Dersim’in bir mezrasında tek başına yaşayan Hüsniye Sarıgül, koşulları ağır olmasına rağmen köy yaşamından kopmak istemiyor.
SEMRA TURAN / MA / DERSIM
Dersim’in Pûlûr (Ovacık) ilçesine bağlı Karataş mezrasında tek başına yaşayan Hüsniye Sarıgül (60), kış koşullarının zorluklarına rağmen doğal yaşamı terk etmiyor.
Sarıgül, 1994’teki köy boşaltmalarıyla birlikte yaşadıkları Pûlûr’un Kopik (Havuzlu) köyünden zorunlu göçe maruz kalarak 6 yıl boyunca İstanbul’da yaşamını sürdürdü. 2000 yılında tekrar döndü. Köylerindeki arazi tapusuz olduğundan ev yapamayınca yine daha önce boşaltılan Karataş mezrasına yerleşti. Mezranın daha önceki sakinlerinden izin alarak bir ahıra yerleşti. Sarıgül, 90’lı yıllarda anne ve babasını kaybettiği için tek başına yaşıyor.
Ahırda hayvanlarıyla kalıyor
Hayvancılık yapan Sarıgül, normalde kışları hayvanları ile birlikte Pûlûr’a gelip ilkbaharda da yaylalara çıkıyor. Ancak bu yıl ilçe merkezinde hayvanlarına ahır bulamadığı için tek başına köyde kalmak zorunda kalan Sarıgül, 3 odalı ahırda hayvanlarıyla kalıyor.
Ailesi hayvanlar
Sarıgül, koşulları ağır olmasına rağmen köy yaşamından kopmak istemiyor. İnekleri ve 2 köpeğinin tüm yaşamı ve ailesi olduğunu belirten Sarıgül, hayvanlarından birine bir şey olsa çok üzüldüğünü ifade ediyor.
Suyu dereden kovalarla taşıyor
Köy yaşamını çok seven ve tek başına dahi olsa terk etmek istemeyen Sarıgül, elektrik ve su sorunu yaşıyor. Mezraya bir kilometre uzaklıkta bulunan dereden kovalarla su taşıyor. İlçe merkezinde ahır temin edilmesine yönelik yaptığı başvurularda kaymakam ve belediyenin kendisine hiçbir şekilde yardımcı olmadığını belirtiyor.
Göçebe yaşıyor
Köy, yayla ve ilçe merkezi arasında göçebe yaşadığını belirten Sarıgül, artık kendisine ait bir arazisinin, bir evinin ve daha iyi bir ahırının olmasını istiyor. Köydeki tüm işleri tek başına yaptığını söyleyen Sarıgül, “Hiçbir yerden gelirim yok. Yaşamımı idame etmek için hayvancılık yapıyorum. Hayvanlarımı da çok seviyorum. O nedenle göçebe bir hayat yaşıyorum. Ne gelenim var, ne gidenim. Sabahın köründe uyanıyorum, akşama kadar iş yapıyorum. Sıkılmaya dahi zamanım olmuyor. Tek isteğim, kendimizi idame edebilecek bir ev ve ahırımızın olmasıdır” diyor.