AGİT ERKENDİ / FRANKFURT

Yaşar Kemal Efsanesi belgeselinin Avrupa galası Frankfurt’ta gerçekleşti. Büyük ilgi gören  belgeselin senarist ve yapımcısı Aydın Orak ile gazeteci Can Dündar, Yaşar Kemal’le anılarını anlattı.

Sanatçı Lale Koçgün’ün seslendirdiği parçalar ve organizasyonda yer alan Medico İnternational’den Thomas Seibert konuşmasıyla başlayan etkinlikte Yaşar Kemal’ın hayatını konu alan 2017 yapımı belgesel beğeni topladı. Yaşar Kemal'in ailesinin Van'dan Çukurova’ya olan yolcuğuyla başlayan belgeselde Yaşar Kemal’in hayatıyla ilgili birçok ayrıntı, bilinmeyenler anlatılıyor. Yaşar Kemal’in politik duruşu, Kürt meselesine yaklaşımına vurgu yapılan belgeselde, hakkında açılan davalar karşısındaki tutumu, Barış Meclisindeki konuşmaları, günümüzün de yarası olan cezaevlerindeki açlık grevlerine ilişkin çabaları belgesele yansıyor. Belgeselde Yaşar Kemal’in açlık grevlerine ilişkin hükümete seslenerek, ölümler yaşanmadan açlık grevlerinin sonlandırılması için rolünü oynaması yönündeki çağrısı ise salonda bulunanlar tarafından alkışlarla karşılandı. 2017’de Adana Altın Koza Film Festivalinde dünya prömiyerini yapan film, 2018 sonlarına doğru Türkiye’de vizyona girdi, halen dünyanın birçok yerinde gösterilmeye devam ediyor.

Aramızda olduğunu hissediyorum

Belgesel gösterimi ardından ise Osman Okkan moderatörlüğünde Aydın Orak ve Can Dündar’ın katıldığı söyleşiye geçildi. Yaşar Kemal ile tanışıklığının 2005 yılına dayandığını söyleyen Orak, Yaşar Kemal’i kaybettikten sonra yaşadığı özlemi gidermek için bu filmi yapmaya karar verdiği belirtti. Orak, "Büyük bir kaynak arayışına girdim ve bunun için Yaşar Kemal ile ilgi olarak bütün yazılı, baskılı, ve özellikle yakın dostlarında yardım alarak böylesi bir film yaptım. Filmde hiç bir kurumdan yardım almadım, filmin bütün haklarını da Yaşar Kemal Vakfına bağışladım. Filmi izlendikçe Kemal Yaşar'ın aramızda oldugunu hissediyorum" dedi.

Devlet sanatçısına zulm etti

Gazeteci Can Dündar ise "Bu devlet aydına ne kadar eziyet etmiş" diyerek başladığı konuşmasına şöyle devam etti: "Dünya çapında bir yazar çıkarmışız. Böylesi dünyada ismini duyurmuş olan yazara sahip çıkmak yerine sırf kitap yazdı diye onu mahkemelerde yargıladınız! Usta Kemalin eserleri dünyanın en büyük opera salonlarında yayınladı, ama maalesef Türkiye devleti toplu eserlerini bir araya getiremedi. Kimseye nasip olmayacak bir değeri sadece Aydın Orak kendi imkanlarıyla yaptı. Bu devlet kendi sanatçısına zulm etti. Örnek olarak; Nazım Hikmet, Yılmaz Güney, Ahmet Kaya onlarında bugün burada belgeselini izleseydik onlarda Yaşar Kemalin dediklerini söylerdi. Türkiye kendi içerisinde yetişen en büyük sanatçısını, şairini, oyuncusunu ya gurbete göndermiş ya da mahkemede yok etmeye çalışmış bir ülke. Onları mahkum edenlerin adlarını bile bilmiyoruz, hepsi tarihte yok olup gitmişler ve yok olup gidecekler. Bizler ise büyük sanatçılarımızı her yerde böylesi etkinliklerle anacağız."

Susma diren ayağa kalk

Barışın yasak olduğu 1990’lı yıllarda barış üzerine yazılar yazdığı için Yaşar Kemal’in Türk devleti tarafından yargılandığını hatırlatan Dündar, "DGM’lerde Yaşar Kemal ile birlikte o zamanlar bizleride yargılamak istediler. Yaşar Kemal tek başına karşı onların karşısında dik durdu, onların karşısında susmadı eğilmedi ve bugün ise Yaşar Kemal tek değildir. Bugün Yaşar Kemalin yanında milyonlar var. Bugün beraberlik ruhuna en çok muhtaç oldugumuz bir dönemdeyiz. Yüzlerce aydın, yazar, akademisyen sürgünde. Yaşar Kemal'den ilk öğreneceğimiz 'Susma diren ayağa kalk!' olmalıdır" diye konuştu.

Mainz Alevi Kültür Merkezi, Medico International ve Ali Ekber Koç’un organize ettigi etkinlik Frankfurt Titus Forum’da gerçekleştirildi.