Tarih boyunca değişik halklar, toplumlar; turnaya, onun hareketlerine, dansına büyük anlamlar biçmişlerdir. Dünyadaki en yaygın kuş türlerinden biri olan turnaların eşsiz güzelliği, danslarındaki zarafet insan topluluklarında büyük bir hayranlık uyandırmıştır. Turna, mitolojilerde belki de en çok imgelenen canlılardandır. Hatta bazı kültürlerde turnalardan korkulur.  

Yunan mitolojisinde turnanın çok önemli bir yeri vardı. Turna; aşk, sevinç ve yaşamın şevki ile yakından ilişkilendiriliyordu. Yunan ve Roma mitolojisinde bazı hikayelerde turna; alamet taşıyıcısı, gerçeği haber veren, kahin kuş olarak bilinir.

M.Ö. 550 yılında yazılmış Ibycus ve Turnalar hikayesinde, Ibycus’un bir eşkıya grubu tarafından öldürülmesi konu alınır. Ibycus son anlarında gökyüzünde bir turna sürüsü görür ve onlara katillerini bulup onlardan intikam almalarını söyler.

Bu cinayeti işleyen eşkıyalar bir gün bir eğlencede buluşurlar. Turnalar onların üzerinde daireler çizerek uçmaya başar. Turnalar giderek daha alçaktan uçmaya başlayınca eşkıyalardan biri onları fark eder ve “Ibycus’un intikamını taşıyanlar geri durun” der. Ardından da işlediği cinayeti itiraf eder.

Yunan mitolojisinde güneş tanrısı Apollo’nun da kendisini düşmanlarından gizlemek ve ölümlülerin dünyasını ziyaret etmek için turna kılığına girdiği de söylenir.


Mısır mitolojisi

Dünyanın birçok ülkesindeki inançlara göre turnalar tanrıların mesajlarını taşır. Antik Mısır’da efsaneye göre Nil üzerinde uçan iki başlı turnanın görülmesinin ardından ülke yeni bir refah ve zenginlik dönemine girer.

Mısırlılar turnanın beyaz tüylerinin saflığa işaret ettiğini düşünüyordu. Yine turnanın her bahar dönüşü, yeniden doğumun sembolü erik ağaçlarının çiçeklenmesini sağlayan bir doğa olayı olduğuna inanılırdı.


Afrika mitolojisi

Afrikalılara göre turnalar insanlar gibi kendi benliklerinin farkında olan varlıklardı. Yani yaşamlarının bir anlamı olduğunu bilirlerdi ve bu nedenle o da Tanrının sözüne uymalıydı.

Batı Afrika’daki toplulukların efsanelerinde ve mitolojik metinlerde Tanrının sözü ilk indiğinde turnanın da orada olduğundan bahsedilir. Bu temelde turna insandan önce benliğinin farkında olan bir canlı olarak tasvir edilir.


Asya mitolojisi

Asya mitolojisi ve sanatında turnalar; uzun yaşam, sadakat ve mutluluğu sembolize eder. Erken dönem Asya toplumlarında insanların öldüğünde ruhlarının bir turna yardımıyla cennete taşındığı düşünülüyordu.

Japonlar turnaların binlerce yıl yaşadığına inanırdı. Bu nedenle halen de yaşlılara daha uzun bir yaşam dileği sunmak için turnayı resmeden ya da sembolize edilen hediyeler verilir.

Japon kağıt katlama sanatı origamide de turnalar önemli bir yer tutar. Öyle ki 1000 kağıt turna yapan bir kişinin en büyük dileğinin yerine geleceği düşünülür.


Telli turna

Telli turna Kuzey Hindistan’da edebiyatta, özellikle şiirde çok büyük bir yer tutar. Güzellik turnayla ifade edilir. Güzel insanlar turna ile karşılaştırılır. Turna aynı zamanda evinden uzak maceralara atılan insanlar için de bir metafor olarak kullanılır.

Ünlü Hindu destanı Ramayana, bir turna çiftinin erkeğinin bir avcı tarafından vurulmasıyla başlar. Bunun üzerine dişi turnalar yas dansına başlar ve avcı lanetlenir. Efsane bir anda varolur ve turnaların anlatıldığı mısralar, insanların efsaneye kattıkları ilk sözler olarak kayda geçer.

Yine Hindistan’da turna sürülerinin uçuş formasyonları askeri düzenlere de adını vermiştir. Bir savaş düzeni olarak koonj, turna sürülerinden ilhamını almıştır.


Efsanelerdeki ortak noktalar

Birçok farklı kültürde turnalar tuhaf bir şekilde aynı resmedilmiş ve etkiler bırakmıştır. Örneğin Mısır’da Bedeviler küçük kuşların turnaların sırtında göç ettiklerine inanır. Onlara göre küçük kuşların büyük denizleri aşmasının tek yolu budur.

ABD’nin Montana Kızılderililerinin dilinde de küçük bir kuşun adı “napite-shu-utl”dur. Yani turnanın sırtı.

Venezuela’daki Arawauk Kızılderilileri, tütünün bir turnanın sırtında Güney Amerika’ya gelen bir sinek kuşu tarafından getirildiğine inanır.


Turna dansı

Turnalar çiftleşme döneminin dışında da sürü içerisindeki birçok seromonide kullandıkları danslarıyla bilinirler. Farklı kültürlerden insanlar bu dansları taklit etmeye çalışmışlardır. Asya’da özellikle Çin ve Japonya’da birçok dans kökenini turnaların dans ederken yaptığı hareketlerden almaktadır. Yine dövüş sanatlarında da turna dansı izleri çok belirgindir.

Uzakdoğu’dan binlerce kilometre uzakta, Çatalhöyük’te de ritüellerde dans edilirken turna tüylerinin kostüm olarak kullanıldığı yönünde çizimler gözlemlenmiştir. Antik Yunan’daki Thesus ve Minotaur destanında ise Thesus savaştan galip çıkıp hapsedildiği Giritten kaçmayı başardığı zaman “turna dansı” ile zaferini kutlamıştır.


İrlanda’da geri getirilmeye çalışılıyor

İrlanda’da son 200 yıldır gözükmemesine rağmen turnalar halen İrlanda kültüründe büyük etkiye sahip. Eski metinlerde güzellik ve bilgelik turna ile imgelendiği İrlanda’da turnanın yeniden vahşi doğaya getirilmesi için çalışmalar sürüyor.


Rusya’da şiirin gözdesi

Turna, Rus edebiyatında da özellikle şiirde güzelliği betimlemek için kullanılır. İncelik ve hareketlerdeki zarafet turnanın şiirlerde kullanıldığı betimlemelerin başında gelir.


Allı turna

Turna deyince ilk akla gelen “allı turna”, bizim bahsettiğimiz turnaların bir türü değil; flamingoya Anadolu insanın taktığı bir addır. Her ne kadar flamingo da çok güzel bir kuş olsa da turnaların karmaşık sosyalitesi ve inceliği onları insanlar için çok daha gizemli kılmakta.