizi nereye götüreceğini herkes biliyor“ diye konuştu. Bugünkü operasyonların zemininin TMK ile hazırlandığını belirten Kışanak, herkesin bu yasaya göre tutuklanabileceğini ifade etti. Anayasadan güçlü bir sonuç çıkması için „3’lü bir saç“ ayağı üzerinden yürünmesi isteyen Kışanak, bunların da, „Barış, demokrasi ve anayasa“ çalışmaları olduğunu söyledi. „Bunlar olmazsa demokrasicilik oynamayacağız“ diyen Kışanak, „AKP birilerini konu mankeni haline düşürmek istiyorsa, bu politikasının boş ve anlamsız olduğunu bilmelidir. AKP gelecekse toplumsal uzlaşmayı esas aldığını gösteren bir irade ile gelsin“ dedi. Kışanak, „Bu kadar tutuklama varken biz sivil ve demokratik bir anayasaya nasıl güvenelim“ dedi. Kışanak, BDP ve blok vekillerinin yeni bir anayasanın demokratik, sivil ve çözüme katkı sunan bir anayasanın güvencesi olduklarının altını çizerek, „Bizim dışlandığımız olmadığımız bir çalışmadan demokratik ve barışçıl bir anayasa ortaya çıkmaz“ şeklinde kaydetti.
Evlatlarınızı göndermeyin
Kışanak, anayasayı konuşan bir Meclis’in ilk iş olarak önüne sınır ötesi operasyon tezkeresini koymasını da eleştirerek, „İlk iş olarak savaş tezkeresini gündeme getirmek da başında işi sabote etmektir. Operasyonlardan geriye onlarca cenaze kalacak. Kürt ve Türk gençleri, gerillası ve askeri onlarca ölüm kalacak. Bunun kime ne faydası olacak. Biz buna karşı gereken tutumu alacağız. Sonuç alınmayacağı biline biline kimse evladını bu ölüm oyununa göndermelidir“ dedi.
Ne zaman gerekecek?
Kışanak, her şeye rağmen çaresiz ve çözümsüz olmadıklarının altını çizerek, „AKP ve siyasi irade isterse akan kanı durdurmak an meselesidir. Bu konuda İmralı‘dan söylenen bir söz var. Başbakan bu sorun şiddetle çözülmez desin, ben bu savaşı bir hafta içinde durdururum diyen Sayın Öcalan var. Başbakan bu soruya özel bir savaş kararı ile cevap verdi. Barışa ve çözüme dair bir şey söylemedi. Bir şey daha yaptı; İmralı’da vicdana ve ahlaka aykırı katı bir tecrit uyguladı. 2 ayı aşkın bir süredir Sayın Öcalan ailesi dahil kimse ile görüştürülmüyor. Çok açık bir şekilde rehine muamelesi yapıyor savaşı ve çatışmaları daha da derinleştirme yaklaşımı var“ dedi. Başbakan’ın „gerekirse yeniden görüşürüz“ sözlerine cevap veren Kışanak, „Ne zaman gerekecek, biz daha kaç insanı toprağa vereceğiz ki Başbakan’ın gerekli şartları görsün“ diye sordu.
İmralı yürüyüşüne katılım çağrısı
Tutuklu ailelerinin 8 Ekim tarihinde Gemlik’e yürüyeceğini anımsatan Kışanak, „Diyalog yolunu açmak için barış ve çözüm mümkündür demek için bu yürüyüş yapılıyor. BDP ve blok vekilleri olarak bu yürüyüşü destekliyoruz. Bütün illerde halkımızla birlikte olacağız. Bu yürüyüşü onlarla birlikte en güçlü şekilde gerçekleştireceğiz“ diye konuştu.
Güney Afrika’dan boş dönmesin
Kışanak, Erdoğan’ın yurtdışında „demokrasi, barış özgürlük“ sözlerini Türkiye’de söylemediğini belirterek, Erdoğan’ın „gerçek bir güvenlik barıştan sonra gelir“ şeklindeki veciz sözlerini hatırlattı. Erdoğan’a „Ara sıra bir Türkiye’ye de uğra, Diyarbakır’a da gel. Mısır’a Libya’ya, Kaddafi ve Esad’a söylediğin sözleri aynaya bakarak kendine de söyle“ çağrısında bulunan Kışanak, „Muhtemelen içerideki bu kanı bu çatışmayı bu sorunu gözden kaçırmak için böyle bir yola başvuruyor“ dedi. Güney Afrika’ya giden Erdoğan’a „Bari oradan boş dönme Güney Afrika bu sorunu nasıl çözdü, Sayın Mandela nasıl devlet başkanı oldu, bari bu dersi çalış öyle gel“ diye seslendi. Kışanak, Güney Afrika’da barış taleplerini içeren 7 sütunu ziyaret edeceğini hatırlatarak, „Gelince isterse bunu Ankara isterse Diyarbakır’ın göbeğine bu 7 sütunu diksin“ dedi.
Emine Erdoğan’a çağrı
Geçen hafta, „yüreğim yanıyor Kürt anneleri bu ölümlere karşı beyaz tülbentlerini ne zaman serecek“ diyen Başbakan Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’a da seslenen Kışanak şöyle dedi: „Sayın Emine Erdoğan samimiyse gel beraber gidelim, öldürülen Kürt çocukları Ceylan Önkol, Uğur Kaymaz, H. İbrahim Oruç, Yıldırım Ayhan, Mizgin Doru, Nergis Evin; Polis Memuru Özgür Küçük; Asker Adem İlkkılıç; Gerilla Yusuf Saldun’un öldürüldükleri yere gidelim, hep beraber beyaz tülbentlerimizi bırakalım. Savaşın bitirilmesini isteyelim. Bu ölümler arasında fark koyarak ölsün daha fazla öldürelim şeklinde bir kadının ayrım koymaması lazım. Kirpi bile evlatlarını severken benim pamuk evladım der, ama Emine Erdoğan Kürt analarına evlatlarınızı terörist ilan edin diyor. Bu nasıl analıktır, Kürt anaları bugüne kadar evlatlarını terörist ilan etmediler, bundan sonra da etmeyecekler.“
DİHA/ANKARA