
Kolombiya'da gerçekleşen süreci örnek gösteren Üstündağ, orada gerçekleşen çözüm sürecinde de ikinci aşamada Toplumsal Barış Yasası'nın geçtiğini söyledi.
Hükümet adım atmadı
Sürecin başladığı günden bu yana toplumda barışa ve çözüme çok ciddi bir destek oluştuğunu, bunun bazı araştırma sonuçlarınca da ortaya konulduğunu dile getiren Üstündağ, fakat heba edilen zaman içerisinde sürecin ilerlemesi noktasında hükümetin üzerine düşen adımları atmadığını söyledi. Üstündağ, "Özgürlükleri kısıtlayıcı yeni yasa hamlelerinin gelmesi çok sıkıntılı. Fakat Türkiye toplumları bu sürece ne kadar destek verirse ne kadar bu 8 başlık içinde şimdiden hazırlanmaya başlarsa, sürecin o kadar da hızlanacağını düşünüyorum. Toplumun üstüne fazla iş düştüğüne düşünüyorum" dedi.
8 komisyon elzem
Yine komisyon önerilerinin çok ciddi bir barış çalışmasının ürünü ve elzem olduğunun altını çizen Üstündağ, şöyle konuştu: "BM yayınlarına göre de barış görüşmeleri 3 ayaktan oluşuyor. Anayasal kısım, insan merkezli güvenlik reformları ve hakikat komisyonları. İnsan merkezli güvenlik reformlarının altında ekonomiden kadınların güçlendirmesine ve ekolojiye kadar bütün başlıklar yer alıyor. Bu taleplerin hepsi çok ciddi bir çalışmanın ürünü ve dünya deneyimlerinin, ezilenlerin kendilerine ulus devlet anlayışı içerisinde yer açmak için tarihe kazıdıkları 8 konu ve maddedir bunlar."
BM'nin tavsiye ettiği gibi
Üstündağ, Öcalan'ın "Kadın Özgürlüğü Komisyonu" önerisini, kendisinin de içinde yer aldığı Barış İçin Kadın Girişimi'nin çalışmalarla örtüşmesi nedeniyle ayrıca önemli bulduğunu belirtti. Süreçte kadınların da doğrudan rol oynaması gerektiğinin önemine vurgu yapan Üstündağ, taleplerinin, "BM'nin 1325 sayılı tavsiye kararında olduğu gibi ve Türkiye'nin başka barış süreçlerine arabulucu olarak katıldığı süreçlerde kendisinin de tavsiye ettiği gibi, kadınların bu masaya oturması" olduğunu ifade etti.
Hakikat Komisyonu kurulmalı
Üstündağ, insani güvenlikle, hakikatlerin araştırılması ile anayasa ile ilgili taleplerinin birebir Öcalan'ın önerileri ile uyuştuğunu söyledi. Üstündağ, "Tüm hak tahribatlarının ortaya çıkmasını sağlayacak bir hakikat komisyonu kurulması, bütün bunların da bir ulusal plan çerçevesinde yapılması gerekiyor" dedi.
Topluma iş düşüyor
Üstündağ, toplumun Öcalan'ın önerdiği komisyonların kurulması noktasında çaba sarf etmesi gerektiğinin altını çizdi ve Guatemala'da yaşanan çözüm süreci örneğini verdi. Üstündağ, "Hele hele Türkiye gibi 30 yıl savaş yaşamış bir ülkenin bunu beklemeye hiç lüksü yoktur" dedi. Bunun içinde toplumun kendi taleplerini yaratması gerektiğine işaret eden Üstündağ, "Bu konuda da sendikalar ve sivil toplum örgütlerine büyük iş düşüyor. Hala kendi üzerlerine düşeni yapmadılar. Meslek kuruluşları ve sendikalar kesinlikle oynaması gereken rolü oynamadılar. Bugün barış sallantıda duruyorsa en büyük sorumluluk kitle ve sivil toplum örgütlerindedir" diye konuştu.
ÇAÐDAŞ KAPLAN/DİHA/İSTANBUL