HDP Mardin Milletvekili Pero Dündar, Nusaybin’de Fetullah Avcı adlı bir yurttaşın cenazesinin defnedilmesine “güvenlik soruşturması” gerekçesiyle engel çıkarılmasının, düşman hukukunu da aşan bir durum olduğunu söyledi. Dündar, bu uygulamanın yaygınlaşabileceğini belirtti.
Mardin’de 30 Ağustos günü tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Fetullah Avcı’nın cenazesi yakınları tarafından memleketi Nusaybin’in Kışla Mahallesi’nde bulunan Hececa Mezarlığı’na defnedilmek istendi. Ancak bu güne kadar karşılaşılmayan bir uygulama olarak polisler tarafından “ölüye güvenlik soruşturması yapılması gerektiği” gerekçe gösterilerek izin verilmedi. Bu nedenle ailesi tarafından ilçedeki hastanenin morguna kaldırılan Avcı’nın cenazesi, ertesi gün Valilik ile yapılan görüşmenin ardından ancak defnedilebildi.
Konuyla ilgili girişimlerde bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mardin Milletvekili Pero Dündar, 7 yıldır yatalak ve hasta olan Avcı’nın cenazesinin söz konusu gerekçeyle defnedilmesinin engellenmesine dair şaşkınlığı uzun süre üzerlerinden atamadıklarını ifade etti.
Nusaybin dışına çıkarın!
Defin sırasında polislerin gelip, ‘Bu cenazeyi buraya defnedemezsiniz’ dediğini aktaran Dündar, o anları şu sözlerle anlattı: “Aileye cenazeyi Nusaybin dışında bir yere gömebileceklerini söylediler. Aile ise Nusaybinli olduklarını ve cenazelerinin burada defnedilmesinde ısrarcı olduklarını iletti. Meclis üzerinden Mardin Valiliği ile görüşmeler yaptık. Böylece cenazenin defnedilmesine izin çıktı. Ama cenazeye ‘güvenlik soruşturması’ yapıldığını da böylece öğrenmiş olduk. Mantık sınırlarını aşan bir durum. Kendileri de bunu görmüş oldular ki, defnin engellenmesinden vazgeçtiler.”
Ölüye güvenlik soruşturması
Son dönemde özellikle kamuya dair iş başvuruları sırasında uygulanan “güvenlik soruşturması”nın ilk defa yaşamını yitiren bir kişi için uygulandığına dikkat çeken Dündar, “PKK’lilerin veya çatışmalarda yaşamını yitirenlerin cenazelerinin defnedilmesine izin verilmemesini daha önce yaşadık. Ancak bu defa sivil bir yurttaşın cenazesinde böyle bir şeyle karşılaştık. Faşizmin geldiği boyutu göstermesi açısından skandal bir uygulama. Bu sadece Nusaybin’de mi yapılıyor bilemiyoruz. Bu uygulama bize gösteriyor ki, Kürtlere bundan sonra ‘sizin cenazeniz de bizim istediğimiz yere defnedilecek’ denilmek isteniyor. Bu, Kürt’ün ölüsüne dahi tahammülsüzlüğün açık bir göstergesidir” ifadelerini kullandı.
İntikam alma politikası
HDP’li Dündar, hukuki bir boyutu olmayan bu yaşananların tamamen keyfi olduğunun altını özellikle çizdi. “Düşman hukukunda bile cenazeye saygı duyulur. Burada düşman hukukunu da aşan bir durum var” diyen Dündar, yaşananların intikam alma politikasının, Nusaybin’de yaşanan psikolojik çöküntünün sonucu olduğunu ifade etti.
Bu uygulamanın yaygınlaşması tehlikesi ile karşı karşıya olduklarını da söyleyen Dündar, “Artık Kürtlerin cenazelerine her yerde ‘güvenlik soruşturması’ uygulanarak, zulmetmek istiyorlar. Buna Nusaybin’deki yasaklar döneminde yaşamını yitiren 2 kişinin cenazesini örnek olarak gösterebiliriz. Aile, istedikleri yere defnetmelerine izin verilmeyen cenazelerini kimsesizler mezarlığından almıyor. Bu uygulamadan vazgeçilmesini bekliyoruz” dedi.
MA/MARDİN
HDP’liler mezarlığa sokulmadı
HPG’li Devrim Türk’ün toprağa verileceği Yeniköy Mezarlığı’nı ablukaya alan polisler, cenaze törenine katılmak isteyen HDP milletvekillerine “güvenlik” gerekçesiyle engel oldu.
Amed’in Kulp ilçesi kırsalına yönelik 25 Temmuz’da yapılan hava bombardımanında yaşamını yitiren HPG’li Devrim Türk’ün (Hevidar Amed) cenazesi, uzun süren girişimler sonucunda ailesine teslim edildi. Çocuklarının cenazesinin bekletildiği Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Morgu’nda alan aile üyeleri, defnedileceği Yeniköy Mezarlığı’nda tören düzenledi. Ancak mezarlık içerisinde yer alan camide kılınacak cenaze namazı öncesi caminin etrafı yüzlerce polis, zırhlı araç ve TOMA’larla abluka altına alındı.
Bu esnada Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Musa Farisoğulları, Selçuk Mızraklı, Remziye Tosun’un da aralarında bulunduğu bir grup cenaze törenine katılmak için mezarlığa geldi. Ancak etrafları polislerce sarılan milletvekilleri ve partili yöneticilerin, mezarlığa girişlerine “güvenlik” gerekçesiyle izin verilmedi. Milletvekillerinin tartıştığı polislerin, ‘Mezarlığa girişinize izin vermeyerek sizin güvenliğinizi sağlıyoruz’ demesi dikkat çekti.
Kılınan cenaze namazı sonrası Türk’n cenazesi, polis eşliğinde milletvekillerinin durdurulduğu noktadan değil, başka bir kapıdan mezarlığa götürülerek sadece aile fertlerinin katılmalarına izin verildiği bir törenle toprağa verildi.
Milletvekilleri ve partili yöneticiler, ancak defin işlemleri sonrası görüşüp başsağlığı dileyebildikleri aile fertleri ile birlikte mezarlıktan ayrıldı.