Postmodern savaşın satranç tahtası üzerinde yapılan hamlelerin sayısı ve hızı artıyor. Her an yeni çatışmalara neden olabilecek gelişmelerin nedeni, neyesi yerine yazıda yakın zamanda olanların bir dökümünü sıralamaya çalışayım.

Batı cephesinin yeni adımlarından biri Suriye meselesinde gündeme geldi. Suriye’de yenilginin görünür olması üzerine savaşı uzatmak, mümkünde Rusya için yeni bir Afganistan yaratma hevesi sonucu Manpad füzelerini, Suriye’deki muhalefete verme kararı ABD Senatosu tarafından onaylandı. AB 2 yılı aşkın bir zamandır sürdürdüğü Rusya’ya dönük yaptırımları 6 ay daha uzattı. ABD Hollanda’ya NATO kapsamında 1600 tank sevk etme kararı aldı. Öncelik Baltık ülkeleri olmak üzere Avrupa’ya yeni tank sevkiyatları yapacağını da açıkladı. Yine ABD İran’a dönük yaptırımları bazı alanlarda 10 yıl daha uzattı. Palmira’nın DAİŞ tarafından geri alınmasına göz yumuldu. Obama’nın “ABD seçimlerine Rus müdahalesi” gerekçesiyle intikam tehdidi savurması ise gerilimli gidişin en üst düzeyde dile getirilmesi oldu.

İngiltere Başbakanı Theresa May, Brexit sonrası (ABD ile de yer yer çelişen bir yönelime girerek) eski sömürgecilik ilişkilerini diriltmek üzere Körfez ülkeleri turuna çıktı. Petrol anlaşmaları yenilenirken İngiltere, Bahreyn ve Dubai’ye deniz kuvvetlerini, BAE’ne ayrıca uçaklarını yerleştiriyor, Umman’a ise bir askeri eğitim merkezi kuracak. Özetle başta Suudi rejimi olmak üzere bölgedeki diktatörlükler kendilerine yeni hami olarak İngiltere’yi seçebilirler. Nitekim İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson, “Körfez ülkelerinin güvenliği, İngiltere'nin güvenliği anlamına gelir” demiş.

Trump, ABD’nin İsrail büyük elçiliği için bölgede gerginliği tırmandıracağı açık olan bir ismi, David Freidman’ı görevlendireceğini açıkladı. Son Dönemde İsrail yönetimi ise Kıbrıs ve Yunanistan’la Doğu Akdeniz havzasındaki gazın Avrupa’ya taşınabilmesi için yakınlaşma içinde. İsrail Başbakanı Netanyahu geçen hafta Azerbaycan ve Kazakistan’ı ziyaret etti. Bu ülkelerle ilişkilerini sağlama almaya çalışan İsrail’in Azerbaycan’a “demir kubbe” adı verilen hava savunma sistemi satışı da gündeme geldi. Ayrıca son zamanda İran-İsrail arasında karşılıklı tehditler savuruldu.

Ukrayna’da ise çatışmalar yeniden başlarken, tek taraflı bağımsızlık ilan eden Donbas farklı ülke vatandaşlarına pasaport vermeye başladı. Rusya Kaliningrad’a İspanya hariç Avrupa’nın tamamını vurabilecek kapasitede olduğu iddia edilen füzeler sevketti. Rusya Sırbistan’a önümüzdeki aylar Mig-29 savaş uçaklarından göndereceğini açıkladı. Rusya Ermenistan’la ortak ordu çalışmasına start verdi. Rusya ülke dışında en büyük askeri üssünün bulunduğu Tacikistan’a çoklu füze fırlatma roket sistemleri yerleştirmeye karar verdi. Geçen hafta gerçekleşen Putin’in Japonya ziyaretinde ise 68 yeni anlaşmanın yanı sıra nükleer enerji alanında barışçıl işbirliği için memorandum imzalandı. En önemli gelişme ise Rusya ve İran’ın Türkiye’yi de dahil ederek Suriye barış görüşmelerini Kazakistan’a taşıma kararı oldu.

Çin’le ABD arasındaki gerilime Trump Tayvan’dan sonra Vietnam’a işbirliği çağrısı yaparak onu da ekledi. Çin’in bir ABD denizaltısına el koyup geri vermesi bölgedeki gerilimi artıran bir başka gelişmeydi. Filipinler yönetimiyle ABD arasındaki tartışmaların tonu artarak sürüyor.

Yukarıda sıraladığım tabloda Ortadoğu bu yazıyı aşan değerlendirmeler gerektirdiği için yer almadı. Şimdi bütün bu gelişmelerin üzerine bir de Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Karlov suikastı eklendi. Bu aşamada cinayetin kimin, niye işlediği değil tarafların politik olarak nasıl kullanacağını daha önemli. İlk göstergeler Rus yönetiminin politik-stratejik tercihleri nedeniyle, Türkiye’yi daha fazla yanına çekmeye, ipleri ele almaya çalışacağı yönünde.