Kamu düzeni tartışmalarının en çok alevlendiği anlardan biri, Cizre’de Kürt halkına Hizbulkontra ile devlet güçlerinin ittifak halinde saldırdığı dönem oldu. Evlatları polis ve kontra kurşunlarıyla katledilen Kürtler, özsavunma gerçekleştiriyor; mahallelerini korumak için hendekler kazıyor; kimi yerlerde meşru müdafaa çerçevesinde karşı-eylemler düzenliyordu. ‘Kamu’ halk anlamına geliyorsa eğer, kamunun düzenine, can güvenliğine kimin kast ettiği de açıktı. Fakat ‘suçlu’ yine küçücük çocukların da dahil olduğu evlatlarını devletin kurşunlarına kurban veren Kürtler ilan edildi!

Cizre, bu tür özel savaş anlarına yabancı değil. İlçe halkı, özellikle 92’deki kanlı Newroz’dan bu yana böyle dönemlere aşina. Cizrelilerin bu ‘saldırı konseptlerine’ cevabı ise hiçbir zaman geri durmak, ‘balans ayarına’ boyun eğmek olmadı. Bugün de öyle değil.

PolitikART’ın bu sayısında, Cizre’yi tartışıyoruz. Dünü, bugünü, iktidar politikaları ve halkın direnişiyle...

Ayrıca yine farklı konularda yazıları da ilginize sunuyoruz.

159. sayımızda görüşmek üzere!