Geçmişten beri meraklı
Ebru Donukbaş, sanata ve sanat derslerine karşı uzun zamandır ilgisi olduğunu ifade etti. Donukbaş, üniversite yıllarında ebru sanatına ilgi duymaya başladığını fakat öğretecek kimse olmadığı için öğrenemediğini dile getirdi. Mûş’a atandıktan sonra halk eğitim merkezinde ebru kursu açılacağını duyunca kursa giderek ebru sanatını öğrenen Donukbaş, toplumların, üzerinde büyük baskı oluşturdukları kadınlar için ebru sanatının iyi bir rahatlama yöntemi olduğunu ifade etti. Donukbaş, “Biz kadınlar, sürekli ‘zamanım yok, yapamam, edemem’ diyoruz. Fakat her insan kendisine az da olsa bir zaman ayırıp ebru sanatıyla uğraşmalı. Uğraştıklarında gerçekten de huzura eriştiklerini fark edecekler” ifadeleriyle özellikle kadınların ebruya yönelmeleri gerektiğini dile getirdi.
Ebru sanatını yaşatmak istedim
Ebru sanatını öğrendikten sonra kendisine ait bir sergi de açtığına işaret eden Donukbaş, birçok sanat dalıyla uğraştığını fakat aralarında en çok ebruya ilgi duyduğunu belirtti. Ebru sanatının unutulmaya yüz tutmuş bir sanat dalı olduğunu da sözlerine ekleyen Donukbaş, bu sanat dalı üzerinde çalışmalar gerçekleştirerek Mûş‘ta ön plana çıkardığını ifade etti. Ayrıca Donukbaş, 2014 yaz aylarında ikinci ebru sergisini de açmayı düşünüyor. Ebru sanatı dersinin halk eğitim merkezlerinde verildiğini fakat eğitim süresinin yetersiz olduğunu belirten Donukbaş, bu sanatın üç-dört ay gibi kısa bir sürede öğrenilemeyeceğine dikkat çekerek eğitimin özel derslerle güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Ebru yaparken sabrı öğrenmek
Donukbaş, ebru sanatını şöyle anlattı: “Ebru yaparken zemin, yürek ve battal; ebru yaptıktan sonra ise çiçek yapma aşamasına geliyoruz. Zemin veya battal ebru, kısa zamanda öğrenilemiyor. Battal ebru öğrenildiği zaman diğer ebruları yapabilirsiniz. Ebru yaparken ruh haliniz, yaptığınız ebrularınıza da yansıyor. Eğer ebru yaptığınız gün ruh haliniz iyiyse, neşeli ve mutluysanız, yaptığınız çalışma da iyi olur. Ebru sanatını yaparken sabrı da öğreniyorsunuz.”
ŞEHRİBAN ASLAN-JİNHA/MUŞ