
Böyle anlatıyor, 2013’ün sonlarında Qamişlo-Nisêbîn arasına örülmek istenen duvara karşı ölüm orucuna giren, ülke ve dünya basınında önemli yer edinen Nusaybin Belediye Başkanı Ayşe Gökkan.
Yapılmak istenen duvarla ne amaçlanıyordu? Duvar'ın şu andaki durumu ne? Ölüm orucu eylemi sırasında halkın yaklaşımı nasıldı? Bugün, sınırdan yardımlar geçebiliyor mu? Ayşe Gökkan önümüzdeki seçimlerde yeniden aday olacak mı? Bu çerçevedeki sorularımızı, Norveç'in başkenti Oslo'da düzenlenen ve dört parçadan Kürdistanlıların katılım sağladığı Rojava ile Dayanışma Gecesi'ne katılan Ayşe Gökkan'a yönelttik.
Kürt'e tahammülsüzlüğün sonucu
Gökkan, Türkiye'nin Qamişlo-Nisêbîn arasına duvar örme amacının Kürtlerin Rojava'daki kazanımlarıyla doğrudan ilişkili olduğuna işaret ediyor. Zira Rojava’da elde edinilen kazanımlar Kürdistan’ın diğer parçalarında, özellikle de Kuzey Kürdistan'da büyük bir heyecanla karşılanmış, halkta sınırların tümden kalkacağı yönünde bir inanç oluşmuştu.
Kürtlerin en ufak kazanımına tahammül edemeyen AKP Hükümeti ve Türk devleti çetelere yoğun desteğin yanı sıra, Kürtlerin moralini bozmak ve iki taraf arasındaki iletişimi kesmek için duvar örmeye başladı.
Duvara karşı Kürdistan’dan tepkiler geliyor, eylemler düzenleniyordu. Nisêbîn’de 6 Ekim’den itibaren halk basın açıklamalarıyla, yürüyüşlerle duvar örme çalışmalarının önüne geçmeye çalıştı.
Sınırlar akrabaları bölüyor
Ayşe Gökkan devamla şunları söylüyor: "Bu sınırlar sadece Kürtler’i değil, Süryaniler’i de Araplar’ı da böldü. Eski İçişleri Bakanı Muammer Güler’in de akrabaları sınırlar arasında bölünmüş. Buna rağmen duvar ördürttü. Sınır bölgesindeki mayınları halk canlarını, bacaklarını vererek temizledi. Erdoğan’ın İsrail’e karşı savunduğu Filistinliler, örülmeye çalışılan duvara karşı tepki veren açıklamalar yaptı. Biz açlık grevine girdiğimizde Nusaybin’deki Süryaniler de, Araplar da bizimle birlikte açlık grevine girdiler."
Su içmeyi de kestim
Taciz, baskı ve duvar örme çalışmaları devam edince, Ayşe Gökkan su içmeyi de kesiyor. Günler geçtikçe, birçok şehirde eylemler artıyor. Ülke ve dünya basınında, Gökkan’ın iki sınır arasında tek başına durup zafer işareti yapan fotoğrafları yer almaya başlıyor. Bu durum hükümeti zor duruma sokuyor. Hükümet ise 1.3 km uzunlukta, 2 metre yükseklikteki duvarın varlığını inkar ediyor. Konuyla ilgili BDP ile yaptığı görüşmelerde Gökkan’ın eylemine son vermesi isteniyor. Duvar örme değil, tel örgüleri onarma çalışması yapıldığını söylüyor. Ölüm orucu 8. gününe girince artık Gökkan’ın sağlık durumu da ciddileşmeye başlıyor. Duvar örme çalışmaları durunca, Gökkan da eylemine 9. günde son veriyor ve hemen tedavi altına alınıyor.
Sınırdaki son durum
Gökkan, duvarın bugünkü durumunu şu şekilde ifade ediyor: "Bugün iki kent arasında örülen duvar örme çalışmaları durdu. Varolan duvarlara çocuklar okula gidiş gelişlerinde taş atıyorlar. Artık bir nevi oyun olmuş. Duvar taşlama oyunu diyorlar. İki sınır arasındaki insani yardım geçiş yollarını, halk yaptığı eylemlerle, sabahlara kadar nöbet tutarak açtı. Dirbesiyê kapısından ayda bir kere Kürdistan ve dünyadan gelen gıda ve ilaç yardımları Rojava’ya geçiyor. AKP, elinden geldiğince bu geçişler sırasında sorunlar çıkarıyor. İlaç yardımları çoğu zaman engelleniyor. Bu nedenle Rojava’da birçok ameliyat narkozsuz yapılıyor. Kan torbası olmadığı için insanlar ölüyor. Birçok çocuk felçli doğuyor."
Ayşe Gökkan’ın şahit olduğu olaya göre; geçtiğimiz günlerde yaralı 10 YPG’li sınırdan tedavi edilmek için geçirilmek isteniyor -ki bu sınırlardan her gün onlarca, yüzlerce çete mensubu geçiş yapıyor-, ancak YPG’liler sınırda uzun süre bekletildiği için yaşamını yitiriyor.
Sınırda kadınlar fuhuşa sevkediliyor
Ayşe Gökkan, Rojava ve Nisêbîn'de yaşananların aynı zamanda kadınları değişik boyutlarıyla etkilediğini belirtiyor. Gökkan, dünya üzerinde 2 milyondan fazla kadının pazarlandığını ve Türkiye’de fuhuş bataklığına saplanmış kadınların çoğunun sınır bölgelerinden geçerken, pasaportunun alınıp, otomotikmen fuhuşa sevkedildiğinin altını çiziyor. Gökkan, Suriye’den Türkiye’ye geçen birçok kadının da bu şekilde bu bataklığa sürüklendiğini söylüyor.
Gökkan’ın Rojava’yla ilgili sunduğu bazı istatistiklerde dikkat çekici yanlar da var. Örneğin Rojava devrimi gerçekleşmeden önce Qamişlo’da ayda en az 10 kadın 'töre' cinayetine kurban giderken, son 6 ayda aynı Qamişlo’da töre cinayeti olmuyor.
Seçimlerde sonuç ne olur?
Gökkan ile yaklaşan seçimler hakkında da konuşuyoruz. Gökkan, son seçimlerde yüzde 82.4 oy aldıklarını, 30 Mart’ta gerçekleşecek yerel seçimlerde de BDP’nin oy oranını yükselteceğini düşünüyor.
Sara Kaya, BDP Nusaybin Belediye Eşbaşkan Adayı olacak. Gökkan, bir dönem daha aday olma hakkı olmasına rağmen bu hakkını kullanmayacağını ifade ediyor.
Kadın haber ajansı JINHA'da gazeteci olarak çalışmak ve siyaset akedemilerinde sorumluluk almak istiyor.
BARAN ADIYAMAN/OSLO