2012 yılında Türkiye'de insan hakları ihlalleri her alanda artarak devam etti, ediyor. Özgür ve muhalif basından birçok gazeteci yıl boyunca tutuklandı, taciz edildi ve şiddet gördü. En çok da eril sistemle mücadele eden kadınlar hedef alındı. Azadiya Welat Gazetesi editörü Münevver Karademir, "Muhalif ve özgür basında yer alan kadın gazeteciler, her zaman halkın içinde yer alarak, erkek egemen sistemin kadına olan yaklaşımını deşifre etti. Bunun sonucunda şiddete maruz kaldılar ve tutuklandılar. Fakat her şeye rağmen doğruyu söylemekten vazgeçmediler" dedi.Toplumun gözü kulağı olan basın yayın organları erkek egemen zihniyetle yürütüldüğü için, kadınlar medyada görünür değildir. Dinleyen, izleyen ve pratiğe geçiren toplum, her zaman taciz, tecavüz, şiddet ve kadın katliamlarını meşru gören basından etkilenmiştir. Erkek egemen medya dilinin, basın yayın alanında kurumsallaşması, alternatif ve muhalif kesimleri de karşısına almıştır.


Kazanımlar kanunlarla geri alınıyor

Kadın gazetecilerin, eril zihniyetin karşısındaki durumu 2012 yılında da değişmedi. Eril sistemle mücadele eden kadın, şiddete maruz kaldı, taciz edildi ve tutuklandı. Uzun yıllardır Kürt dili üzerinde çalışma yapan Azadiya Welat gazetesi editörü Münevver Karademir, 2012 yılında kadına dair düzenlenen kanunların, kadınlar açısından iyi değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Karademir, kadınların yıllarca verdikleri mücadelenin kazanımlarının bazı kanunlarla tekrar geri alındığına dikkat çekerek "Kürtaj ve sezeryen gibi konularda artık kadınlar kendi kararlarını veremiyor. Kadınlar artık kendi bedenleri üzerinde hak sahibi değildir ve kadınların kendi bedeni üzerinde söz sahibi olmamaları en büyük şiddettir" diye konuştu.

Kürt kadınları gelişmenin öncüsü

Karademir, medyanın kullandığı eril dile ilişkin şunları belirtti: "Her zaman kadınların mağduriyeti basına yansır. Çünkü kadınlar şiddet, taciz, tecavüz ve katledilme ile yüz yüze kalmıştır. Her şey erkeklerin istemine ve taleplerine göre sistematize edilmiştir. Kanunlardaki yeni düzenlemeler buna bir örnektir. Şimdi kadınlara evlilik farz edilmektedir. Çünkü bekar kadınlar, toplum ve aile içinde hiçbir hakka sahip değillerdir."
Bölge’de yaşayan Kürt kadınlarının 'dillerinin yasak olmasından' kaynaklı tecrit edildiğini belirten Karademir, "Şimdi Kürt kadınların durumu eskisi gibi değil. Kadınlar, uzun soluklu mücadeleleri ve çabaları ile bölgede bir gelişmeye öncülük etti. Dört duvar arasına hapsedilen kadınlar, şimdi kendilerini rahatça ifade etmekte. Fakat bu gelişme var olan eril sistemi de harekete geçirmiştir" ifadelerine yer verdi.

Gazetecilik erkek mesleği görülüyor

Karademir, 2 yıl içinde birçok kadın gazetecinin gözaltına alınıp tutuklandığını hatırlatarak, "Kadın muhabirler ve gazeteciler haber peşinde koşarken, birçok sorunlarla karşı karşıya gelmekte. Kadınlar habere giderken hakarete, şiddete, baskıya maruz kalmaktadır. Halen toplum içinde gazetecilik erkek mesleği olarak görülmektedir" dedi. Karademir, erkek muhabirlerin haber yaptıkları için, kadınların muhabirlerin ise, cinsinden ve Kürt olmasından dolayı şiddete maruz kaldıklarına dikkat çekerek, "Kadınların şahsiyetlerine karşı bir saldırı vardır ve küçük düşürülmektedir. Haber takibi yapan kadınlar, egemen mekanizmalar tarafından da ayrımcılığa maruz kalıyor. Kadınlara sizin ne işiniz var burada deniliyor" sözlerine yer verdi.


Anadil varolma gerekçesi
Tüm baskı ve engellemelere rağmen alternatif basında yer alan kadınların medyadaki eril dile karşı mücadelelerini sürdüreceklerine belirten Karademir, "Medyanın dili, her zaman kadınlara karşı kullanıldı. Örneğin, bir tecavüz olayında kadınlar ikinci kez mağdur edilir" dedi. Kadın tecavüzlerine de vurgu yapan Karademir, medyaya yansıyan kadın tecavüz olaylarında, 'kadınların tecavüzü haketmiş veya kendi isteğiyle tecavüze uğramış' gibi gösterildiğini kaydetti. Kadın tecavüzlerinin medyaya yansımalarına N.Ç. davasını örnek veren Karademir, "Kanunları yapan, pratize eden ve haberini yapan, erkek zihniyetidir. Bu nedenle erkekler hep haklı olarak medyada yer alır. Bizler özgür basın ve muhalif gazeteciler olarak, bu dilin değişmesi için alternatifler oluşturmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.  Karademir son olarak şunları söyledi: "Azadiya Welat gazetesinde çalışıyorum. Daha çok kadınların yer aldığı gazetede anadile ve habercilik diline büyük önem verilmektedir. Kadınların dilden dolayı toplumdan soyutlanması büyük bir sorun. Kadınlar gazetede kendi anadilleri ile bir çalışma yürütüyor. Öğreniyor ve öğretiyorlar. Anadil insanın var olma gerekçesidir. Kendi anadili ile söylenen doğrular daha açıktır. Birçok gazeteci anadilinde savunma yapamamakta ve yıllarca cezaevinde kalmaktadır." 

JINHA/AMED