Türk Başbakan Erdoğan, 21 Kasım’da Bağdat ile Hewlêr arasındaki gerginliği Irak’ın iç savaşa sürüklenmesi olarak değerlendirmiş, „Irak rejimi işi mezhep savaşına taşıyor“ demişti. Erdoğan, meselenin bir petrol savaşı olabileceğini söylemişti. Bunun üzerine aynı gün Irak Başbakanı Nuri El Maliki, Kürt sorununu kast ederek, Türkiye’nin kendi iç sorunlarıyla ilgilenmesi istenmişti. Açıklamada „Kendisinin kehanet ettiği petrol savaşına da Irak merkezi hükümeti izin vermeyecektir ve Irak petrollerini tüm halkın mülkü olduğu için koruyacaktır. Umarız Türkiye de bu siyasetimize destek olur ve yan anlaşmalar imzalayarak bunu başlatamaz“ denilmişti.

Bu defa Bakanlık yanıt verdi

Maliki’nin açıklamasına da bu defa yanıt Türk Dışişleri Bakanlığı’ndan geldi. Bakanlık da Maliki’yi yeniden kendi iç meseleleri konusunda uyardı ve iddiaları ‘mesnetsiz’ olarak niteledi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Selçuk Ünal’ün imzasını taşıyan açıklamada „Irak Başbakanı’nın, Türk halkının beklentileriyle ilgili hayali tespitlerde bulunmak yerine, öncelikle ülkesindeki durum hakkında, Irak siyasi partileri tarafından da gündeme getirilen kaygıları dikkate almasını, ülkesinde gerginliği tırmandıran politikalardan vazgeçerek tüm Irak halkını kucaklayacak bir yaklaşım benimsemesini ve mesnetsiz suçlamalarla cevap vermeye kalkışmak yerine, bu konudaki önerilere samimiyetle kulak vermesini tavsiye ederiz“ denildi.

Gerginlik çok nedenli

Gerilimin arka planında Erdoğan’ın son Irak seçimlerinde Maliki’nin rakibi Sunni Riyad Allavi’yi desteklemesi, Maliki hükümetini Sunni azınlığı ezmekle itham etmesi, son olarak da Türkiye’de bulunan eski Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık Haşimi’nin, gıyabında verilen idam kararına rağmen Irak’a iade edilmemesi yatıyor. Türkiye ile Federaral Kürdistan Bölgesi arasındaki sıcak ilişkiler de Maliki’yi rahatsız ediyor. Maliki, Kürdistan bölgesindeki petrol üretimi ve satışının da merkezi hükümetin yetkileri arasında olduğunu savunarak, Türkiye ile Güney Kürdistan arasında olması muhtemelen petrol ve doğal gaz ticaretine şiddetle karşı çıkıyor.
Federal hükümet kısa süre önce Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nı (TPAO) Güney Kürdistan’daki petrol sahalarından birinden kovduğunu duyurmuştu. 


Bağdat ile Hewlêr krizi
Bağdat ile Hewlêr arasında da uzun zamandır gerginlik yaşanıyor. Maliki, özel birliklerini Kerkük’e sevk edince, peşmerge de bu bölgede yığınak yapmış, iki askeri güç savaş pozisyonu almıştı. Gerginliğin sebebi Maliki hükümetinin Anayasa’yı ihlal ederek  Meclisin onayını dahi almadan kurduğu özel birlikleri; Kerkük, Diyala ve Selahaddin’e yerleştirmesi. Kerkük petrol üretimi nedeniyle stratejik açıdan çok önemli. Mesud Barzani, Irak Anayasası’nın 140. maddesine göre, Kerkük’te referanduma gidilmesini istiyor. Ancak Maliki, „Kerkük Arap şehridir ve sonuna kadar koruyacağız“ diyerek, gerginliği arttıyor. Gerginliğin sona ermesi için taraflar arasındaki arabuluculuk çabalarını Irak Meclis Başkanı Usame el Nuceyfi ve Şii lider Mukteda es Sadr yürütüyor. Ancak bu girişimlerden bir sonuç elde edilmesi kolay görünmüyor. Maliki’nin, Barzani’ye Irak ordusunun tek bir mevziden bile çekilmeyeceği mesajını ilettiği öğrenildi.

Maliki düşürülmek isteniyor

Öte yandan gelişmeler üzerine Hewlêr’e giden Cumhurbaşkanı Celal Talabani ile Mesud Barzani’nin, Maliki’nin anayasal yollardan başbakanlıktan alınması konusunda anlaştıkları bildirildi. Buna göre Talabani, Şii partilerden başbakanlık için alternatif bir isim belirlemelerini de istedi. Talabani’nin Maliki’yi düşürmek için anayasal yetkilerini kullanabileceği belirtiliyor. Irak Başbakanı Nuri el Maliki, görevden alınması  için Meclis’te yeterli sayı olmadığına işaret ediyor.

 HABER MERKEZİ