AB ve üye devletler ile ABD’nin yanı sıra Avrupa’nın tüm demokratik yapıları, siyasi soykırıma tepki gösterdi, tasfiyenin durdurulması ve vekillerin serbest bırakılması istendi.

Almanya Dışişleri Bakanlığı, HDP’li vekillerin gözaltına alınması nedeniyle Türkiye’nin Berlin Maslahatgüzarı Ufuk Gezer’i Dışişleri’ne çağırdı. Dışişleri Bakanı Walter Steinmeier, Türkiye’deki son gelişmelerin Gezer ile görüşülmesi için Müsteşar Stephan Steinlein’ı görevlendirdi. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada “HDP yöneticileri ve milletvekillerinin gece gözaltına alınmaları Dışişleri’nin görüşüne göre durumun giderek daha fazla sertleşmesi anlamına geliyor. Türkiye’nin terör tehlikesine karşı ve kanlı darbe girişimiyle hukuk devleti kuralları içinde hesaplaşma hakkını kimse inkâr edemez. Ancak bu, siyasi muhalefeti susturmak veya hapsetmek için gerekçe olamaz” denildi.

Hükümet Sözcüsü: Bırakın

Almanya Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert, Türkiye’ye gözaltına alınan HDP’li vekillerin hemen serbest bırakılması için çağrı yaptı.

Gauck’tan sert tepki

Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck da sert tepki gösterdi. Gauck, Alman Spiegel dergisine verdiği mülakatta Türkiye’de şu an gözlemlediklerinin kendisini dehşete düşürdüğünü söyledi. Gauck, yargının araç haline getirildiğini belirterek, bunun her halükarda Avrupa’nın yanıtsız bırakamayacağı bir gerilim olduğunu söyledi.

Almanya’dan HDP’ye Meclis’te ziyaret

Almanya Devlet Bakanı Maria Böhmer, HDP’nin Meclis grubunu ziyaret etti.

Devlet Bakanı Böhmer, resmi temaslarda bulunmak üzere daha önce geldiği Ankara’da dün beraberindeki heyetle birlikte HDP’nin Meclis grubunu ziyaret etti. Böhmer, HDP Eşbaşkan Yardımcısı Hişyar Özsoy’a “Özellikle şu anki zor durumunuza ilişkin birtakım bilgiler almayı umut ediyorum. Zira HDP milletvekillerinin bazılarının gözaltına alındığını duymuş bulunmaktayız. Sizinle bu konu hakkında görüşmek de istiyoruz” dedi. HDP’li Özsoy, ise ziyaretlerinden dolayı Böhmer’e teşekkür ederek, şöyle konuştu: “Öncelikle bu heyetimizi başka koşullarda karşılamak isterdik. Bugün Türkiye demokrasi tarihinin en karanlık günlerinden birisi maalesef bu nedenle burada olmanızı bir dayanışma göstergesi olarak anlıyoruz. Burada olduğunuz için teşekkür ediyoruz. Bilgileri paylaşacağız. Ortada hukuki bir süreç yok. Zaten anayasaya ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı bir şekilde dokunulmazlıkları kaldırılan vekillerimiz yine son derece hukuksuz şekilde gözaltına alınıp savcılığa sonra mahkemeye gönderilmişlerdir. Türkiye’de hukukun üstünlüğü yoktur. Hukuk rafa kaldırılmıştır ve kesinlikle tarafsız ve bağımsız bir yargının olduğuna inanmıyoruz. Bu siyasi operasyon Erdoğan tarafından başlatılmıştır ve nihai hedefi başkanlık sistemine giderken kendisini 2015’teki Haziran ve Kasım seçimlerinde durdurmayı başaran HDP’yi seçimlerde alt edemeyip şimdi son derece emrinde olan hukuk kurumlarıyla HDP’yi safdışı etmeye çalışıyor. Durum bu kadar nettir bizim açımızdan. HDP olarak barış, demokrasi ve özgürlükler konusunda en ufak bir değişikliğe geçmeyeceğiz. Önüne geçmek içini sonuna kadar duracağız ve direneceğiz”

Röttgen: Devlet darbesi

Merkel’in partisi Hristiyan Demokrat Birlik’in (CDU) Dış Politika Sözcüsü Norbert Röttgen, Erdoğan’ın “devlet darbesi” yaptığını söyledi. Röttgen, “Adım adım ancak tutarlı bir şekilde ve planlı olarak darbe girişiminin ardından Türkiye’de muhalefetin her türüne karşı bir devlet darbesi yapılıyor” şeklinde konuştu. CDU’lu politikacı aynı zamanda Erdoğan’ın AB tam üyelik müzakerelerini bir “maskaralığa” dönüştürdüğünü belirterek, “Avrupalı hükümetler bunu Türk seçmene en açık şekilde iletmeli” dedi.

Yeşiller’den protesto çağrısı

Alman Yeşiller Partisi, HDP milletvekillerinin gözaltına alınmasını protesto için herkesi tepki göstermeye çağırdı. Eşaşkan Cem Özdemir, Berlin’de yaptığı açıklamada, şu an Ankara’nın anlayacağı güçte ortak bir işarete ihtiyaç olduğunu belirterek, “Alman Federal Meclisi’nde grubu bulunan tüm demokratik partilerin birlikte hareket etmesini öneriyorum” dedi. Türkiye’nin bir dikta rejimine dönüşme yolunda olduğunu vurgulayan Özdemir, ayrıca Alman askerlerinin İncirlik’ten çekilmesini ve Ankara’daki Alman Büyükelçi’nin istişareler için geri çağırılmasını istedi.

Fransa: Endişe derinleşiyor

HDP’ye yönelik siyasi soykırım ve rehin almaya bir tepki de Fransa Dışişleri Bakanlığı’ndan geldi. Fransa Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Romain Nadal, Türk hükümetine çağrı yaparak, acilen ‘hukuk devleti ve temel özgürlüklere saygı gösterilmesini’ istedi. Sözcü, Türkiye ve Fransa’nın ilişkilerinin ‘ortak değerlere bağlı’ olduğunu ve bundan dolayı da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne dahil olunduğunu hatırlattı. HDP’lilerin gözaltına alınmasına tepki gösterilen Dışişleri açıklamasında, bunun ‘derin endişelere yol açtığı’ uyarısı yapıldı. 

İtalya saygı istedi

İtalya Dışişleri Bakanı Paolo Gentiloni yaptığı ilk açıklamada, “Bu gece Türkiye’de, Demirtaş ve diğer HDP milletvekillerinin gözaltına alınmış olmasından dolayı endişeliyiz. İtalya, muhalif milletvekillerinin haklarına saygı duyulması çağrısında bulunuyor” ifadelerini kullandı.

AB ‘aşırı derecede’ endişeli

AB Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, HDP’li milletvekillerinin gözaltına alınmasını “aşırı derecede endişe verici” olarak tanımladı. Mogherini, “Demirtaş ve diğer vekiller gözaltına alındığı için aşırı derecede endişeliyim. Yetkililerle temas halindeyiz. Ankara’daki AB büyükelçilerini toplantıya çağırdık” diye tweet attı.

Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye Raportörü Kati Piri de konuyla ilgili attığı tweet’te, “Türkiye’den yine çok kötü bir haber. Şimdi Parlamento’nun HDP’li üyeleri gözaltına alınıyor” ifadelerini kullandı. Piri, uluslararası haber ajanslarının ‘son dakika’ olarak duyurduğu haberi de paylaştı.

Piri, Hollanda Radyosu’na yaptığı açıklamada ise gözaltı kararlarını “saçmalık” olarak nitelendirdi ve Türkiye’nin hızla diktatörlüğe kaydığını savundu. Piri, Brüksel’den, Türkiye ile üyelik görüşmelerinin derhal askıya alınması konusunda net bir sinyal beklediğini söyledi.

AB’den ikinci açıklama

AB Dış İlişkiler Konseyi üyesi Carl Bildt ise gözaltılar için “Endişe verici” dedi, sosyal medya kısıtlaması için de “Temel değerlerle uyuşmuyor” tepkisini gösterdi.

İsveç’in eski başbakan ve dışişleri bakanlarından Carl Bildt, şu ifadeleri kullandı: “HDP liderlerinin gözaltına alınması Kürt ihtilafında ciddi bir kötüleşme riskini taşıyor. Son derece endişe verici. Bir Türkiyeli yorumcunun da dediği gibi, Türkler iki arada bir derede kaldı. Türkiye’nin önemli internet sitelerini kapatması temel değerlerle uyuşmuyor.”

Olağanüstü toplantı

Federica Mogherini’nin çağrısı üzerine AB Büyükelçileri Ankara’da olağanüstü toplandı. Brüksel’den gelen talimat üzerine toplanan AB büyükelçileri gelişmeleri yakından izleyip, durum değerlendirmesi yaptı. Büyükelçiliklerde Türkiye iç siyasetindeki gelişmeleri takip eden ilgili birimler, ayrıntılı raporlar hazırlayıp hem Ankara’daki toplantıyı, hem de Brüksel’i bilgilendirdi. Büyükelçilerin gelişmelerin seyrine göre Brüksel’e ayrıntılı bir rapor hazırlayacağına kesin gözle bakılırken, Brüksel’den gelecek talimat doğrultusunda toplantıyla ilgili bir basın açıklaması yapılması bekleniyordu.

AP Başkanı: Darbedir

Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz, yaptığı basın açıklamasında, HDP’nin demokratik hayatın asli parçası olduğunu vurgulayarak, “Gözaltılar çoğulculuğa ve demokrasiye darbedir” dedi. 

AP Başkanı Martin Schulz, Türk yetkililerin Türkiye’yi yalnızca demokrasiden uzaklaştırmakla kalmadıklarını aynı zamanda AB-Türkiye ilişkilerinin de temelini oluşturan değer, ilke, norm ve kurallara da sırtlarını döndüklerini belirtti. Schulz, “Hükümetin eylemlerinin gidişatı, AB ile Türkiye ile arasındaki sürdürülebilir ilişkilerin temeli ve Türk hükümetinin demokratik değer ile Avrupa hedefine bağlılığı üzerinde soru işaretleri yaratıyor” dedi.

Açıklamasında, Demirtaş, Yüksekdağ ve diğer HDP milletvekillerinin meşru ve demokratik temsilciler olduğuna dikkat çeken AP Başkanı, Eylül ayındaki görüşmelerinde Demirtaş’ın gözaltına alınabileceği kaygısını kendisine aktardığını da ifade etti.

Schulz ayrıca, AB Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn ve AP’deki siyasi grup liderleriyle ile Türkiye’de gelişmelerle ilgili olarak sürekli temasta olduklarını da kaydetti.

Sosyalistler: İzin vermeyeceğiz

Avrupa Sosyalistler Partisi (PES) Başkanı Sergei Stanishev yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “HDP ve başkanları ile dayanışmayı yükseltiyoruz. Dostlarımızın alaşağı edilmesine izin vermeyeceğiz ve keyfi gözaltılara karşı endişemizi katıldığımız tüm toplantılarda, forumlarda dile getirmeye hazırız. PES Türkiye’de mevcut hükümetin gücünü suistimal ettiğini, hukukun üstünlüğünün, yargının bağımsızlığının ve ifade özgürlüğünün demokrasinin temel prensipleri olduğu gerçeğini tamamen hiçe saydığını düşünmektedir.”

Avrupa’nın sol güçleri

Avrupa’daki hemen hemen bütün demokratik partiler, HDP ile dayanışma içinde olduklarını duyurup Türk hükümetini protesto etti. İşte bazı tepkilerin özeti:

İrlanda-Sinn Fein: Türk hükumetine, HDP Eşbaşkanlarını ve vekillerini serbest bırakması çağrısında bulunuyoruz. bu yapılanlar, kabul edilemez, evrensel hukuku hiçe sayan diktatoryal uygulamalardır.

İsveç Sol Parti: AB, Türkiye ile müzakereleri dondurmalı. Özgürlük olmadığı sürece vize serbestliği de olmamalı.

AP Birleşik Sol Grubu: HDP’li vekiller gözaltında. Tusk, Merkel, Schulz daha neyi bekliyorsunuz? Büyük AB-Türkiye anlaşmasını mı?

Fransız Komünist Partisi: Büyük endişe duyuyoruz. Fransa’nın sessizliğini kabullenmiyoruz.

Fransa Sol Parti: Erdoğan diktatörlüğü Kürt liderlere yöneldi. Avrupa “bırakınız yapsınlar” demeyi bırakmalı.

Almanya Sol Parti: Susmuyoruz. Gözaltına alınan HDP’li milletvekilleriyle dayanışma içindeyiz.

Polonya Razem: Polonya Başbakanının övdüğü Erdoğan diktatöre dönüştü. HDP’li vekiller gözaltına alındı.

AP Özgür Avrupa İttifakı Grubu: Erdoğan’ın Türkiye demokrasisine saldırısını kınıyoruz. AB derhal harekete geçmeli.

Danimarka-Kızıl Yeşil İttifak: Tutuklamalar kabul edilemez. Demokrasi ve hukuk geri gelene dek müzakereler durmalı

Finlandiya-Sol İttifak: Finlandiya, muhalefete uygulanan zulmü durdurması için Türkiye’ye baskı yapmalıdır.

Yunanistan-Halkın Birliği: HDP liderlerinin ve üyelerinin tutuklanmasını kınıyoruz. Yalnız değilsiniz! 


BM: Seviyeyi aşıyor

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Ravina Shamdasani, gözaltına alınan HDP’li vekilleri hatırlatarak, 15 Temmuz sonrası yaşanan süreçle ilgili olarak “Türkiye hoşgörülebilir seviyenin ilerisine geçebilir” değerlendirmesinde bulundu. Cenevre’deki brifingde konuşan BM İnsan Hakları Sözcüsü Ravina Shamdasani, HDP’li vekillerin gözaltına alınmasının, tutuklanmasının hukukun izin verdiğinin ötesinde bir uygulama olduğunu vurguladı. Shamdasani, “(Türkiye’nin) olağanüstü hal ilan ederken ve Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin bazı ilkelerini tadil ederken, yetkililerin attığı adımlar şu durumda izin verilebilir olmanın ötesine geçti” diye konuştu.


ABD derinden rahatsız

Demirtaş ve Yüksekdağ hakkında tutuklama kararı verilmesinin ardından ABD’nin Ankara Büyükelçiliği bir mesaj yayımladı. ABD Büyükelçiliği’nin Twitter üzerinden paylaştığı mesajda, ABD Dışişleri Bakanlığı Demokrasi ve İnsan Haklarından Sorumlu Müsteşarı Tom Malinowski’nin İngilizce attığı tweetin Türkçe tercümesi yer aldı. ABD Büyükelçiliği’nin tweetinde şöyle denildi: “Türk hükümetinin HDP liderlerini ve diğer mv’leri tutuklayıp, internete erişimi engellemesi dost ve müttefik olarak bizi derinden rahatsız etti.”


İsveç toplu tepki istedi

İsveç Dışişleri Bakanı Margot Wallstöm, İsveç Hükümeti’nin resmi internet sitesinden yaptığı yazılı açıklamada,”Halkın seçilmiş temsilcilerinin serbest bırakılacaklarını umuyoruz” dedi.

İsveç Dışişleri Bakanı Wallström yazılı açıklamasında şöyle dedi: “HDP’nin iki lideri Demirtaş ve Yüksekdağ’ın diğer bazı parti üyeleri ile birlikte gözaltına alınmaları çok endişe verici. Bu kısmi bir vaka olarak kabul edilemez. Bu uzun bir süredir HDP temsilcilerine karşı önlemlerin bir uzantısı. Halkın seçilmiş temsilcilerinin serbest bırakılacaklarını umuyoruz. PKK ile barış sürecine geri dönülmesi, ülkenin devam eden demokratikleşmesi ve bölgenin istikrarı için gerekli. AB üyesi ülkelerin, Türkiye’de insan hakları ve hukuk devleti prensiplerinin korunması için toplu olarak tepki göstermesi önemli.”



Güney Kürdistan kabullenmedi

Güney Kürdistan’ın üç büyük partisi de açıklama yaparak, HDP’ye yönelik siyasi soykırıma tepki gösterdi.

Kubat Talabani ve Behram Salih’in tüm dünyaya çağrı yapan açıklamalarının ardından yazılı bir açıklama yapan YNK Politbürosu, HDP’lilerin hemen serbest bırakılmasını istedi. Açıklamada, “Bilinmelidir ki, bugün eşbaşkanlar ve vekillerin gözaltına alınmasına benzer bastırma yöntemleri çokça uygulandı. Ancak bunun hiçbir faydası olmadı. Bu, ancak ve ancak bir başka darbenin daha ortaya çıkmasına zemin hazırlar. YNK olarak Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve arkadaşlarının gözaltına alınmış olmasını kınıyor ve bir an önce serbest bırakılmalarını talep ediyoruz. AKP bir an önce Kürt sorununun çözümü için diyalog masasına geri dönmelidir. 

AB’nin, ABD’nin, sosyal demokratların, demokratik kamuoyunun ve tüm dünya demokrasi güçlerinin DAİŞ faşizmini yenilgiye uğratmak için mücadele ettiği ve dünyanın güvenliğiyle birlikte Ortadoğu güvenliğini de sağlama almaya çalıştığı bir dönemde, Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da demokrasi karşıtlığını geliştiren AKP siyasetine karşı da tutum sahibi olunmalıdır. Bundan dolayı bilinmelidir ki AKP’nin bugün Kuzey Kürdistan’da uyguladığı baskı politikası demokrasi karşıtı güçlerin ve DAİŞ’in amaçlarına hizmet etmektedir.”

KDP: Kaygı verici

KDP Parlamento Grubu adına yapılan açıklamada, HDP’ye baskının demokrasiye hizmet etmeyeceği kaydedildi. Açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: “HDP Eşbaşkanları ile milletvekillerinin gözaltına alınması kaygı verici bir durumdur. Bu, hiçbir şekilde demokrasi sürecine hizmet etmez. Savaş, çatışma ve birbirini kabullenmeme; birlikte yaşama hizmet etmez. Bugün Ortadoğu’da yaşananlar karşısında Türkiye’den beklenen, demokratik bir barışı sağlamaktır. Sorunların bir an önce çözülmesini, şiddet yerine barış yoluna dönülmesini ve birbirine tahammülün esas alınmasını umuyoruz.”

Goran: HDP’nin yanındayız

Goran Hareketi de siyasi soykırıma ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Kuzey Kürdistan halkı ve HDP’nin direnişini sonuna kadar destekliyoruz. AKP’yi kınıyoruz. Yapılanlar Türk devletinin Kürt sorunundaki tüm çözüm olanaklarını ortadan kaldırması anlamına gelmektedir. Bu şekilde parlamentonun hiçbir anlamı kalmamıştır. AKP, ırkçı ve faşist bir parti olduğunu ispatlamıştır. Biz Goran Hareketi olarak Kuzey Kürdistan’daki mücadeleyi ve HDP’yi desteklemeyi ulusal bir görev olarak görüyoruz. Bunun için uluslararası güçlerden ve demokratik kamuoyundan beklentimiz; bu faşist uygulamalara karşı sessiz kalamamalarıdır.”

Parlamento Başkanı kınadı

 Kürdistan Parlamentosu Başkanı Dr. Yusuf Mihemed, yaptığı açıklamada saldırıyı kınadıklarını belirterek, “Kürdistan Hükümeti ve Irak Dışişleri Bakanlığından Türkiye konsolosluğu yoluyla Kürt halkı olarak tutuklamalardan duyduğumuz rahatsızlığın iletilmesini istedik. Darbe, seçilmiş halk temsilcilerinin iktidar tarafından derdest edilmesi anlamına gelmektedir. Bu da şiddet yöntemlerinin kullanılarak halk temsilcilerinin engellenmesiyle olur” dedi.


 HABER MERKEZİ