En köklü medeniyetlere beşiklik eden Mezopotamya ve Kürdistan topraklarında inşa edilen evlerde de bu geçmişin en güzel örnekleri, eserleri çıkar karşımıza. Evler, bu topraklarda asırlarca beraber yaşamış halkların da ortak mirasıdır. Bu coğrafyada nefes alan Ermeni, Asuri, Kürt, Türk, Arap ve diğer halkların alın terini, geçmişlerine dair tüm izleri bugüne ulaşan ev duvarlarının kabartmalarında, kullandıkları taşlarda, evlerin avluları, damları, merdivenleri, her bir taşında, tüm zenginliği, renkliliğiyle görmemiz mümkün.
Yerleşik yaşamın bir ifadesi, sağlık, varlık, huzurun simgesi olarak da kabul edilen "ev", bu topraklarda yaşayan halklara yönelik yıkımın, kıyımın da aynası. Evler, savaşın, her çağın egemenlerinin verdiği zararlar kadar bugün de kapitalist politikaların yıkımıyla karşı karşıya. TOKİ, HES, barajlar gibi rantçı projeler sonucunda -Kürtçe'deki deyimiyle- "Mala me xera dikin"! İnsanlığın evleri yıkılıyor, ocağı söndürülmek isteniyor!
PolitikART'ın bu sayısını, Kürdistan'daki evlere ayırdık. Hem evlerimizin tarihine bir göz atmak hem de bugünün yıkıcı politikalarına ve ekolojik alternatiflere dikkat çekmek istedik. Beğenerek okuyacağınızı umuyoruz...