Dün, Türkiye'den Yunanistan’a geçmek isteyen mültecilerin bulunduğu lastik botun alabora olması sonucu çoğu çocuk en az 24 kişi daha hayatını yitirdi. Alınan bilgiye göre faica mültecileri taşıyan botun Yunanistan'ın Samos Adası açıklarında batması sonucu meydana geldi.
Çocuklar can verdi
Soğuk sularda boğulanlardan ez az 10'u ise çocuk. Kazadan kurtulanların karaya çıkarak haber vermesi üzerine olay yerine giden Yunan sahil güvenlik ekipleri 10 kişiyi kurtarırken, 10'u çocuk 24 kişinin ise cesedini sudan çıkardı.
Kaç kişiydiler bilinmiyor
Batan botta kaç kişinin bulunduğunun bilinmemesi nedeniyle bölgede başlatılan arama kurtarma çalışmaları gazetemiz baskıya girdiği saatlerde de devam ediyordu.
İlk değil ama son olsun
Bu facia maalesef ilk değil. Önceki gün de Kos adası açıklarında bir göçmen teknesi batmış ve ikisi çocuk toplam 7 kişi hayatını kaybetmişti. 22 Ocak'ta ise Türkiye üzerinden Yunanistan'a geçmeye çalışırken bir geminin Didim yakınlarında batması sonucu çoğu çocuk ve kadın 46 kişi hayatını yitirmişti. Bu kazada ölenlerin tamamı Güney Kürdistan'lıydı.
Savaş ve yoksulluktan kaçıyorlar
Son zamanlarda çok ciddi ekonomik ve siyasi sorunların baş gösterdiği Güney Kürdistan'dan ile savaşın sürdüğü Suriye başta olmak üzere Ortadoğu ile Kuzey Afrika ülkelerinden Avrupa'ya göçler yoğunlaştı.
Binlerce kişi yolda öldü
Ege Denizi de son yıllarda savaş ülkelerinden kaçan binlerce mülteciye mezar oldu. Sadece 2015 yılında Avrupa yolunda 4 bine yakın mülteci hayatını kaybetti. Ne yazık ki ölümler bu yıl da artarak devam ediyor. Gün geçmiyor ki Ege'den bir facia haberi gelmesin. Kış olmasına rağmen savaştan ve yoksulluktan kaçanlar ölümü göze alarak can havliyle Avrupa'ya gelmeye çalışıyorlar.
İnsan kaçakçıları paranın derdinde
Ege'de yaşanan facialara ise daha fazla para kazanmak için küçücük botlara can yeleği dahi olmayan onlarca insanı bindiren insan kaçakları ile devletlerin insan odaklı olmayan mülteci poltikaları neden oluyor.
Faciadan Türkiye sorumlu
Ege'deki ölümlerden Avrupa Birliği ile Türk devleti de sorumlu. Schengen'i askıya alarak sınırlarında kontrollerini artıran, sınır dışıları hızlandırma kararı alan AB sırf mültecileri topraklarında tutsun diye Türk devletine tavizler vermeye ve Erdoğan ile güdümündeki AKP'nin ülkesinde hak ve hukuku askıya almasına göz yumuyor. Türk devleti bu durumu lehine çevirmek için mülteciler üzerinden AB'ye şantaj yapıyor. AKP'nin "Beni kızdırmayın yoksa mültecileri üzerinize salarım" tehdidine boyun eğen AB, muhalifler ile insan hakları savunucuları tarafından sert bir şekilde AB eleştiriliyor.
Bu kadarı da tesadüf olamaz!
Ayrıca mülteci ölümlerindeki artışın tam da Suriye'nin geleceğinin masaya yatırılacağı Cenevre 3 görüşmeleri ve Türkiye ve AB arasındaki pazarlıkların sürdüğü bir döneme denk gelmesi de dikkat çekiyor. Türkiye'nin insan kaçakçılarıyla işbirliği içinde olduğuna dair çok sayıda veri ve Yunanistan'dan gelen resmi açıklamalar da göz önünde bulundurulunca "ölümler tesadüf değil" yorumu daha da güçleniyor.
HABER MERKEZİ