Bahar Osman, yaklaşık bir ay evli kaldıktan sonra, peşmerge olan eşinin Saddam rejimi tarafından kaçırılıp öldürülmesi ile yaşamını tek başına sürdürmek zorunda kaldı. Bir süre sonra ailesinin yanına dönmek zorunda kalan Bahar Osman, burada yeniden ailenin zorla evlendirilme baskısı ile karşı karşıya kaldı. Eşi öldürüldükten sonra ailesinin yanında yaşamaya başladı, bu arada kuaförlük yaparak geçimini sağladı. Osman, amca ve dayısının zorla evlendirme baskısına daha fazla dayanamayarak 2000 yılında Türkiye’ye kaçtı ve Wan’a yerleşti. Hayatta tek başına mücadele etmek zorunda kalan Bahar Osman, mülteci olduktan sonra daha fazla sorunla mücadele etmek zorunda kaldı.


'Eşim kayıplara karıştı'

Mülteci olarak geldiği kentte kimsesi olmadığı için birçok kişinin sözlü tacizine uğradığını, bu durumla mücadele ederken bir kadın olarak çok zor günler geçirdiğini anlatan Bahar Osman, çevrenin tepkilerinden kaynaklı tanıştırıldığı bir erkek ile ikinci evliliğini yaptığını dile getirdi. Bir süre sonra evlendiği kişinin evli ve çocukları olduğunu öğrenince ayrılan Bahar Osman, şu an 5 yaşında olan ikizleri ile birlikte depremin ardından yerleştirildikleri Kayaçelebi Konteyner Kent’te yaşıyor. Bahar Osman, “İkinci evliliğimi de isteyerek yapmadım. Toplumun kötü yaklaşımları vardı. Bütün mülteci kadınları sömürmeye çalışıyorlardı. Tabii ki bana da öyle yanaşıldı, ama buna kesinlikle müsaade etmedim. Baktım böyle olmuyor, tanıştığım bir aile vardı; onların bir yakınıyla evlendim. Eğer ben de ailemle mülteci olarak gelmiş olsaydım belki evlenmek zorunda da kalmayacaktım. Çocuklarım dünyaya geldikten sonra eşim kayıplara karıştı. Şimdi iki çocuğumla tek başınayım ve kuaförlerde iş bulabildikçe çalışıp geçimimi yapıyorum. Bu şekilde konteynerde yaşam mücadelesi veriyorum” dedi.

'Çocuklarım travma yaşıyor'
Depremden sonra yerleştirildikleri konteynerlerde uzun süre elektriksiz kaldıklarını, bunun için çocuklarının durumundan kaygı duyduğunu dile getiren Bahar Osman, bu zorluklarla mücadele ederken kendisinden önce çocuklarının psikolojisinin bozulduğunu ve travma yaşadıklarını söyledi. Okula giden çocuklarının maddi imkanı elvermediği için giyecek hiçbir şey alamadığını ifade eden Osman, “Küçük çocuklarım var ve ben onlar için endişeleniyorum. Buraya bir sürü yardım geldi ama konteyner sorumluları bize ulaştırmadı. Benim bir gelirim yok. Neden bizim hakkımızı yediler? Çocuğumun botu ve montu yok, ince hırka ve yırtık bir ayakkabıyla okula gönderiyorum. Bunun için duyarlı insanlardan yardım bekliyorum” dedi.

DİHA/WAN