
Dünya Kadın Yürüyüşü (DKY), 6 Mart'ta Kürdistan'dan başlattığı 2015 yılı turunu Portekiz'in başkenti Lizbon'da binlerce kadının katılımıyla tamamladı. Ankara'daki barış şehitlerine adanan final turunda, 'Ya özgürlük ya hiç' mesajı verildi.
Mêrdîn'in Nisêbîn ilçesinden Bedenimiz, Emeğimiz ve Toprağımız için Yürüyoruz!' sloganıyla başlayan ve Türkiye ve Avrupa'nın birçok ülkesinden geçerek Portekiz'e ulaşan DKY 4. Uluslararası Etkinliği sona erdi. 15-17 Ekim 2015 tarihleri arasında başkent Lizbon'da düzenlenen yürüyüş, miting ve atölye etkinliklerine Portekiz sömürgesi olan Kapverli halkı ev sahipliği yaptı. Her yürüyüş noktasında gecekondu sakinleri, kadın temizlik işçileri ve çocuk bakıcıları kendi hayat koşullarını, karşılaştıkları ayrımcılık ve baskıları yürüyüşçülerle paylaştı.
Yıldırım: Kürt Kadın Hareketi insanlığa bir çözüm sundu
Etkinliğin ertesi günü ise Kürdistan Kadın Mücadelesi atölyesi gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Uluslararası Kürt Kadın Hareketi Temsilcisi üyesi Nursel Kılıç'ın yaptığı atölye etkinliğinde, TJKE Temsilcisi Rojda Yıldırım konuştu.
Yıldırım, Kürt Kadın Hareketinin 40 yıllık bir miras üzerinden kendisini dünyaya taşıdığını belirtti. Bugün Kobanê ile sembolleşen kadının, dağlarda, cezaevlerinde, siyasi ve sosyal alanlarda sürekli ataerkilliğe karşı sistematik bir ideolojik mücadele ile günümüze geldiğini vurgulayan Yıldırım, şöyle konuştu:
"Bizim savaşımız özünde geleneksel topluma, ataerkilliğe, köle erkek ve köle kadına karşı verilen bir savaştır. Hareketimizin kesintisiz gelişiminde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın ideolojik öncülüğü belirleyici olmuştur. Kadın hareketi, günümüzde radikal toplumsal çözümler ve alternatiflerle bütün insanlığa bir çözüm sundu."
Yıldırım, Dünya Kadın Yürüyüşü'nün kadına karşı şiddeti bir cins kırımı ve savaş suçu olarak tanımlamasını, Rojava Devrimi'ni selamlamasını ve DAİŞ'in elinde bulunan Êzîdî kadınların durumunu bütün dünya kadınlarının sorunu olarak tanımlamasını istedi.
Ankara şehitleri için saygı duruşu
Etkinliğin son günü ise Lizbon Üniversitesi'nde ise binlerce kadının katılımıyla savaş ve kadın konulu panel düzenlendi. Panel öncesi konuşan Dünya Kadın Yürüyüşü Koordinasyonu'nun Portekiz temsilcisi, "8 aylık bir karavan eylemi sona ermiş oldu, fakat mücadelemiz devam edecek" diyerek, 10 Ekim günü Ankara'da katledilen barış şehitleri için bir dakikalık saygı duruşuna davet etti.
Fadi: Filistin kadın, İsrail erkektir
Ardından Filistin'de savaş ve kadın üzerine aktivist Şad Fadi söz aldı. "Filistin bir kadındır, İsrail ise bir erkektir" diyen Fadi, kadının büyük bir tehdit olarak görüldüğünü ifade etti. Fadi, "Filistinli kadınların bedeni sömürünün esas alanıdır. İsrail işgalcileri Filistin kadınlarının bedenini bir savaş ganimeti olarak görmektedir. Bu sömürüden zihnen ve bedenen kurtulmak, bir direniş gerekçesidir. Filistinli kadın tutsaklar cinsel şiddete maruz kalıyorlar" ifadelerini kullandı.
Direniş alternatiflerine ihtiyaç var
Karavan eylemcisi feminist aktivist Mina da Avrupa devletlerinin mültecilik politikalarına dikkat çekerek, eski Yugoslavya'da kadın ayaklanmaları gibi direniş alternatiflerine ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Kadına karşı sürekli savaş hali var
Panelin diğer konuşmacısı ise Dünya Kadın Yürüyüşü Sekreteri Grassa Mozambik idi. Kadınların sistematik olarak savaş gerçekliği içerisinde yaşadığını belirten Mozsambik, savaş koşullarının kadın için savaşta da barışta da değişmediğine dikkat çekti. Grassa, "Kadınlar için barış demek evde savaş demektir" diyerek, ataerkil yapılanmanın kadına karşı sürekli olarak savaş halinde olduğunu söyledi. Sadece coğrafyaların değil, kadınların bedenlerinin de sömürüldüğünü, savaşın kadınlar üzerinde yarattığı sonuçların tartışılmadığını kaydeden Mozambik, Afrika ülkelerinde uluslararası şirketler eli ile sömürünün gerçekleştirildiğini, kadın sömürüsünün ise bu şirketlere bağlı paravan yapılanmalar tarafından sürdürüldüğüne dikkat çekti. Özellikle genç kadınların fuhuşa teşvik edilerek yaygın bir şekilde kullanıldıklarını ifade eden Mozambik, sözlerini, "İttifakın temeli güvenden geçer; özgürlüğe kadar hep birlikte yürüyeceğiz" diyerek bitirdi.
Kadın tutsaklar için çağrı talebi
Kürdistan'da savaş ve barıi gerçekliğini anlatan KJA Temsilcisi Sultan Şafak da, KJA'nın örgütlenme modelini, toplumsal sorunlara bakış açısını ortaya koyduğu sunumunda savaşın en çok kadınları vurduğunu, Kürt kadınların ise kendi öz örgütlenmelerini her alanda yükselterek kadın mücadelesini büyüttüğüne dikkat çekti. Dünya Kadın Yürüyüşü'nün Nisêbîn'de başlatıldığını, ancak organizesinde yer alan Belediye Eşbaşkanı Sara Kaya'nın siyasi soykırım operasyonları sonucu cezaevinde olduğunu söyleyen Şafak, tüm siyasi kadın tutsaklarının özgürleştirilmesi için DKY'den çağrı yapmasını talep etti.
Panel ardından dünyanın dört bir yanından gelen kadınlar, "ya dünya kadınlar için özgür olacak ya da hiç olmayacak" şeklinde slogan attı.
Etkinlik, sonuç bildirgesinin açıklanması ile son bulacak.
ANF/LİZBON