Doğal hayat can veriyor

Kadın Haberleri —

20 Ocak 2021 Çarşamba - 18:30

  • Kent yaşantısını ve biçilen toplumsal kodları reddederek kiraladığı köy arazisinde küçük bir çiftlik kurdu. Deniz Demirtaşoğlu, ayaklarının üzerinde durmak isteyen kadınların güçlerine inanmasını istiyor. 

CEYLAN ŞAHİNLİ
MA/ANKARA

Ankara’nın Yenimahalle ilçesine bağlı Memlik köyünde yaşayan 37 yaşındaki Deniz Demirtaşoğlu, azmiyle hayatına dair karar almak isteyen tüm hemcinslerine örnek oldu. İki çocuk annesi Demirtaşoğlu, hamileliğinden dolayı işinden ayrılmak zorunda kaldı. Doğumun ardından ise hayallerinin peşinden gitmeyi tercih etti.

Yaptığı 7 aylık araştırmadan sonra köyde kiraladığı arazide tavuk beslemeye başladı. Böylece doğayla barışık yaşamın ilk adımını attı. Köydeki komşularından tavuk beslemeyi öğrendi. Organik yumurta pazarlamasıyla birlikte sürt ürünlerine gelen talep üzerine “neden olmasın” sorusundan yola çıkarak küçük bir çiftlik kurdu. İlk başlarda kent ile köy arasında mekik dokudu. Bir buçuk yıl sonra tamamıyla köye taşınmaya karar verdi. 
 
Çocuklar doğal hayatı deneyimledi

Hayalleri peşinden giden Demirtaşoğlu, “Başta zorluk yaşadık, çocuklarım doğal hayatta yaşamamış, hiç böyle şeyler deneyimlememişti. Ama şu anki hayatımızdan çok memnunuz. Her gün yemekte çocuklarımlayım ve onlara, sanayide üretilen yiyecekleri değil; kendi ürettiğim peyniri, tereyağını, sütü, yumurtayı yediriyorum. Çocuklarımın, arkadaşlarına hayvanlarımızdan bahsederken, ‘bizim kazımız var, ineğimiz var’ şeklinde konuştuklarını işitiyorum. Bu inanılmaz hoşuma gidiyor” diyerek, yeni hayatını anlattı.
 
Alışılmış kalıplar yıkıldı

Köy hayatıyla birlikte bazı alışılmış kalıpların da yıkıldığını söyleyen Demirtaşoğlu, “Eskiden şehirdeki evlerin genişliğini ve betonarmeliğini ‘lüks’ ve ‘konforlu’ olarak görürdüm ama şimdi böyle düşünmüyorum. Köyde doğalgaz yok, bulaşıkları yıkarken ellerimiz üşüyor ve kışın soba kuruyoruz ama ‘eski hayatına dönmek ister misin?’ diye sorsalar, hayır derim” ifadelerini kullandı. 
 
Kadının gücüne inanıyorum

Köye ilk geldiğinde insanların “Tüm bunları bir kadın mı yapacak?” şeklinde sorular sorduğunu belirten Demirtaşoğlu, kadınlara seslenerek, şunları söyledi: “50 kiloluk çuvalı sırtıma almak istediğimde ‘taşıyamazsın’ diyorlardı. Hepsine cevabım ‘yapabilirim’ oldu. Ben kadının gücüne inanıyorum ve biliyorum ki kadınların isteyip de yapamayacağı hiçbir şey yok. Kabul ediyorum ki ilk başta çok zorlanacaklar, inek tepecek, vücutlarında morluklar olacak, canları çok fazla yanacak ama o hayvanlara bakıp sarıldığınızda bu işi sevmeye başlayacaksınız. O yüzden bu işe başlamak isteyen kadınlar varsa tereddütsüz başlasınlar.”
 
Fiyatlar iki katına çıktı 

Doğada üretim yapmanın mutluluğunu yaşayan Demirtaşoğlu, birçok çiftlik sahibi gibi kendisinin de ekonomik krizden nasibini aldığını söyledi. Hem kendi hem de köyde yaşayan diğer yurttaşların sıkıntılarını aktaran Demirtaşoğlu, “Geçen sene arpayı bir lira, samanı 45 kuruştan alabiliyorken, bu sene fiyatlar 2 katına çıktı. ‘Yüzde 50 zam’ diyorlar ama nereden baksanız zamlar yüzde 100. Bu insanlar ne kadar dayanabilir bilmiyorum. Bugün insanlar hayvanlarını dahi besleyemeyecek duruma geldi. Hayvanlarına dışarıda buldukları sebze artıklarını yedirmeye başladılar. ‘Destek var’ diyorlar evet var ama kime? Zengine, yüzlerce hayvanı olana var, bizim gibilere yok. Kendi çabalarımızla bir şeyler yapmaya çalışıyoruz” diye konuştu. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.