Efrîn Kantonu Ekonomi Bakanı Dr. Ahmet Yusuf, üretime dayalı toplumsal ekonomik modeli esas aldıklarını kaydederek, bunun kısa vadede görülen sonuçlarının, orta ve uzun vadede çarpıcı olacağını belirtti.

Dr. Ahmet Yusuf, kanton ilanının üzerinden geçen 6 aylık sürede yapılanlar ve yapılacaklarla ilgili sorularımızı yanıtladı.

Geçen altı aylık süre içinde hangi sorunlarla karşılaştınız, aşmak için nasıl bir yöntem izlediniz?

Bizi en fazla zorlayan sorun, halkımızın alıştırılmış olduğu günübirlik yaşam zihniyetidir. Bu zihniyet, uzun vadeli planlar yapmamayı, uzun vadeli planları benimsememeyi beraberinde getirdi. O yüzden bazı plan ve projelerimizi uygulamada gecikme yaşadık. Ancak bu zihniyeti kısmen de olsa aştık; uzun vadeli bazı plan, program ve projeler kabul ettirip bu yönlü adımlar attık.
Diğer bizi zorlayan bir konu ise Kürtlerin şimdiye kadar kendi kendini yönetmeye alışık olmamasıdır. Sürekli sömürgecilerin efendiliği altında yaşadıkları; kendi kendilerini yönetme deneyimi olmadığı için ciddi sorunlar yaşadık. Umursamaz, önemsemez ve adeta birileri gelip bizi yönetsin tavrından dolayı zorlandık. Bazı şeyleri kırarak adım attık. Kolektif bir çalışma tarzını esas aldık. Ancak sağladığımız gelişme, istediğimiz düzeyde değil.
Zorluk çektiğimiz bir diğer konu ise toplumsal yasalara, doğa yasalarına ve uluslararası bazı yasalara yabancı olmamızdı. Bu durum, aldığımız bazı kararlarda yanlışlıklar yapmamıza da neden oldu. Ancak yanlıştan dönmekte zorluk çekmedik.

Sorunları tespit edip kısmen de olsa aştıktan sonra ne tür çalışmalara yöneldiniz?

Topluma hizmet ve ekonomik gelirin sağlanması için kafa yorduk. Heyetimizin tanımını yapıp görev ve sorumluluklarını belirledik; ilkelerini oluşturduk.
Hiçbir ekonomik gelişmenin toplumsal gelişme, örgütlenmeden kopuk sağlanamayacağından hareket ederek, Sivil Toplum Örgütleri Kurumunu, motive ettik. Bizim desteğimizle 15 Nisan’da Efrîn Kantonu Sanayi ve Ticaret Odası kuruldu. Ekonominin toplumsalllaşması, üretim formunun çoklu olması sağlanacak.

Sanayi ve Ticaret Odası’nı kurmaktaki hedefiniz neydi?

Yatırımlar için elverişli ortam ve koşulları sağlama, Kürdistan’daki işverenlerimizle ilişkiler kurma amaçlandı. Önümüzdeki dönemde Amed merkez olmak üzere ülkemizin diğer parçalarında bazı görüşmeler yapılacak. Üretim festivallerine katılacak, burada öncülük yapıp davetler çıkaracak.

Kantondaki üreticilerin mallarına alıcı bulması için herhangi bir proje geliştirdiniz mi?

Onlarla yapabileceklerimizi tartıştık. Kantonumuzda üretilen ürünler, günümüz koşullarında Suriye’de birinci sıradadır.
Şimdi kantonumuzda 250-300 arasında dikim atölyesi açılmış durumda. Bu atölyelerde günde 1 milyon ile 1 milyon 200 bin parça giyim eşyası dikiliyor. Burada üretilen ürünler, Suriye’nin her tarafına gönderiliyor. Yine Lübnan, Türkiye gibi ülkelere de bu ürünler gidiyor. Bu atölyelerde yaklaşık 3 binden fazla insan çalışıyor. Bu Efrîn’in, bir ekonomi, üretim ve ticaret kenti olarak tanınması için büyük bir fırsattır. Şimdi bu ürünlere bir marka oluşturmayı düşünüyoruz. Böylelikle patent oluşturma çalışmalarını da başlatmış oluyoruz.
Yine metropol düzeyine gelen kentimizde hala bir otel yok. Aslında bu durum toplumsallığımızı gösteriyor. Ancak bundan sonra otelsiz olmuyor. Zira dışarıdan gelecek olan misafirler var; bundan sonra daha fazla olacak. Şimdi yapımı sürüyor.
Üretime dönük yatırım yapacaklar için bürokratik süreci bir güne indirmeyi hedefledik; şimdiye kadar uygulandı ve hep olumlu yanıt verildi.
Maliye konusunda ortaya çıkan sorunları çözmek için 2015 yılına veri tabanını bitirmiş olarak girmek istiyoruz.

Siyasi gelişmelerin şimdiye kadarki yansıması nasıl, olumluya gidiş var mı?

Avrupa ve diğer alanlarda yürütülen diplomatik çalışmalar ekonomik gelişmemizi etkiler. Kuzey ve Türkiye ile olan sınırlarımızdan kapıların açılması için çalışmalar yürütüyoruz. Alanlarımızın güvenlikli, yatırıma elverişli olduğunu tanıtmaya çalışıyoruz. Bazı olumlu politik yaklaşımlar gösterilirse ekonomik ve üretim anlamında çevre ve komşu ülkelerle ilişkiler geliştirmeye hazırız. Çünkü dinamik, güçlü potansiyele sahip bir ekonomik üretim alt yapımız var. Aslında bu bilinmiyor değil ancak uluslararası güçlerin, özgür Kürde yaklaşımlarından ötürü değerlendirilmek istenmiyor.
Siyasal gelişmelerde bir düzeltme olacak gibi görünüyor. Bu kantonumuzun hem ekonomik durumunda hem de sosyal durumunda bir gelişmeye neden olacak.

Efrîn’in metropol düzeyine ulaşması, beraberinde yapılaşma, imar ve benzeri sorunları getiriyor. Bu konuda ne tür çalışmalar yürüttünüz?

Göçten sonra kantonumuzda en fazla öne çıkan inşaat sektörü oldu. Onun için bu konuda bir proje geliştirildi. İnşaat sektörünü bir kooperatife dönüştürme projemiz var. Üzerinde çalışıyoruz. Şirket sahipleri ile toplumsal çıkarın dengelendiği bir projedir.
Baas rejiminin Efrîn’e yönelik hiçbir yatırımı yoktu; yapılaşma, kentleşme, ulaşıma dönük herhangi bir planlama yoktu; köy konumundaydı. Zaten nüfusunun çoğu Halep’e göç etmişti. Devrimle birlikte bu insanların büyük çoğunluğu döndü. Bunların dışında Şam, Hama, Humus, Rakka, Idlıp’ten gelen binlerce aile var. Bunun için kış aylarından bu yana Efrîn’in her yerinde yapılaşma çalışmaları başladı. Binlerce yapı şimdi inşa ediliyor.
İnşaat Yapı Kooperatifi ile hem şehirleşme ve imar planı hem de yurduna dönen insanlarımızı ev sahibi yapmaya çalışacağız.

Tarım ve hayvancılık konusunda ne tür projeler geliştirdiniz; bunların kaçını uygulamaya başladınız?

Komünal/toplumsal ekonomi, tarımsal üretim ve hayvancılık kooperatifleri üzerinden gelişecek. Diğeri ticaret ekonomisinden öteye gitmeyecek.
Köylerde uygulanan komünler üzerinden şimdi ortaklaşma yaratmaya çalışıyoruz. Bu ortaklaşmadan sonra kooperatife dönüştürmeyi düşünüyoruz. Bunu uzun bir süreye yaymadan yapacağız.
Efrîn bir tarım kentidir. Ama rejim döneminde tarımsal üretim neredeyse bitme noktasına gelmişti. Devrimin gerçekleşmesinden sonra topraklara dönüş bu konuda yeniden bir canlanma getirdi. Ancak ambargo, tarımsal üretimdeki gelişmeyi olumsuz yönde etkiledi. Çiftçilerimizin durumunu zora soktu. O yüzden bundan sonra kayıtsız şartsız bir şekilde ürünlerin dışarıya çıkması gerektiği kararı aldık. Buğday dışındaki tarımsal ürünlerin bölgenin dışına çıkmasına hiçbir şekilde engel koymayacağız. Bu kararımız çiftçilerimizin yüzünü güldürdü. Çünkü geçen sene yok pahasına verdikleri kiraz, üzüm, nar gibi ürünlerinden şimdi bir gelir elde ediyorlar.
Bölgemiz baharat açısından da çok zengin. Her ev özellikle de Şêrava taraflarındaki köyler, ailelerin bazıları baharat toplayıp paketleyip satmakla geçimlerini sağlıyorlar. Bunu küçük çaplı ve ortak bir üretim dalına dönüştürme planımız var. Adım adım da uygulamaya koyuyoruz.
Konserve üretme alanında bazı küçük çaplı üretim birimlerini kurmayı hedefledik ve adım adım geliştiriyoruz. Reçel üretimi için küçük çaplı üniteler kurmayı hedefledik; planlayıp projelendirdik, başlama aşamasındayız.
Yine bölgemizdeki Nar üretimine dönük bazı şeyler projelendirdik. Şimdiye kadar üretilen narların hepsi sofralık olarak kullanılıyor. O da yetiştiricilerin çürüyüp bozulmaması için en düşük fiyata satmalarına neden oluyor. Ev ekonomisi dahilinde nar suyu yapılıyor. Bir nar suyu üretme işletmesinin proje ve planlaması yapıldı, şimdi uygulama aşamasında.

Efrîn Kantonu’nun sembol olan üretimleri var. Bunların tanıtılması, standardize edilmesine yönelik çalışmalarınız var mı?

Kantonumuzun sembol üretimi Zeytindir. Zeytinden de çok yönlü biçimde yararlanılıyor. Yağ ve sabun üretimi yapılıyor. Ancak şu ana kadar bu konuda herhangi bir marka ya da standarda gidilmiş değil. OSabun için bir standart ve etiket oluşturma çalışmalarımız var. Sabun üretme fabrikaları var, ancak büyük bir dağınıklık ve örgütsüzlük söz konusu.
İçme suyu sorununu çözmek için var olan kaynaklarımız üzerine içme suyu dolum tesisleri yapmaya çalışıyoruz. Bununla şişe suyu üretimini yapacağız. Bir hafta 10 gün içinde bu proje hayata geçecek.
Diğer bir konu ve projemiz ise zeytin yağına bir standart oluşturma çalışmalarıdır. Kantonumuzda elde edilen zeytinyağının kalitesi yüksektir. Ancak şu ana kadar bu konuda herhangi bir standardizasyon çalışması yapılmamış. O yüzden halkımızın bu yüce emeği elinden çok cüzi bir paraya alınıp götürülüyor. Üreticilere birlik oluşturacağız.
Standardize edeceğimiz, kalite ve marka oluşturmayı düşündüğümüz bir diğer şey de giyim dalındaki üretimdir. Yani kantonumuzda üretilen giyim malzemelerine de bir etiket, patent oluşturacağız. Yüzlerce dikim atölyesi var ama her biri bir yerde ve kendi başına çalışıyor. İlk etapta onlar için bir merkez düşünüyoruz. Yani hepsini bir merkezde toplama. Ondan sonra ürettikleri mallar için bir ortak etiket bulmaya çalışacağız.
Hiçbir bakanlık toplumun sorunları çözmeyi kendi başına sadece kendi çalışmalarıyla yapamaz. O yüzden bizde diğer bakanlıklarla işbirliği ve ortak çalışmalarla sorunları çözmeye çalışıyoruz. Mesela Sağlık Bakanlığı ile ortak bir proje üzerinde duruyoruz. Kantonumuza 100 yatak kapasiteli bir hastane projesidir. Diğer tüm konularda olduğu gibi bu konuda da ülkemizin diğer parçalarında ve yurtdışında yaşayan insanlarımızın desteklerini esirgememelerini istiyoruz.
Elbette bazı projeleri kendimiz geliştirebiliyoruz, bazılarını ise geliştiremiyoruz. Bunun için ülkemizin diğer parçalarındaki yatırımcılarımızı yatırım yapmaya davet ediyoruz. İnsanlarımız bu konuda kaygılı ve duyarsız. Oysa kalkınma ve gelişme ortaklaşmayla olur. Hele hele devrim süreçlerinde katkılar olmasa zorlanmalar yaşanır. 


Orta ve uzun vadede umutlu musunuz, nasıl bir Efrîn olacak?

Koşullar ne olursa olsun bir yıl sonra Efrîn Kantonu’nun ne duruma geldiğini insanlarımız görecek. Bunun farkına varanlar, şimdiden geri dönüp yatırımlar yapıyor. Başka yerlerden gelip yatırım yapanlar var ama bizim insanlarımız bu imkanları ve istikrar ortamını değerlendirmiyor. Efrîn şimdi Kürtlerin Halep’i pozisyonunda. Üniversite yıllarımda bir hocam bana “Efrîn Halep’in arka bahçesidir” diyordu. Efrîn’in ekonomik potansiyeli açısından bunu söylüyordu. Ancak şimdi ben de diyorum ki; Efrîn kendi kendisinin bahçesi oldu. Artık hiçbir yerin arka bahçesi değildir. Çünkü ekonomik potansiyelini kendisi değerlendirecek. Kendisi için bir hayat ve ekonomik üretim bahçesi, yaşam alanı olacak.


SEYİT EVRAN / EFRÎN