Havaların soğuması ile birlikte bölgede eksi 40 dereceye varan soğukta, konteynerlerinde battaniyelere sarılarak ısınmaya çalışan depremzedeler, yaşadıkları zorluklara isyan ediyor. Soğukların en fazla mağdur ettiği çocukların grip, nezle, yüksek ateş ve şiddetli öksürük gibi rahatsızlıklara yakalandığını söyleyen depremzedeler, yaşanılabilinecek herhangi bir ölümden yetkililerin sorumlu olacağını kaydetti.

Akşamları eksi 40 dereceye kadar düşen soğukta ölüm kalım mücadelesi verdiklerini dile getiren Sevda Çeker, "Burada kışlada nöbet tutan askerlerden farkımız yok, onlar mevzilerini koruyor biz ise çocuklarımızı dondurucu soğuktan koruyoruz" dedi.
Elektrikleri yetkililer tarafından kesildiği için, tüp gazı ile ısındıklarını anlatan Çeker, "Çoğu zaman onun bizi zehirleyeceğini düşünüyoruz. Zehirlenme korkusu ve donma korkusu bir yana, hastalıklar ise bir yana" diye belirtti. Halıları kaldırarak konteynerlerin altındaki buz tutmuş ıslaklığı gösteren Çeker, "Çekin bu görüntüleri, vicdan sahibi olanlar görsün ve bizi anlasın. Bazılarının dediği gibi biz burada fırsatçılık yapmıyoruz. Mağduriyetimiz var, keyfimizden burada yaşamıyoruz. Çocuklarımızın öleceği korkusu ile yaşıyoruz burada" şeklinde konuştu.

Hiç mi değerimiz yok?
Depremin ardından 2 kış geçtiğini dile getiren Tekin Berdan da şunları ifade etti: "Bizler bu ülkenin vatandaşıyız, bu devlete yıllardır vergi ödüyoruz, devletimizin gözünde hiç mi değerimiz yok. Burada çocuklarımız soğuktan ya da hastalıktan ölürse bunun hesabını kim verecek. Bize bir şey olursa sorumlusu devlettir yetkililerdir" dedi.
Çocukları donmasın diye geceleri sıkı giyindirdiklerini anlatan Figen Bertan, "Depremin ardından 3 yıl geçti, halen ızdırap ve çile içerisindeyiz. Neden sesimiz duyulmaz, neden kimse bizi anlamaz anlamış değilim" diyerek tepki gösterdi.


İDRİS YILMAZ/DİHA/VAN