‘Döndüğüme sevinemiyorum’
Türkiye’nin rehine politikasına maruz kalan gazeteci Meşale Tolu, “Türkiye’de yüzlerce muhalif cezaevindeyken buraya geldiğime sevinemiyorum” dedi.
AKP-MHP faşizminin rehinesi olarak 8 ay cezaevinde kalan, 20 Ağustos’ta hakkında yurtdışına çıkma yasağı kaldırıldıktan sonra Almanya’ya gelen gazeteci Meşale Tolu, “Türkiye’de halen yüzlerce muhalif cezaevinde. Bu nedenle buraya geldiğime sevinemiyorum” dedi.
DW Türkçe’den Hülya Topçu’nun haberine göre Tolu, 3.5 yaşındaki oğlu ile birlikte uçakla Stuttgart kentine geldi. Tolu ve oğlu, diğer yolculardan farklı olarak güvenlik görevlileri eşliğinde havalimanından çıktı.
Tolu’yu babası Ali Rıza Tolu ile 33 yaşındaki gazeteciye destek için kurulan “Meşale Tolu’ya Özgürlük için Dayanışma Çemberi” adlı girişimden Baki Selçuk karşıladı. Tolu ve Selçuk daha sonra havalimanında basın toplantısı düzenledi.
‘Ben buradayken yüzlerce muhalif tutuklu’
Almanya‘ya geldiğine çok sevinemediğini söyleyen Tolu devamla şu ifadeleri kullandı: “Bugün ben buradayken muhalif yüzlerce meslektaşım, öğrenciler, avukatlar, tutuklu. Buraya gelebildiğime gerçekten sevinemiyorum çünkü cezaevine konulduğum ülkede hiçbir şeyin değişmediğini biliyorum” dedi. Tolu, Türkiye’de tutuklu olan insanların serbest bırakılması için mücadele etmeyi sürdüreceğini söyledi.
Tolu kendisine yönelik yurtdışı yasağının neden şimdi kaldırıldığı yönündeki bir soru üzerine, “Kimileri Almanya ile Türkiye arasında bir yakınlaşma olduğu ve bu nedenle serbest bırakıldığım yorumunu yapıyor. Olabilir ama böyle mi bilmiyorum. Çünkü benim sadece konsolosluk çalışanlarıyla bağlantım vardı. Dolayısıyla serbest bırakılmamla ilgili görüşme yapıldı mı bilmiyorum” dedi.
Yargılandığı dava sürdüğü için duruşmalara katılmak üzere Türkiye’ye duruşmalar için gitmeye devam edeceğini belirten Tolu, “Yeniden tutuklanmaktan korkmuyor musunuz?” sorusuna, “Sanırım cesurum. Riske atılacak kadar ise kör değilim ama hakkımdaki suçlamaların çürütülmesi için duruşmalara katılmak istiyorum” yanıtını verdi.
‘Terör örgütüne’ üyelikle suçlanan Tolu, Nisan 2017’de gözaltına alınarak tutuklanışı, hakkındaki dava ve serbest bırakılana dek geçen süreç hakkında bilgi verdi.
Eşinin ardından kendisinin de Mayıs 2017’de tutuklanması nedeniyle çocuğunu bırakacak kimsesi olmadığı için oğlunun da kendisiyle birlikte altı ay cezaevinde kaldığını söyleyen Tolu, “Ancak cezaevi koşulları çocuklara uygun olmadığı için oğlumu daha sonra Almanya’ya göndermek zorunda kaldım. Tutukluluğumun son 2 ayında ise oğlum cezaevinde değildi” dedi. Aralık 2017’de serbest kalmasının ardından avukatlarının her ay yurtdışına çıkma yasağının kaldırılması için dilekçe verdiğini söyleyen Tolu, “Ancak sürekli reddedildi. Nihayet Ağustos ayında dilekçemiz kabul edildi ve yasak kaldırıldı” dedi. Tolu, bir gazeteci olarak da çalışmalarını sürdüreceğini sözlerine ekledi.
Cumartesi Anneleri’ne saldırı anlatıldı
Basın toplantısında konuşan Baki Selçuk da, Cumartesi Anneleri’nin Cumartesi günü İstanbul’daki gösterisine polis tarafından yapılan müdahaleyi hatırlatarak Türkiye’de “baskı ortamının sürdüğünü, gazeteci olarak çalışmanın çok zor olduğunu“ söyledi.
Rehine politikasına maruz kaldı
Etkin Haber Ajansı (ETHA) çalışanı Meşale Tolu, Mayıs 2017’de tutuklanmıştı. ‘Terör örgütüne’ üye olduğu suçlamasıyla 6 Mayıs 2017 tarihinde tutuklanarak Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ne gönderilmişti. 8 ay cezaevinde kalmıştı.
Tolu’nun o dönem 3 yaşında olan oğlu da kendisiyle beraber 6 ay cezaevinde kalmıştı. Tolu, Aralık 2017’de ise adli kontrol şartıyla tahliye edilmişti.
Tolu hakkında yurtdışına çıkma yasağı 20 Ağustos’ta kaldırılmıştı. Daha öncesindeki yurdışı yasağının kaldırılmasına yönelik başvurular ise reddedilmişti. Almanya’nın Ulm kentinde doğan ve Alman vatandaşı olan Tolu’nun Marksist Leninist Komünist Partisi (MLKP) üyesi olduğu ileri sürülüyor.
Tolu’nun aynı davada yargılanan eşi Suat Tolu hakkındaki yurtdışına çıkış yasağı ise sürüyor.
AKP-MHP faşizmi muhataplarından politik tavizler koparabilmek amacıyla son bir kaç yıldan beri çeşitli suçlamalar isnat ettikleri farklı ülkelerin vatandaşlarını rehine olarak kullanıyor.
Çok sayıda Alman vatandaşının şimdi rehine konumunda olduğu belirtiliyor. Şubat ayında da Die Welt muhabiri Deniz Yücel casusluk suçlamasıyla bir süreden beri tutulduğu Silivri Cezaevi’nden serbest bırakılmış, apar topar bir şekilde Almanya’ya özel uçakla getirilmişti.
Yücel’in serbest bırakılması Alman kamuoyunda büyük bir tartışma konusu olmuştu. Basın, Deniz Yücel’e karşılık Almanya’nın Türk devletine silah sattığını ve kirli pazarlıkların olduğunu yazmıştı.
Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Tolu hakkındaki yurtdışı yasağının kaldırılmasını, Türkiye ile ilişkilerin düzelmesi yönünde bir adım olarak nitelemişti. HABER MERKEZİ