
MEHMET ZAHİT EKİNCİ / HAMBURG
Rojava’da şiddetlenen savaşla birlikte yaşamı değişen ve doğduğu toprakları terketmek zorunda kalan Leyla Eli, en büyük hayalinin bir gün yeniden Kürdistan’a geri dönmek olduğunu söylüyor.
Ortadoğu’daki savaş nedeniyle ülkesini terk ederek Almanya’nın Hamburg kentine göç etmek zorunda kalan Leyla Eli, savaşta mülteci yaşama savrulan binlerce kadından biri. Rojava’nın Qamişlo kentinde dünyaya gelen Leyla Eli, 37 yıllık ömründe oldukça fazla acı ve zorlukla karşı karşıya kaldığını belirtiyor. Bunların en büyük nedeni ise Suriye ve Rojava’da yoğunlaşan savaş. Varlıklı bir ailede büyüyen Leyla Eli, Kürt özgürlük mücadelesini çocuk yaşta evlerini sürekli ziyaret eden PKK kadroları aracılığıyla tanıyor ve o yıllarda kurduğu bağı her geçen yıl güçlendiriyor. Eli, “Babam çok yurtsever bir insandı. Her yıl mutlaka Önder Apo’yu ziyarete gittiklerini hatırlıyorum. Evlendiğim güne kadar kadın çalışmalarında yer aldım. Ayrıca çocuklara okuma yazma görevi de bana verilmişti. Üstlendiğim görevleri layıkıyla yerine getirmeye çalıştım“ diyor.
Savaş her şeyi değiştirdi
18 yaşında bir akrabasıyla evlenen Leyla Eli’nin üç çocuğu var. Akraba evliliği nedeniyle iki çocuğu engelli dünyaya geldiği için, uzun yıllar tedavileriyle ilgilenmek zorunda kalır. Savaşın yoğunlaşmasıyla birlikte çocuklarını tedavi etme imkanı kalmadığını belirten Eli, “Suriye’deki doktorlar ülkeyi terkedince, hastaneler kapanınca Avrupa’ya göç etmek zorunda kaldık. Burada hem Almanca dil kursuna gidiyor hem de çocuklarımın tedavisi ile uğraşıyorum. Yurtseverlik görevlerimi de aksatmamaya çalışıyorum’’ diyor.
Şehitlerin anılarıyla yaşıyor
Kürt özgürlük mücadelesinde iki kardeşinin şehit düştüğünü belirten Leyla Eli, kardeşlerini anlatırken duygularına hakim olamıyor: “PKK gerillası olan kardeşim Azad 1992 yılında Cûdî’de bir çatışmada şehit düştü. Düşmanın eline geçmemek için son mermiyi kendisine saklamıştı. Kardeşim Muhammed Salih ise ‘Azad’ın silahını yerde bırakmayacağım’ diyerek 2011’de YPG’ye katıldı. Şengal, Til Hemis, Hesekê ve Amudê cephelerinde savaştıktan sonra 20 Ekim 2014’te Kobanê’de şehit düştü.“
Leyla Eli, iki öz kardeşinin yanısıra yeğeni Lava’yı, kuzeni Eyşe’yi ve Dilo ismindeki üvey kardeşini Rojava Devrimi sırasında, kuzeni İdris’i ise 2015 yılında Sûr direnişinde yitirmiş.
Zorluklar pes ettirmedi
Yaşadığı zorluklara rağmen hiçbir zaman pes etmeyeceğini belirten Eli, şehadetlerin acısıyla birlikte onurunu da taşıdığını belirterek, şöyle devam ediyor: “Kürtler mazlum bir halk. Özgürlüğün bedeli olarak çok şehit verdik. Şehitler giderken bize onuru ve sorumluluğu yükleyerek gittiler. Bu insanlara layık olmak zorundayız. Yurtseverlik görevlerimi yerine getirmeye çalışsam da bunun yeterli olmadığını biliyorum. Canını veren insanların yanında bizimki hiçbir şey değil. Eylemlere gitmediğim zaman vicdanen rahatsızlığını yaşıyorum. Hepimiz bu davayı sahiplenmeliyiz.”
Ülkeye dönmek istiyor
Ülke hasretinin her geçen gün arttığını belirten Leyla Eli, bu özlemini şöyle dillendiriyor: “Burada yaşıyor olsam da ruhum o topraklarda. Oraya gitmenin hayalini kuruyorum. Çocuklarımın hastalığı olmasaydı buralara gelmezdim. Çaresizlik bizi buraya savurdu. Bu çaresizliğin en büyük sebebi de savaş. Hepimiz bunun mağdurları olarak bugün buradayız.”
Son olarak Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın tecrit koşullarına da değinen Leyla Eli, en büyük hayalinin de Öcalan’ın özgürlüğü olduğunu belirtiyor.