
DAİŞ çeteleriyle işbirliği Mürşitpınar Sınır Kapısı’ndan gerçekleşen saldırıyla bir kez daha deşifre olan Türkiye’nin yaralı Kobanêliler ve onlara evini açan yurttaşı tutuklamasıyla Rojava Devrimi’ne düşmanca tutumu da bir kez daha tescillendi. Hiçbir kriminal suçlama ve delil olmadığını belirten Av. Bekir Benek, “Tutuklamalar, Türkiye-DAİŞ işbirliği gündemini değiştirmeye ve Kürtler arasındaki dayanışma ruhunu bertaraf etmeye yönelik” dedi.
Kobanê’de yaşanan çatışmalarda yaralanan ve Urfa’da bir bağ evinde tedavileri süren 6 yaralı, 3 refakatçi ve ev sahibi, 3 gün önce gözaltına alınmıştı. Önceki gün Adliye’ye çıkarılan 10 kişiden; Kobanêli 4 yaralı ile ev sahibi Mustafa Çiçek TCK 314/2. maddeden ‘yasadışı silahlı örgüt üyesi olmak’ suçlamasıyla tutuklanarak Urfa E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. Tutuklanan 5 kişinin 7 buçuk ila 15 yıl arasında hapsi isteniyor.
İkisinin durumu ağır
Tutuklanan yaralılardan ikisinin durumu ağır. Avukat Sevda Çelik Özbingöl, yaralılardan birinin sırtından yaralı olduğunu ve doktorlarının ikinci bir ameliyata ihtiyacı olduğunu aktardığını söyledi. Diğer yaralı Kobanêlinin ise elinden sakat kalma riski olduğunu ve acilen ameliyat edilmesi gerektiğini belirten Özbingöl, hapishane koşullarının hayati tehlike oluşturabileceğini kaydetti.
Ameliyat günü gözaltındaydılar
Av. Bekir Benek ise yaralı Kobanêlilerin gözaltında tutuldukları Çarşamba günü ameliyat olmaları gerektiğine dikkat çekerek, “Ameliyat olmaları gerekiyordu ama zamanı geçti. Aynı zamanda günlük olarak belli pansumanlarının da olması lazım. Cezaevine göndermek demek onları ölümü göndermektir” dedi. Hasta tutsakların salıverilmesi gündemdeyken yaralıların tutuklanmasının anlaşılamaz olduğunu vurgulayan Av. Benek, “Yaralıların tedavilerinin yapılabilmesi için tutsaklıklarına son verilmesi gerekiyor” diyerek, üst mahkemeye itirazda bulunacaklarını söyledi.
Av. Bekir Benek, tutuklamaların ise “hukuki değil siyasi” olduğunu vurguladı. DAİŞ’in 29 Kasım’da Mürşitpınar Sınır Kapısı üzerinden Kobanê‘ye gerçekleştirdiği saldırıya işaret eden Av. Benek şöyle konuştu: “KCK operasyonları gibi siyasi bir operasyondur. Bu operasyonun hukuki bir tarafı yok, dosyada bir delil filan da yok. Temel amacı DAİŞ’in Türkiye topraklarına yaptığı saldırıyı gündemden düşürmek ve dikkatleri farklı bir yöne çekmektir.”
Bütün Urfa bu suçu işliyor
Kobanê yardımlarının toplandığı Suruç Belediyesi’ne ait binaya yönelik baskını da hatırlatan Av. Benek, “Suruç’ta ek binaya yönelik operasyon da insani dayanışmaya yapılan bir operasyondur. Aslında Kürt halkının kardeşlerine dayanışma ruhuna yapılan bir operasyondur” diye konuştu.
Kobanêli yaralılara evini açan Mustafa Çiçek’in tutuklanmasının da bunun bir parçası olduğunu vurgulayan Av. Benek, “Eğer Kobanêli Kürt kardeşini evinde barındırmak suç ise tüm Urfa halkı bu suçu işliyor. Çünkü yüzbinlerce Kobanêli Urfa ve Suruç halkının yardımıyla burada barınıyor. Burada amaçlanan gündemi değiştirmek olduğu gibi dayanışma ruhunu da bertaraf etmeye çalışmaktır” dedi.
Hani Kobanêliler evindeydi!
Türk Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Urfa ziyaretinde Kobanêlilerle bir araya gelerek, “Burada evinizdesiniz. Türkiye evinizdir” yönündeki açıklamalarına atıfta bulunan Av. Benek, “Tutuklananlar yasadışı yollarla gelmedi. AFAD kayıtları var, devletin ambulansıyla gelip devletin hastanesinde tedavi oldular. Eğer bütün bunlar suç ise bu suçun başını AKP Hükümeti, ‘Kobanêlilere evinizdesiniz’ diyen Davutoğlu ve Sağlık Bakanlığı işlemektedir” diye konuştu.
Kaçak değillerdi
Av. Benek, “Yaralı Kobanêlilerin hastanelerde tedavisi yapıldıktan sonra yakalanmamaları maksadıyla özel yerlere götürüldükleri” yönündeki iddiaya da şöyle yanıt verdi: “Tedavileri devam etmesi gerektiği için taburcu edildikten sonra bir evde barındırılarak tedavileri sürdürülmeye çalışıldı. Kaçak değilki bunlar, dosyada kriminal açıdan suç unsuru yok. AKP Hükümeti’ni ve yerel uzantılarını insani dayanışmaya davet ediyoruz. Bu tür hukuksuz ve kanunsuz operasyonlardan vazgeçmek gerekiyor. Bunlar devletin resmi araçlarıyla gelmiş eğer ki bunların o evde bulunması örgüt suçuysa Başbakan ve Sağlık Bakanı da o örgütün suçuna iştirak ediyorlar. Ne değişti de gözaltına alma ve tutuklama kararı aldınız? Davutoğlu’nun beyanında samimi olmadığı açıktır.”
DİHA/URFA