Bir işçi ailesinin en büyük çocuğu olarak Almanya’da doğan Hülya Kılınç’ın ilk on yılı, iki ülke arasında gidiş-gelişlerle geçmiş. “Ailem Zonguldaklı ama anneannemin Laz, annemin dedesinin Kürt asıllı olduğunu ve baba tarafımın da bir süre önce Mısır’dan geldiğini biliyorum” diyen Hülya öğretmen, Almanca öğretmenliği mezunu. 22 yıldır sınıf öğretmenliği yapan Hülya öğretmen “Dördüncü Denizin Çocukları” isimli kitabına yön veren, ilk öğretmenlik deneyimini geçirdiği Bitlis’teki anılarını ve kitabının gelişim seyrini gazetemize anlattı.


Toprak evi ilk kez Wan’da görmüş

İlk görev yeri Bitlis’in Adilcevaz ilçesi, Akçıra köyüne 1994 yılının Eylül ayında atanan Hülya öğretmen, oradaki yaşamına dair şöyle dedi: “Orada yaşayan insanlar, köyleri Van Gölü kenarında olduğu için mi bilmem hep ‘Wanlı’ olduklarını söylerlerdi. Çalıştığım dönemde köydeki şartlar çok zordu. Köyün doğru dürüst yolu bile yoktu. Lojman kötü şartlardaydı ve sağlık ocağı, cami ve okul dışında betonarme bina bulunmuyordu. Bakkalda çay, mum, şeker ve bisküviden fazla bir şey yoktu. Kar yağdığı zaman ekmeğimizi köyde yaşayan komşularımız gönderirdi. Televizyonda yayın çekmediği için tek lüksümüz radyoydu.” 

Hülya öğretmen çok fazla maden işçisi ve oralıların tabiriyle “Alamancı” olduğundan şartların daha iyi olduğunu vurgulayarak, “Ben hayatımda toprak evi ilk kez Van’da, uçaktan inince görmüştüm” diyor.

Yakın zamanda uzun süren bir gezi yapan ve bölgede sekiz il ve onlarca ilçe gezdiğini söyleyen Hülya öğretmen, eski öğrencileri, komşularını ziyaret etmiş. Bu süreç, “Dördüncü Denizin Çocukları” kitabının fikrinin temellerinin atılmasına da vesile olmuş. “Yöre halkı bana evlerini ve yüreklerini açtı. Herkes bir şeyler anlattı. Yine çok sevdiğim bir öğrencimden dinlediğim öykülerden  esinlendim ve orada birebir yaşanmış olayları anlattım kitabımda. Yaşadıklarım ve yüreği güzel tüm insanların yardımıyla ortaya bu kitap çıktı“ diyen Hülya öğretmen “Dördüncü Denizin Çocukları” kitabının ilhamını bölge halkı ve öğrencilerinin güzel yüreklerinden aldığını söyledi


İkinci kitapta Apê Musa, 

Ahmed Arif Yaşar Kemal… 

Hülya öğretmen, kitabın Kürtçe’ye çevrilmesini ve çocukların kendi anadillerinde zevkle okumalarını istediğini dile getiriyor.

İkinci kitabını yazma çalışmalarına başladığını söyleyen Hülya öğretmen, Arzella’nın bu kez küçük Mehmed’i Apê Musa, Ahmed Arif, Yaşar Kemal ve Mehmed Uzun’la tanıştıracağı hatta Kobanê’ye bile gidebilecekleri söylüyor.



SUNA ALAN / LONDRA