rivayet sanılır belki
gül memeler değil
domdom kurşunu
paramparça ağzımdaki…" (Ahmed ARİF)
Kana doymayanlar sussa da insan olan, vicdanı olanlar "kirvem hallarımı aynı böyle yaz" dercesine bu katlamı insan olana anlattılar, anlatmaya da devam ediyorlar.
Evet Roboskî katliamının üzerinde bir yıl geçti. Çağın tiranları döktükleri kanların üzerini örtmeye çalışırken, parçalanan bedenlerin görüntüleriyle vicdanlar bir kez daha üşümüştü.
Dünya 2012'ye, yeni bir başlangıca hazırlanırken, Türk Başbakan Erdoğan ve kimyasal komutanı Necdet yeni bir katliamın sarhoşluğunu yaşıyorlardı. Kürtler bir kez daha kendilerine hiçbir değer vermeyen bir devlet ve iktidarla karşı karşıyaydı. Çoğu çocuk 34 insan, beyaz karlar üstünde bombalarla parçalanan bedenleriyle her gün çoğalıyor. Katliamı gerçekleştirenler ise "onlar terörist"ti demeye devam ediyorlar.
Her türlü olayı Kürtlerin özgürlük mücadelesini bastırma ve Kürtleri kültürel soykırıma uğratmak için değerlendiren Türk devleti, Roboskî'de suçüstü olmuştu. Kürtler yakalarına yapışmıştı, "Ya Roboskî'nin hasabını vereceksiniz ya da vereceksiniz!"
Kürt katliamlarını ve Roboskî'yi unutmamak için PolitikART'ın 106. sayısının dosya konusunu Roboskî'ye ayırdık.
Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nun Roboskî Katliamı’nı incelemekle görevli alt komisyon başkanlığının hazırladığı taslak raporu İstanbul Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, "Roboskî Katliamı Soruşturması: Dağ fare doğuramadı!" başlığı ile PolitikART okurları için değerlendirdi. Dosya kapsamında, Reyhan Yalçındağ "Destana Roboskî"yi kaleme alırken, Psikiyatrist Dr. Hira Selma Kalkan ise "Zamanın durduğu yer: Roboskî" yazısı ile "İnsanlar acılarına tutunmuş, acıdan ve öfkeden başka bir şey yaşayamaz hale gelmiş" vurgusunu yapıyor. Roboskî Katliamı mağdurlarından Ferhat Encü ve "Ağlama Anne, Güzel Yerdeyim" belgeseliyle katliamı beyaz perdeye yansıtan yönetmen Ümit Kıvanç, sorularımızı yanıtladılar. Yine dosya kapsamında, Necmettin Salaz "Roboskî'ye ağıt" yakarken, Vedat Yıldırım ise Bajar'ın seslendirdiği "Sî û Çar Heb" şarkısının öyküsünü "Roboskî için Requiem" başlığı ile PolitikART için yazdı.
PolitikART'ın 106. saysında, 34 yıl önce Maraş'ta gerçekleşen katliamı, Devriş Çimen "Maraş Katliamı ile yüzleşebilmek" başlığıyla değerlendirirken, Dağın Dili'nde Esra Bilge "Araftan Çıktı" diyor. Portre bölümünde ise sinemanın filozofu olarak bilinen Rus film yönetmeni Andrey Tarkovsky yer alıyor. Yine bu sayımızda Nesimi Kalkan'ın "Var olma ve değerleşme" ve Ahmet Ataş'ın "Halkın kütüphanelerini kapatarak ekonomik krizden çıkmak" başlıklı yazılarının yanı sıra "49’lar Olayı" olarak Kürtlerin tarihine geçen ve aralarında Apê Musa, Sait Elçi, Şerafettin Elçi gibi insanların olduğu 17 Aralık 1959 tarihli tutuklamaları konu alan "Bir davanın hikayesi"ni Zerdeşt Tolhıldan'ın kaleminden okuyacaksınız…
12 Ocak'ta çıkacak 107. sayımıza dek hoşçakalın diyoruz...
editörden