Türk cezaevlerindeki baskılar açlık grevlerine rağmen yoğunlaşarak devam ediyor. Doktor ve psikologlar, tutsakları ‘bağımsızlar’ koğuşuna zorlarken açlık grevindeki tutsakların tansiyon gardiyanlarca ölçülüyor.

HAMDULLAH KESEN / MA / ADANA

Adana Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi’nde gardiyanların tehdit ve saldırılarına maruz kaldığını aktaran HDP İl Yöneticisi Mehmet Kıran, psikolog ve doktorların tutukluları bağımsızların koğuşuna götürmeye zorladığını söyledi.

Adana Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi’nden 24 Ocak’ta tahliye edilen Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Yöneticisi Mehmet Kıran, cezaevinde maruz kaldıkları hak ihlallerini anlattı. Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması için 21’e yakın tutsağın 27 Kasım 2018’den beri üçerli gruplar halinde süresiz-dönüşümlü açlık grevini devam ettirdiğini aktaran Kıran, şu anda 6. grubun devraldığını dile getirdi. İnan Akın’ın da 5 Ocak’tan beri süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olduğu bilgisini paylaşan Kıran, “Tutsakların tek talebi tecridin derhal kaldırılmasıdır. Tutsaklar eylemlerini devam ettirecekler” diye konuştu.

Cezaevinde kendisinin de 10 günlük süresiz-dönüşümlü açlık grevine girdiğini belirten Kıran, “Açlık grevinden dolayı koğuşlarımız sıklıkla aranıp eşyalarımız dağıtılıyordu. Doktorlar sadece bir kez bizi muayene etti. Gardiyanlar gelip bizim tansiyonumuzu ölçüyordu” dedi.

Köpeklerle arama yapılıyor

 Kıran, cezaevinde kitap ve sosyal aktivitelerin yasaklandığını ve koğuşlarda köpeklerle aramalar yapıldığını söyledi. Karıştır-barıştır uygulaması nedeniyle tutsakların açık görüşe çıkamadığını aktaran Kıran, hasta tutsakların revire çıkarılırken ve hastaneye sevk edilirken gardiyanların kendilerine, “Akıllı olun. Kamera önünde kolunuzu kırarız. Kimse bir şey diyemez” dediğini söyledi.

‘Bağımsızlar’ koğuşu dayatılıyor

 Cezaevine ilk girişte çıplak arama dayatmasını kabul etmediği için gardiyanlarca darp edildiğini ifade eden Kıran, şöyle devam etti: “Ben ve 3 arkadaş daha cezaevi girişinde gardiyanlarca darp edildik. Gardiyanlar bize, ‘aktife mi, pasife mi gideceksiniz?’ diye sorunca biz ‘aktif’ dedik. Bizi daha çok darp etmeye başladılar. Gardiyanlar bize, ‘Bize burada başkanım, diyeceksiniz. Başkanım demezseniz elinizi ve kolunuzu kırarız. Sakın slogan atmayın. Perişan ederiz sizi’ diyerek darp ettiler. Hem doktorlar hem de psikologlar, cezaevine gelen siyasi tutsakları bağımsızlar koğuşuna götürmeye çalışıyor. Tutsaklar, işkenceyle bağımsızlara götürülmeye çalışılıyor. Herkes bu duruma maruz kalmaya devam ediyor.”

 
 

Selam veren tutsak dövüldü

 

Tekirdağ 2 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan Mehmet Yıldırım, gardiyanlar tarafından dövüldü.

Tekirdağ 2 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevi, tutuklulara yönelik yeni bir darp olayı ile daha gündeme geldi. Cezaevinde kalan Mehmet Yıldırım isimli tutsak, 15 Ocak günü gardiyanlar tarafından darp edildi.  Edinilen bilgilere göre, 15’e yakın tutuklu, haklarında açılan bir disiplin soruşturması kapsamında ifadeleri alınmak üzere İnfaz Hâkimliği’ne götürülüyordu. Koğuşlarından alınıp, cezaevinin çıkışına getirilen tutuklulardan Mehmet Yıldırım, X-ray kapısına getirildiğinde kendisinden önce getirilmiş başka bir tutuklu arkadaşını görünce elini kaldırarak selam verdi. Bu esnada yanında bulunan gardiyan, Yıldırım’ın eline sertçe vurdu. Arkadaşına sadece selam vermek istediğini belirtip bu duruma tepki gösteren Yıldırım, orada hazır bulunan 2-3 gardiyan tarafından darp edilmeye başlandı. Sonrasında gardiyanların sayısı 10’a çıktı.

Gardiyanlar tarafından kolu bükülerek, zorla yere yatırılan Yıldırım, bu şekilde dakikalarca darp edildi. Yıldırım, darp edildiği o anlarda “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek” sloganı attı. Maruz kaldığı bu saldırı sonrası yüzünde ve vücudunun farklı bölgelerinde darp izleri oluşan, gözlüğü kırılan Yıldırım’ın dizinin üstünde de yine 10 cm’lik bir şişkinlik oluştu. Yıldırım, uğradığı saldırı sonrası tüm ısrarlara rağmen revire götürülmediği için darp raporu alamadı.

 
 

Açlık grevcilerine işkence

Düzce’nin Çilimli ilçesine bağlı T Tipi Kapalı Cezaevi’nde siyasi tutsaklara baskı ve işkence yöntemleri uygulandığı öğrenildi.

Tutsakları süngerli odaya atan, ayaklarını bağlayan ve ters kelepçe takan idare, durumu öğrenen ailelere de tutsakların yalan söyledikleri yönünde beyan verdi.

Tutsaklar, ANF’ye gönderdikleri mektupla içinde bulundukları durumu anlattı. Avukat, doktor ve psikologlardan oluşan bir heyetin cezaevine gelmesini talep eden tutsaklar, işkencelerin sistematik olarak uygulandığını vurguladı. İşkenceye uğrayan tutsakların arasında süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eyleminde olanlar da var.

Gönderdikleri mektupta son 4 yıldır Düzce/Çilimli T Tipi  Kapalı Cezaevi’nde baskı ve işkencenin sürekli yaşandığına dikkat çeken tutsaklar, şunları aktardılar: “Hakaretler, küfürler, psikolojik baskılar, keyfi aramalar sürerken 2018 Nisan ayından sonra baskılar  tırmanarak büyüdü. 18 Mayıs’ta da bir gece baskını yapıldı. Tutsakların tümü ağır kaba dayağa maruz kaldılar. Aileler görüşe geldiklerinde bizlerin çeşitli yerlerinde yaralar görüyorlardı. Gece geç saatte aniden koğuşa sayamayacağımız kadar gardiyan ve jandarma girdi. Arama var deyip hakaret etmeye başladılar. Biz tek kelime bile etmeden önce bir köşeye 10 kişi düşecek şekilde etrafımızı sarıp bizi darp etmeye başladılar. Biz kesinlikle karşılık vermedik. Bunun sonucunda revire dahi çıkartılmadık. Aramızda durumu ağır olan arkadaşlarımız da vardı. Revire veya hastahaneye götürülmelerini talep ettik. Bize verilen cevap ‘bu daha başlangıç, daha neler neler olacak’ oldu.”

Ceza üzerine ceza

Mektuplarında cezaevi müdürü ile görüşmek istediklerini ama reddedildiklerini ifade eden tutsaklar, şunları paylaştı: “Kaç kez görüşmek istedik ama reddedildik. Aileler bunun üzerine müdürle konuşmayı talep etti müdür önce reddetti. Aileler ‘buradan gitmeyeceğiz’ deyince, müdür geldi. Durumu aktaran aileler ‘bizim çocuklarımız sahipsiz ve yalnız değiller, bunun hesabını vereceksiniz’ dediler. Müdür ‘böyle bir şey yok, yalan söylüyorlar’ diyerek görüşmeyi sonlandırdı. Aileler şikayet dilekçeleri verdiler. Hiçbir şekilde soruşturma açılmadığı gibi ‘durumu ailelere bildirirseniz bu olur’ der gibi bizlere hücre, telefon ve görüş cezaları verildi.”

12 Eylül’ü aratacağız, tehdidi

Tutsaklar, cezaevi idaresinin ayakta sayım dayatmasına karşı çıktıkları için çeşitli işkence yöntemlerine maruz kaldıklarını yazarak, şu bilgileri verdi: “Bizler ayakta sayımı reddedince önce ellerimiz ters kelepçe edilip ayaklarımızı bağlayıp darp ettiler. Sonra da koridora sürükleyerek çıkarıldık. ‘Size 12 Eylül’ü aratacağız’ diyerek küfür ve hakaretlerini sürdürdüler. Cezaevi müdürü Kazım Kaya ve gardiyanlar, kameralar önünde bizlerin alınlarını yerlere sürterek ‘sizi adam edeceğiz’ deyip, süngerli odaya kelepçeli olarak attılar. Bu işkence, 25-26-27-28 Eylül günleri sürdü.”

Cezaevi idaresinin uyguladığı işkence ve baskıları ailelerine aktararak Meclis’e taşınmasını sağladıkları için idare tarafından cezalara çarpıtıldıklarını vurgulayan tutsaklar, şunları da ifade etti: “Yine bizler ceza aldık. 50’şer gün hücre, 3 ay görüş ve 3 ay da telefon görüşü yasakları aldık. Ailelerin dilekçeleri üzerine hâlâ soruşturma dahi açmayan Düzce Başsavcılığı uyuyor. Ama cezaevinin vermiş olduğu cezalar kesinleşip bu ay itibarıyla süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olan biz tutsaklara uygulanıyor. Tüm tutsak arkadaşlara uygulanacak ve tabii buradan sürgünlerin yaşanması da kuvvetli ihtimaller arasında. Buradaki artık baskılar had safhaya çıktı, cezaevi cehenneme dönüştü.”