
Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Genel Sekreteri Mehmet Sıddık Akın, Anayasa ile her yurttaşın sağlık hakkının güvence altına alındığını belirterek, „Ne anayasa ne de kanunlar cezaevinde geçmiyor“ dedi. Tecridin cezaevindeki tutsakların hastalıklarını ağırlaştırdığına dikkat çeken Akın, „Tecrit, psikoloji ve bedensel ağır sağlık sorunlarına neden oluyor“ diyerek şöyle konuştu: „Tecrit dünyada insanlığa karşı bir suç olarak tanımlanıyor. Tecrit ve izolasyon cezaevlerinde bir model olarak uygulanıyor ve tutsakların üzerinde bir tehdit unsuru olarak kullanılıyor. Psikolojik açıdan amaç tutsakları çaresiz bırakıp teslim almaktır. Tutsakların düşüncelerini yok etme ve yaymalarını engellemenin adıdır.“
Türkiye’deki en ağır tecrit
Öcalan’a yönelik tecride ilişkin „Türkiye’deki en ağır tecrittir“ diyen Akın, bu uygulamanın Kürt halkı arasında ciddi bir rahatsızlık ve toplumsal direniş ortaya çıkardığını da işaret etti. Akın, „Ülkenin iç barışını ciddi anlamda tehlikeye sokuyor. Kürt halkı üzerinde büyük bir etki yaratıyor. Tecritten amaçlanan psikolojik açıdan rahatsız etmek, bedensel tahribat yaratmak ve halkla ilişkilerini kesmektir. Biliyoruz ki İmralı’da uygulanan tecrit Türkiye’deki en ağır tecrittir. Avukatlar ve basın aracılığıyla da öğrendiğimiz kadarıyla Öcalan’ın ciddi sağlık sorunları vardır“ dedi.
İmralı’daki tecridin son bulması için sivil toplum örgütleri ve toplumun bir bütün tepki göstermesinin önemine vurgu yapan Akın, „Hükümetin adım atması ve tecridin son bulması için tepkilerini göstermelidirler“ dedi.
Bilinçli bir süreç işletiliyor
Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Karar Yürütme Kurul Başkanı Eriş Bilaloğlu, cezaevlerinde tecrit ve sağlık sorunlarının sorunlarının çözümü için hükümet nezdinde girişimlerinin olduğunu belirtti. Bilaloğlu, „Ancak süreç çok ağır işletiliyor. Bilinçli bir süreç yürütülüyor. Cezaevindeki sağlık sorunları çözülmek istenmiyor“ dedi. Her gün yeni operasyonlar ile insanların cezaevlerine atıldığını söyleyen Bilaloğlu, çoğalan tutsak sayısının sağlık sorunlarını arttırdığına dikkat çekti.
‘Tecrit insanlık suçudur’
SES Genel Kadın Sekreteri Bedriye Yorgun da, „Dünyanın hiç bir yerinde görülmeyen bir tecrit Sayın Öcalan’a uygulanıyor. Öcalan ve diğer İmralı tutukluları aileleri, avukatları ile görüştürülmediği gibi sağlık haklarını da kullanamıyor. Devletin korumasında olan bu insanların sağlıkları hakkında kamuoyuna herhangi bir açıklama yapılmıyor. Tecrit başlı başına bir insanlık suçu. Tecrit suçu işlenirken bundan kaynaklı da ruhsal, psikolojik ve fiziksel anlamda sağlığı tehdit eden yeni bir durum ortaya çıkıyor“ dedi.
SES Genel Hukuk ve TİS Sekreteri ve aynı zamanda Cezaevi ve Sağlık Komisyonu üyesi Aslıhan Han Özden ise tepkisini şöyle dile getirdi: „Öcalan yıllardır zaten bir tecrit ortamında yaşamaktadır. Tecrit, onun iradesine kırmaya yönelik olduğu kadar, bir bütünen toplumu, emekçileri cezalandırmanın yöntemidir. Cezaevi ve sağlık komisyonumuz Kürtlere uygulanan tecrit ve imha politikasını ve bunun üzerinden yürütülen Öcalan tecridini gündemine aldı. Bir emek örgütü olarak bu mücadelenin bir ucundan hep tuttuk, bundan sonrada tutmaya devam edeceğiz.“
MURAT ÇİFTÇİ - DİHA/ANKARA / Haber sahibi Murat Çiftçi, dün yapılan siyasi soykırım operasyonu’nda gözaltına alındı.