
Fransa uluslararası arenada kaybettiği itibarını Normandiya Dörtlüsüyle toplamaya çalışıyor. Fransa’nın öncülüğünde, “Normandiya Dörtlüsü” olarak adlandırılan Fransa, Almanya, Rusya ve Ukrayna liderleri, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un davetlisi olarak Paris’te bir araya geldi. Macron ile birlikte Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ve Almanya Başbakanı Angela Merkel, Ukrayna sorunu etrafında toplantıya otururken, söz konusu toplantının 3 yıl sonra Ukrayna’da devlet başkanlığı seçimlerinin hemen öncesinde olması da dikkat çekiciydi.
“Normandiya Dörtlüsü” formatında gerçekleşen söz konusu zirve daha önce 19 Ekim 2016’da Berlin’de gerçekleşmişti. 2014 yılında Normandiya çıkartmasının yıl dönümünde dört lider ilk kez bir araya geldiği için dörtlü zirve olarak anılan toplantıda, Ukrayna ile Rusya arasında yaşanan Donbas ve Kırım meseleleri ele alındı. Toplantı sonrasında yapılan açıklamadan anlaşıldığı üzere; Ukrayna, Almanya, Fransa ve Rusya, Donbas’ta yerel seçimlerin yapılması için ön koşulların 4 ay içinde oluşturulması gerektiği konusunda anlaştı.
Paris’te gerçekleşen Normandiya Zirvesindeki müzakerelerden sonra liderler, basın karşısına geçti. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron zirveye ilişkin, “Şu anda, Dışişleri Bakanlarına ve danışmanlarına, Donbas’ta yerel seçimlerin düzenlenmesi için gerekli ön koşulları 4 ay içinde oluşturabilmek için siyasi şartlar üzerinde anlaşmaları konusunda talimat vermemiz gerekiyor.” açıklamasında bulunurken, Macron, seçimlerin düzenlenmesi sırasında Steinmeier Formülünün de göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı. Açıklama yapan bir diğer lider ise Almanya Başbakanı Angela Merkel, “Bunun zor olduğunu anlıyorum… Ancak siyasi idare sayesinde, karmaşık sorunları da çözebiliriz.” ifadelerini kullandı.
Ukrayna ve Rusya destekli ayrılık yanlısı milislerin, güven artırıcı önlemler çerçevesinde birliklerini kademeli olarak çekme konusunda uzlaşının ardından 2014 yılında Donbas sorununun çözülmesi için Rusya, Ukrayna, Almanya ve Fransa arasında dörtlü bir zirvenin düzenlenmesinin önünü açmıştı. O dönem Petrivske ve Bogdanivka köyleri arasındaki birliklerin karşılıklı olarak bölgeyi terk etmesi, zirve öncesi şart koşulan geri çekilmenin üçüncü ve son aşaması olarak ön görülüyordu. 2016 yılında gerçekleşen zirvede ise Kiev ve Moskova, AGİT gözetiminde Ukrayna’nın Rus kontrolü altındaki doğu bölgesi Donbas’ın yerel seçimler gerçekleştirildikten sonra özerk bir statüye geçmesi konusunda devletler uzlaşırken, Ukrayna, seçimlerin gerçekleşebilmesi için Rus askerleri ve Rusya destekli militanların bölgeden çıkmalarını şart koşmuştu. Zirve’de ön görülen şartlar altında seçimin gerçekleşmesi ve AGİT’inde seçimlerin adil ve şeffaf olarak tamamlaması durumunda, bölge otomatik olarak kendi kendini yöneten özerk bir statüye kavuşacak.
Peki söz konusu zirve Fransa için neden bu kadar önemli? 2019 yılının Haziran ayında Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin resmi temaslar için Fransa’da bulunmuş ve devamında Macron ve Ağustos ayında Putin ile görüşmesi gerçekleşmişti. Bu görüşmeler zincirinin ardından Ukrayna’nın talep ettiği ve “Normandiya Formatı” olarak adlandırılan Fransa-Almanya-Rusya-Ukrayna dörtlüsünün bir araya gelmesi 3 yıl sonra kararlaştırılmıştı. Bu ise uluslararası siyasette özellikle ABD’ye karşı Fransa ve Almanya’nın prestij kazanması anlamına geldiği yönde yorumlanmış, Macron’un Trump’a karşı ‘küçükte’ olsa bir zafer kazanacağı şeklinde yorumlanmıştı.
19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başından beri Fransa, Rusya’yla zıtlaşmayı en az isteyen Batılı büyük güç konumunu Macron sürdürmeye çalışırken, ABD ve Britanya’nın yürütmüş olduğu uluslararası siyasette giderek güç kaybeden Fransa’nın Ukrayna krizi üzerinden dış siyasette itibarını koruma savaşı yürüttüğü anlaşılıyor.