
AKP yönetimindeki Türk devletinin Ezaz üzerinden bölgeye tank, top, zırhlı araç, asker ve çete sevkıyatının yoğunlaşmasını, Efrîn ve Şehba'ya yönelik, mevcudu aşan bir saldırı hazırlığının göstergesi olduğunu belirten YPJ Efrîn Komutanlığı üyelerinde Nûjîn Dêrik, "Bütün imkanlarımızı devreye koyduk. Her türlü saldırıya cevap vermeye hazırız. İspatlandı ki bu dünyada hiçbir güç bizi yenemez ve bitiremez” dedi.
Türk devletinin, Rojava merkezli Kuzey Suriye'ye 24 Ağustos 2016’da başlattığı işgal harekatı devam ederken yaklaşık bir haftadır Ezaz üzerinden bölgeye tank, top, zırhlı araç, çete ve asker sevkiyatı yoğunlaştı. YPG öncülüğündeki QSD'nin, ABD liderliğindeki Uluslararası Koalisyon'un desteğiyle Reqa'yı özgürleştirmek için başlattığı 'Büyük Savaş'la birlikte hesapları bozulan Erdoğan liderliğindeki Türk devletinin bu yığınağı, BAAS rejimi, İran ve Rusya'nın da onayıyla Efrîn ve Şehba'ya daha kapsamlı bir işgal girişimi olarak görülüyor.
Efrîn Kantonu YPJ Komutanlığı üyelerinden Nûjîn Dêrik, konuyla ilgili ANF'nin sorularını yanıtladı.
Türk devletinin Efrîn ve Şehba’ya saldırı hazırlığında olduğunu teyit eden Nûjîn Dêrik'in verdiği bilgilere göre; Türk devleti, son birkaç gündür zırhlı araç, tank ve obüsler ile önemli sayıda güçlerini Ezaz, Mare ve Rai tarafında yerleştiriyor. Hedefi, Ezaz ve Mare’den Qastel’e kadar olan hattan Efrîn’e saldırmak. ‘Fırat Kalkanı’ adıyla kurup yerleştirdikleri çeteler de destek sunacak. Birkaç gündür obüs, havan, tank ve ağır silahlar hiç durmadı. Birkaç gündür bütün Şehba hattından hem ağır silahlarla çok yoğun saldırı var hem de sızmaya çalışıyorlar.
Özgür Reqa tedirginliği
Uluslararası Koalisyon'un Reqa'yı DAİŞ işgalinden kurtarmak için hazırlık yapan QSD'ye desteğini açıklamasının ardından panikleyen Türk devletinin, Minbic ve Girê Spî'de bloke edildiği için tüm ağırlığını Şehba ve Efrîn'e verdiğini kaydeden Nûjîn Dêrik, Reqa özgürleşmeye doğru gittikçe yeni işgal girişimini hızlandırdığını söyledi. Reqa'daki QSD zaferini engellemek isteyen Türk devletinden her türlü kötülüğün beklenebileceğini belirten YPJ komutanlarından Dêrik, zaten İdlib’in de Efrîn sınırında olması nedeniyle “güvenli bölge”ye dahil edildiğini hatırlattı.
Cerablus’tan İdlib’e kadar
Türk devletinin başından beri vekalet eden çetelerle yetinmeyerek bizzat İdlib'te olmak istediğini anımsatan Nûjîn Dêrik, İskenderun ile bu bölgeyi birbirine bağlamayı; Cerablus’tan İdlib’e kadar koridor açıp hat hat kurmayı amaçladığını vurguladı.
Tek başına da yönelir
Nûjîn Dêrik, Türk devletinin son süreçte Kuzey Suriye’de yapacağı saldırılara meşruiyet zemini kazandırmak için ‘Ev Sahibi’ adıyla bir çete kurduğu bilgisini paylaşarak, fakat bunun dünyada meşruiyet kazanacağına inanmadığını söyledi. Ancak Komutan Dêrik, şunun da altını çizdi: "Türk devleti meşru olsun olmasın kendi başına böyle bir saldırı gerçekleştirebilir."
Destek aldığı kuşkulu
Şu ana kadar İran, Rusya ve Suriye'nin Efrîn’e saldırı planı konusunda Türklerle ortak olduklarını söyleyebilecek verilere sahip olmadıklarını belirten YPJ komutanlarından Dêrik, fakat Türk devletinin Reqa operasyonunu boşa çıkarabilmek için herşeyi yapmayı göze alacağından emin olduklarını ifade etti.
Halep yolu açılabilir
BAAS rejiminin bir süredir Halep yolunu kapatmasının geçici bir sorun olduğunu düşündüklerini kaydeden Nûjîn Dêrik, “Bu günlük bir sorundur. Çok ciddi ya da kalıcı bir tutum olarak görmüyoruz. Reqa'dan dolayı gelişen bir durum ama çözmek için çabalarımız; çalışma ve tartışmalarımız. Kısa sürede çözüleceğini umuyorum” diye konuştu.
Zaten saldırıları sürüyor
Nûjîn Dêrik, Türk ordusu ve bünyesindeki çetelerin günlük olarak saldırdığını ama gerekli yanıtı da aldıklarını vurgulayarak, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Cuma gününden beri yine Rojava ve Kuzey Suriye'yi hedef aldığına dikkat çekti. "Türk tarafa 'asla müsaade etmeyeceğiz' nakaratını tekrarlıyor. Biz de var olduğumuz sürece Kuzey Suriye'nin özgürleşmesini kemse engelleyemeyecek. Bunun için her bedeli öderiz” dedi.
Saldırıları boşa çıkarırız
Efrîn Kantonu YPJ Komutanlığı üyelerinden Nûjîn Dêrik, türk devletinin saldırılarına karşı hazırlıklı olduklarını, şu bilgiler eşliğinde anlattı: “Güçlerimiz cephede savunma hattında yerleşmiş durumda. Bütün imkanlarımızı devreye koyduk. Hem El Ekrad Cephesi güçleri hem YPG ve YPJ olarak bize karşı geliştirilecek her türlü saldırıya cevap vermeye hazırız. Bütün güçlerimizin; kadınlar ve gençler öncülüğündeki halkımızın direnişiyle faşist Türk devletinin saldırılarını boşa çıkaracağız. Kendimize ve halkımıza güvenimiz tam. AKP yönetimindeki Türk devleti de şunu bilsin; ne yaparsa yapsın başaramayacak. Ne kadar saldırırsa saldırsın boşa çıkarabilecek güçteyiz.”
Berxwedan: Kobanê’yi de aşar
ANF’ye konuşan YPG Efrîn komutanlarından Mehmud Berxwedan ise eğer böyle bir saldırı olursa Kobanê’den daha fazla direneceklerini söyledi. Türk devleti ve çetelerine karşı direnişin en üst mertebede olacağını vurgulayan Berxwedan, "Bu savaştır ve meşru savunma ekseninde hareket ediyoruz. Kobanê'de direnişimizin sonucu, kazanımlar görüldü. Kobanê gibi bir saldırı olursa bunun direnişi ve kazanımları daha farklı olacaktır" dedi.
ANF/EFRÎN
Şehba’daki Türk işgalciliği
Şehba bölgesi Kuzey Suriye’nin önemli bir parçası. Bölge Kürt, Arap ve Türkmen halklarının varlığıyla ortak yaşamın örneğini teşkil ediyor. Ancak Türk devleti bu bölgeyi savaş alanına çevirdi, işgal ettiği alanlardaki insanları göçe zorladı.
Aslında Şehba Türk devlet varlığıyla yeni tanışmıyor. Osmanlı İmparatorluğu 1516’da Suriye topraklarını işgal ettikten sonra bölgede demografiyi değiştirme planları da başlamış oldu. Daha sonra BAAS rejimi, Arapçılığı bölgeye dayattı. 2013 yılında ise Türk işgalciliği, düşmanca siyasetiyle başta Kürt halkı olmak üzere Kuzey Suriye halklarına karşı bunu tekrarladı.
MİT’in talimatıyla Şehba’nın Til Eran ve Til Hasil bölgeleri çeşitli katliamlardan geçirildi. 24 Ağustos 2016’da ise Cerablus ve sonrasında Rai ile Bab bölgeleri işgal edildi.
İşgalin getirdikleri
Türk devleti, işgalle birlikte Kürtsüzleştirmeyi esas alan nüfus yapısıyla oynamayı devreye soktu. Humus’un Weir Mahallesi’nden bin 673 aile ve Irak’tan da 150’den fazla Türkmen aileyi bölgeye getirerek, yerleştirdi. Ayrıca Şehba alanlarına saldırı düzenlemek için askeri güçlerine ve bünyesindeki çeteleri bölgenin önemli noktalarına konuşlandırdı.
220 köy işgal edildi
Türk ordusu ve çeteleri, bölgenin 220 köyünü işgal etti. Dodyan, Til Betal, Til Şeîr, Hiwar Kilis, Qeir Kelbîn, Sosinbat, Til Betal Şerqî, Qubet El-Şêx, Olan, Numan ve Qebasîn gibi 50 köyü de yakıp yıktı. Bu işgal ve talan faaliyetleri yüzünden binlerce yurttaş Efrîn Kantonu’na ve özgürleştirilmiş diğer bölgelere göç etmek zorunda kaldı.
Ya Türk ol ya da terk et!
Türk devleti, bölgede yaşayan Kürtlere, ‘Ya Türk kültürünü kabul et ya da burayı terk et’ siyasetini uyguladı. Bu doğrultuda siviller kaçırılıyor, idam ediliyor, malı-mülkü talan ediliyordu. Kurdu birimlerle mülksüzleştirmeyi sağlayıp saha üzerinde istediği gibi oynadı.
İsim değişikliğine gitti
Köy, kasaba, belde ve merkezlerin isimlerini Türkçe yaptı. Cerablus’un adını Karkamış, Eqîl Tepesi’ni Bülent Albayrak ve Rai kasabasının ismini Çobanbey olarak değiştirdi.
Askeri üslerin kurulması
Türk devlet çeteleri, Kuzey Suriye bölgelerini işgal etmeye zemin hazırlamak ve özgürleştirilmiş alanlara saldırmak için Bab ve Ezaz bölgelerine tank, zırhlı araç, silah ve cephanelerini sevk edip yerleştiriyor.