
KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, Fransa devletini Kürt halkının özgürlük davasına karşıtlıktan ve düşmanca faaliyetlerinden vazgeçmeye çağırdı. Türk Başbakan'ın Kürtçe eğitim konusundaki son açıklamalarını da değerlendiren KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, "Anadilde eğitim hakkı tanınmadan Kürdistan'da hiçbir sorunun çözülmeyeceği kesin ve nettir" dedi.
KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı tarafından dün yapılan yazılı açıklamada, 9 Ekim komplosunun yıldönümü nedeniyle yapılan etkinlik ve eylemlere dikkat çekilerek, "Uluslararası komplonun tüm tahribatlarının ortadan kaldırılması, Önder Apo ve Kürdistan halkının özgürlüğüne kavuşması yönündeki mücadelesinin önünde hiçbir gücün engel olamayacağını bu 14 yıllık mücadele süreci ortaya koymuştur" denildi.
Fransa'nın rolü yadsınamaz
Uluslararası komplonun son 6 yıldan bu yana Avrupa zeminde sürdüren güçlerin başında Fransa devletinin geldiğini belirten KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, 1920'lerde Kürdistan'ın dört parçaya bölünüp inkar edilmesi ve ardından büyük katliamların yaşatılmasına yol açan politikanın geliştirilmesinde Fransa devletinin önemli bir rolü olduğunu hatırlattı. Fransa devletinin bugün de sömürgeci ve katliamcı uygulamaların yanında yer alarak Kürt halkının siyasetçilerine yöneldiğini vurgulayan Yürütme Konseyi Başkanlığı, son 6 yıldan örnekler vererek, "Fransa devletinin bu uygulaması Kürt halkına ve özgürlük hareketine karşı bir düşmanlık faaliyetidir" dedi.
Adem Uzun'un tutuklanması
Fransa devletinin, siyasi yaşamının tümünü Avrupa zemininde geçiren, daha çok Kürt halkı adına Avrupa'da diplomatik faaliyetleri geliştirmekle tanınan KNK Yürütme Konseyi Uyesi Adem Uzun'u suni gerekçelerle tutuklamasının, bu düşmanca politikasının bir devamı olduğunun altını çizen KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Geçmiş yıllarda birkaç kez Fransa devletini uyararak bu tutumundan vazgeçmesini istedik. Fakat o zaman Sarkozy öncülüğündeki Fransız Hükümeti uyarılarımıza uymadı, kirli çıkarları uğruna Kürt halkına karşı düşmanlık politikasını sürdürdü. Fransa'da yaşanan iktidar değişimine rağmen aynı düşmanlık politikasının sürdürüleceği anlaşılmaktadır. Biz, Fransa devletini bir kez daha bu düşmanca politikasını terk etmeye çağırıyoruz. Aksi taktirde Kürdistan Özgürlük Hareketi ve Kürt halkı misilleme hakkını kullanacak ve Fransa devletinin çıkarlarına dönük kararlar almak zorunda kalacaktır."
KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, işler bu noktaya varmadan Fransa devletini bu politikasını terk etmeye; Kürt halkının özgürlük davasına karşıtlıktan ve düşmanca faaliyetlerinden vazgeçmeye çağırdı.
Anadilin vazgeçilmezliği
KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, Türk Başbakan Erdoğan'ın önceki "Anadilde eğitim hak değildir" şeklindeki sözlerine de yanıt verdi, tepki gösterdi. Anadilin, insanların tercihi değil, doğuştan edindiği vazgeçilmez/tartışılmaz bir hak olduğunu hatırlatan KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı anadilde eğitimin olmadığı yerde, dilin kendini varlığını sürdürerek gelişmesinin imkansızlığını; asimilasyon ve kültürel soykırımın kaçınılmazlığını vurguladı. Bu nedenle yeryüzünde anadilde eğitim hakkının, temel bir insanlık hakkı ve evrensel bir geçerlilik olarak kabul ettiğine işaret eden KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, "Sömürgeci Türk devletinin Kürdistan'da anadilde eğitim hakkını yasaklaması, açıkça insan haklarının çiğnenmesi; asimilasyon ve soykırım politikasının uygulanmasıdır. Anadilde eğitim hakkı tanınmadan Kürdistan'da hiçbir sorunun çözülmeyeceği kesin ve nettir" dedi.
Türk Başbakan Erdoğan'ın sergilediği tutumun, AKP devletinin Kürdistan'daki asimilasyon ve soykırımı nasıl sürdüreceğini net bir biçimde ortaya koyduğunu kaydeden KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, şunları söyledi: "Tekçi, ırkçı anlayışını yeniden vurgulayan bu zihniyetin çözüm geliştiremeyeceği, çözüme dönük söylenen tüm sözlerin birer taktik ve Kürdistan halkına karşı psikolojik savaş uygulaması olarak söylendiği bir kez daha açığa çıkmıştır. AKP Hükümeti'nin bu tekçi, ırkçı, asimilasyoncu anlayışına karşı tüm Kürdistan halkının ve tüm yurtsever örgüt ve kurumların daha fazla anadile sahip çıkması, anadilde eğitim hakkını her yerde ve her vesileyle eylemleriyle ortaya koyması büyük bir önem taşımaktadır. Yurtsever Kürdistan halkı ve demokratik kurumların dil konusunda kesin ve net toplumsal bir tutum almadan ve bu konuda özgürlük mücadelesini yükseltmeden bu hakkın elde edilmeyeceği açıktır. Bu nedenle tüm Kürdistan halkını ve demokratik yurtsever kurumları sömürgeciliğin ırkçı, tekçi anlayışına karşı mücadeleyi yükseltmeye ve çeşitli eylemliliklerle anadilimiz Kürtçeye sahip çıkmaya çağırıyoruz."
ANF/BEHDİNAN