HDP’ye yönelik saldırılara ilişkin yazılı açıklama yapan DTK, “HDP’nin seçim çalışmaları çerçevesinde yaptığı il ziyaretleri ırkçı, milliyetçi faşistlerin linç saldırılarıyla engellenmek ve baskı altına alınmak istenmektedir. Demokrasi güçlerine, Kürt halkına, çözüm sürecine, halkların barış ikliminde eşit ve özgür yaşam isteğine yapılan bu alçakça saldırı kabul edilemezdir” dedi. Halkları karşıtlaştırmak isteyen, “kullanma tarihi” çoktan geçmiş olan bu ırkçı faşistlere yönelik güvenlik güçlerinin, mülki amirlerin ve yargının sessiz ve seyirci kalmasının saldırıları yapanları cesaretlendirdiğine vurgu yapan DTK, “Siyasi iktidarın ve ana muhalefet partisinin bu çirkin saldırıyı kınamamaları da manidardır” diye belirtti. Lice’de karakol protestosu yapan halka devlet güçlerinin, Fethiye’de faşistlerin linç saldırısında bulunduğuna dikkat çeken DTK, “Bunun adı gerçek bir ayrımcılık, çifte hukuk ve çifte standarttır. Siyasi iktidarın suskunluğu, güvenlik güçlerinin ve yargının çifte standartlı duruşu, faşistleri cesaretlendirdiği gibi birlikte yaşam duygularına da ciddi anlamda zarar vermektedir” vurgusunda bulundu. Halkları karşıtlaştırmak ve kamplaştırmak isteyen HDP’ye yönelik faşist saldırılar ile halka yönelik antidemokratik uygulamaları kınayan DTK, demokrasi ve barış düşmanlarına karşı tüm demokrasi güçlerini birlikte mücadeleye etmeye, karşı durarak sesini yükseltmeye çağırdı.



İHD: Seçim güvenliğini sağlayın

İHD, seçim güvenliğini tehdit eden saldırılara karşı İçişleri Bakanlığı’nı göreve çağırdı.
İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, İçişleri Bakanı Efkan Ala’ya bir dilekçeyle başvurarak, seçim güvenliğini sağlamaktaki sorumluluğunu hatırlattı. “Irkçı grupların kimi yerlerde polis gözetiminde HDP’ye saldırılarda bulunması ve bu saldırıların linç hezeyanlarına dönüşmesi asla kabul edilemez” diyen İHD, “Bakanlığınızın emrinde bulunan mülki idare amirleri ve emniyet müdürlerinin İzmir Urla, Aksaray kent merkezi, Ordu kent merkezi ve Muğla Fethiye ilçe merkezinde meydana gelen ırkçı saldırıları önleyememiş olması kurumunuzun zafiyet içerisinde olduğunu göstermektedir” tespitinde bulundu. “Böylesi bir durumda Türkiye’de seçim güvenliğinden bahsedilebilir mi?” diye soran İHD, İçişleri Bakanlığı’na seçim güvenliğinin sağlanması için alınması gereken önlemlere ilişkin şu önerilerde bulundu:
Örgütlü ve organize edilmiş ırkçı grupların İzmir-Urla, Aksaray, Ordu, Muğla-Fethiye’de acilen tespitlerinin yapılarak bu kişiler hakkında ölümle tehdit, yağma suçu, mala zarar verme suçu ve nefret suçu kapsamında adli işlemlerin yapılması konusunda gerekli talimatların verilmesini,
Irkçı saldırıların yaşandığı yerde zafiyet gösteren ve ırkçı grupların saldırılarını yapmasına müsaade eden mülkü amirler ile emniyet müdürlerinin açığa alınarak haklarında idari ve adli soruşturma açılmasını,
Bizzat hükümet açıklamalarından da anlaşıldığı kadarı ile polis ve istihbarat teşkilatı içindeki yasa dışı yapılanmaların bir an önce tasfiye edilmesi için gerekli adli ve idari soruşturmaların hızlandırılmasını,
Seçim güvenliğinin sağlanması bakımından bundan sonra meydana gelebilecek ırkçı saldırıların önceden tespitinin yapılarak bu saldırıların önlenmesi konusunda gerekli tedbirlerin alınmasını, ırkçı gruplara yönelik caydırıcı kamu otoritesinin gösterilmesinin sağlanmasını,
Siyasi ortamın gerginliği, siyasetçilerin kullandığı nefret söyleminin kitleleri kışkırttığı, hükümet üyeleri hakkındaki çeşitli iddiaların yarattığı gerginlikler, devlet içerisindeki yasa dışı yapılanmaların tasfiye edilememesi nedeni ile bu kesimden gelebilecek olası provokasyonlar gibi birçok husus gözetilerek 30 Mart 2014 günü yapılacak yerel seçimlerin AGİT Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Departmanı tarafından izlenmesi için AGİT’e çağrı yapılmasını,
* 30 Mart 2014 günü yapılacak yerel seçimlerde oluşabilecek ihlalleri önlemek, ihlalleri tespit etmek ve seçimlerin kurallar çerçevesinde yapılıp yapılmadığını gözlemlemek bakımından bağımsız ulusal ve uluslararası sivil toplum örgütlerinin seçim gözlemi yapabilmeleri konusunda valiliklere gerekli talimatların verilmesini talep etmekteyiz.


Hakkari’den kınama

46 sivil toplum kuruluşunun yer aldığı Hakkari Demokrasi Platformu yazılı bir açıklamayla HDP’ye yönelik gelişen ırkçı saldırıları kınadı. Açıklamada, “Bu saldırılara karşı etkili önlemler alınmaması halinde Türkiye’yi daha büyük sorunların bekleyeceğini vurgulamak istiyoruz. Hükümeti bir an önce sorumluluklarını yerine getirmeye, sadece kendisine yönelik değil diğer siyasi partilere yönelik saldırılara karşı da etkili tedbirler almaya davet ediyoruz” denildi. 


ÖDP: Kendileri bölücü

HDP’nin çalışmalarına bilinçli ve organize şekilde saldırılar gerçekleştirildiğini belirten ÖDP, “Bu saldırılar karşısında önlem almak yerine, HDP tabelasını söküp yerine bayrak asanlar HDP’nin siyaset yapma hakkını alenen engellemektedir. Her yerde bölücülükten söz edip, faşist saldırıları meşrulaştıran bu zihniyetin kendisi bölücüdür” diye kaydetti. Açıklamada, “Halklar arasında düşmanlık tohumları eken, barış umutlarını provokasyonlarla ortadan kaldırmaya çalışanlar karşısında ÖDP, HDP ile dayanışma içerisinde olacaktır” denildi.