Belki, halının altına süpürmek gibi tozları, kırışık merhemleriyle, estetik operasyonlarla kapatılabilir izler; ama neye yarar ki bu? Yaşlanıyoruz, yaşlanmak zorundayız.
Yaşlılığı salt “sorun tarif etme” refleksiyle konuşmak doğru değil elbette. Fakat herkes bir gün yaşlılıktan kaynaklanan biyolojik, sosyal, ruhsal ve/veya ekonomik sorunlarla yüzleşmek zorunda kalacakken konunun bunca yüzeysel konuşulması, yaşlıların bu kadar az önemsenmesi, yaşlılara dair politikanın başat tartışmalardan biri haline gelmemesi, anlaşılır bir durum değil.
PolitikART’ın 155. sayısında, bu eksikliği gidermeye dönük bir adım atmak istedik ve yaşlılığı tartışmaya açtık. Ayrıca, insan hikayelerine döndük yüzümüzü. Diasporada yaşlanan insanlarımıza ise özel yer ayırdık. Alanında uzman yazarlarımız, durum tarifi yaptı; çözüm yollarını sorguladı. Bunların yanına, ‘Sürgünün Dêrsim sembolü’ Şenge Ana’nın hikayesi eklendi.
Dosya yazılarımız yanında portre, hikaye ve anlatı yazılarımız da sayfalarımızda okurlarımızı bekliyor.
İlgiyle okuyacağınızı umuyoruz.
156. sayımızda görüşmek üzere!