
Yüksekdağ ve Demirtaş eşbaşkanlığındaki HDP'nin Türkiye'yi yeni bir çağın eşiğine taşıdığını ve Başkanlık umutları sandığa gömülen Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Eşbaşkanlar şahsında halkların ortak müadelesine savaş açtığını kaydeden HDK, DTK ve DBP Eşbaşkanları, "Saldırı bizlerin iradesine, milyonlara ve kurumlarımızadır" dedi.
HDK DTK ve DBP Eşsözcü ve Eşbaşkanları ortak bir açıklama yayınlayarak, HDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'a saldırılara tepki gösterdi.
"Eş Genel Başkanlarımızla omuz omuza" başlıklı açıklamada,
Tayyip Erdoğan ve “ara rejim” kabinesinin, HDP'ye savaş açtığı vurgulanarak, savaşın bu aşamada HDP Eşbaşkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş'a linç kampanyası üzerinden yürütüldüğü ifade edildi. "Bu linç esasen halklarımızın 7 Haziran'da Erdoğan ve AKP'ye karşı kazandığı siyasi zaferin rövanşını alma hırsının büyüklüğünün göstergesidir" diyen
Eşbaşkanların açıklaması şöyle devam etti:
Cephanesi yalan
"Figen Yüksekdağ'a, Selahattin Demirtaş'a ve HDP vekillerine yönelik lincin başlıca cephanesi yalandır. Mücadelemize, halklarımıza, değerlerimize, onurumuza ve hakikatimize yönelik yalanlar bayağı çıkarlardan besleniyor ve her söylenene inanma düşkünlüğüyle şımartılıyor. Her bir organı bir yalan fabrikası gibi çalışan, Erdoğan'ın örtülü ödenekten ve devlet ihalelerinden fonladığı patronların yandaş medyası, istihbarat örgütlerinin beslediği fısıltı gazeteleri ve sosyal medya trollerinin hesapları Eş Genel Başkanlarımıza yönelik kampanyaların üssü olarak iş görüyor. Savcılar, AKP yöneticilerine yönelik eleştirileri dokunulmazlıkları hedefleyen uyduruk fezlekelere dayanak yapmaktan kaçınmıyor."
Başkanlık umudu sandığa gömülünce
HDK, DTK ve DBP Eşbaşkanları saldırılar karşısında Yüksekdağ ve Demirtaş'ın yalnız olmadığı mesajı verdi: "Onların şahsında ortak mücadelemize açılan savaşın nedeni HDP'nin 'Seni başkan yaptırmayacağız' sloganıyla girdiği 7 Haziran seçimlerinde dünyanın en antidemokratik seçim barajını yıkması, AKP'nin tek parti hükümeti ve Erdoğan'ın 'Başkanlık' umudunu seçim sandıklarına gömerken halklarımızı kendi kaderinin sahibi kılmasıdır. 'Ara rejim' sözcüleri bunları savaş sebebi saydıklarını lafı eğip bükmeksizin ifade etmekten kaçınmamışlardır.
7 Haziran seçimlerini bir “Başkanlık” referandumuna dönüştüren bizzat Erdoğan'dı. Türkiye'ye meydan okuyan Erdoğan'a “Seni başkan yaptırmayacağız” sloganıyla verilen yanıt HDP'yi yakın tarihimizin en geniş demokrasi, emek ve barış blokunun ortak arzusunun tercümanı konumuna yükseltti.
Eşbaşkanlar milyonların temsilcisi
Selahattin Demirtaş, Türkiye'yi yeni bir çağın eşiğine taşıyan bu süreç boyunca Figen Yüksekdağ ile birlikte HDP'nin yüzü, sözü, iradesinin taşıyıcısı oldu. Eş Genel Başkanlarımızın bugün, Erdoğan özel örgütünün yürüttüğü psikolojik harekatın hedefi haline gelmelerinin biricik nedeni budur."
Saldırı bizim irademize
Yüksekdağ ve Demirtaş'ın başkanlık ettiği HDP'nin 7 Haziran'da aynı zamanda kendi bileşenlerinin iradesini de temsil ettiğini vurgulayan DBP, DTK ve HDK, "Dolayısıyla Yüksekdağ ve Demirtaş'ın kişiliklerine yönelik her saldırıyı halklarımıza, HDP'ye oy veren 6 milyonu aşkın seçmene, aileleriyle birlikte en az 12 milyon insana ve kurumlarımıza yönelik sayacağımızı ve bu çerçevede değerlendireceğimizi ifade ediyoruz" dedi.
AKP'ye mesaj
Eşbaşkanlar, "Halklarımızı savaşa davet eden Erdoğan ve 'ara rejim' kabinesine sesleniyoruz" diyerek, şöyle devam etti: "Kişisel iktidarınız ve zümre çıkarlarınız uğruna toplumu sonu gelmez bir savaşa sürüklemeyin. Bir kez olsun sözünüzde durun, gerekirse “baldıran zehiri” içme pahasına gençlerimizin hayatlarını ve geleceklerini güvenceye alacak adil ve demokratik bir barışın yolunu açmaktan kaçınmayın."
Halklara çağrı
DTK, HDK ve DBP, devamla "Halklarımızı da partimizin ve Eş Genel Başkanlarımızın çevresinde toplanmaya ve tarihsel yürüyüşümüzü hep birlikte savunmaya çağırıyoruz.
Bizler seçimimizi çoktan yaptık ve bir kez daha yüksek sesle ifade etmekte yarar görüyoruz: Halklarımızın geleceği savaşta değil barıştadır" dedi.
ANKARA