Almanya'da pek çok sektörde kadınlar da erkeklerle birlikte emek veriyor. Dışarıdan bakıldığında, çalışma hayatında kadının dezavantaj yaşamadığı yanılgısına düşülebiliyor. Ancak kadınlar, çalışma hayatında farklı türlerde ayrımcılıklarla karşı karşıya kalabiliyorlar. Göçmen kadınlar ise, bu ayrımcılıktan en fazla nasiplenenler oluyor.
Almanya'da yaşayan kadınların iş yaşamında karşılaştığı zorlukları, özellikle de göçmen kadınlara yönelik projeleri ve yasal düzenlemeleri, Kadınlara Mesleki Teşvik Kurumu (Verein zur beruflichen Förderung von Frauen, VBFF) temsilcisi Cornelia Burkhardt'a sorduk.

Almanya'daki çalışan kadınlar, iş hayatında zorluklarla karşılaşıyor mu?

Evet, karşılaşıyor. Araştırmalarımıza göre kadınların yüzde 65'i asgari ve düşük maaşlarla çalıştırılıyor. Ocak 2015'te federal düzeyde yürürlüğe girecek saatlik 8.50 Euro asgari ücretin bunu nasıl etkileceği henüz bilinmiyor. Fakat kadınların iş hayatında yaşadığı maddi ve manevi zorluklar bitmeyecektir. Örneğin, yönetim kurulu pozisyonlarında halen dezavantajlar yaşamaktadırlar. Kadın işçiler, erkek işçilerden daha yüksek düzeyde yoksullaşmama savaşı vermekteler. Eşit ağırlıklı çalışsalar da, söz konusu maaş olduğunda eşitsizlik yaşanmaktadır. Özellikle asgari ücretle çalışanlar arasında kadınların yüzde 66 oranında olması, bunun açık bir belgesidir.
Boşanmalarda da kadınların gelir düzeyi zarar görürken, erkeklerinki tersine yükselişe geçebilmektedir. Örneğin, erkeklerin yüzde yirmi beşi boşanma ardından yaklaşık yüzde 27'si gelir kazanmasına karşın, kadınların yüzde 50'i ise, yüzde 27 yedi gelir kaybıyla karşılaşmaktadır.
Almanya genelinde yüksek tahsil sahibi olanların yüzde elli dokuzu kadındır. Yani yüksek mesleki eğitim sahibi olanların çoğu kadındır. Fakat buna rağmen erkeklerin yönetim kurulu düzeyinde daha fazla bulunuyor olması, eşitsizliğin açık göstergelerinden bir tanesidir.
Tüm bunların yanı sıra, aile içinde de eşitsizlikler yaşanmaktadır. Küçük çocuklu ailelerde erkekler daha çok mesai yaparken, kadınların büyük kısmı yarım gün çalışmayla yetinmek zorunda kalıyor.

Peki kadınların yaşadığı bu zorlukların nedeni nedir sizce?

Kadınların ve erkeklerin işe eşit katılımı, sosyal uyum için de temel bir ön koşuldur. Adalet sözkonusu olduğunda, toplumsal cinsiyet eşitliği önemli bir konudur. Her iki cinsiyetin de ilerlemesi, aynı fırsat ve katılım imkanlarına sahip oldukları bir toplumda mümkündür. Hayat, sadece ortaklaşa olabilir.
Günümüze baktığımızda ise, aynı iş alanında görev alan kadınların erkeklerden yüzde 22 daha düşük gelir sahibi olduğunu görüyoruz. Eşit ücreti hak etmelerine rağmen kadınlar, günümüzde halen daha düşük gelirlerle erkeklerle aynı işlerde çalışmak zorunda kalıyorlar. Bu durumun üç temel nedeni var: Birincisi, kadınların halen belli meslek ve branşlarda kariyer yapamamaları, yüksek pozisyonlarda olamamalarıdır. İkincisi, kadınların ailevi sebeplerden dolayı sıklıkla ve uzun vadelerle iş hayatından uzaklaşmaları... Anne olmak, bu konuda önemli bir etken. Üçüncü neden ise, bazı mesleklerin "tipik kadın mesleği" olarak tanımlanmasıdır.

Bu konuya dair yasal çalışmalar yapılıyor mu?

Bazı yasalar var. Mesela, "Yeterlilik Üzerinden Uyum" programı (Integration durch Qualifizierung), Almanya'da federal düzeyde uygulanan bir teşvik programı ve göçmen kadınların iş hayatına katılımı için önemli bir programdır. Bu program, Federal Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı (vom Bundesministerium für Arbeit und Soziales) ve Federal Eğitim ve Araştırma Bakanlığı (Bundesministerium für Bildung und Forschung) ve Federal İş Bulma Acentesi (Bundesagentur für Arbeit) tarafından finanse edilmektedir.
Bu konudaki diğer faydalı yasal düzenlemeler arasında, göçmenler için meslek tanıma yasasını (Anerkennungsgesetz, Berufsqualifizierungsfeststellungsgesetz für Menschen mit Migrationshintergrund) sayabiliriz. Özellikle kadın göçmenler bu yasa kapsamında başvuru yapıyor ve asgari ücretli işlerden çıkıp kendi mesleklerine dayanan iş alanlarından çalışma isteği sergiliyor. Bu da olumlu bir gelişmedir. Yasayla ilgili ayrıntılı bilgi, "netzwerk-ig.de" internet sitesinden alınabilir.
Bazı yeni yasal düzenlemeler de kadın-erkek eşitsizliğine karşı önlem alıyor. Örneğin, yeni yasal düzenlemelere göre 500'ün üzerinde işçisi olan şirketler, düzenli olarak eşit ücret raporu sunmak zorunda. Bu rapor zorunluluğu nedeniyle birçok şirket cinslere eşit ücret konusuna yoğunlaşmak ve önlemler almak zorunda kalacaktır. Bizce bu uygulama, ödeme ayrımcılığına karşı etkin bir adımdır.
Diğer bir yasal düzenleme ise, şirketlerin denetleme kurullarında yüzde 30 kadın kotası uygulanmasını zorunlu kılıyor. Bu kota da kadın-erkek eşitsizliğini önlemek konusunda faydalı olacaktır.


Peki bu konuda siz ne tür projeler yürütüyorsunuz?
Yeni bir proje, Hessen Eyaleti'nde uygulanıyor. 2014 yılında uygulamaya konulan Göçmen Kadınları İş Hayatına Hazırlama Projesi (Migrantinnen fit für den Arbeitsmarkt), önemli bir proje. Proje, Frankfurt Belediyesi'ne ait ve Hessen Eyalet Hükümeti ve Avrupa Sosyal Fonu tarafından finanse ediliyor. Aralık 2014'e kadar devam edecek. Bu konuda da ayrıntılı bilgi, "pia-frankfurt.de" internet sitesinden edinilebilir.
Rheinland-Pfalz Eyaleti'nde ise "Frauennetz-aktiv" isimli bir projeyle, kadınlara yönelik bir internet ağı oluşturuldu. Bu ağda kadınların iş hayatında daha aktif rol almasına yardımcı olacak çok sayıda kurum ve kuruluş yer alıyor. Kadınlara özel eğitim, danışma ve yol arkadaşlığı biçimlerinde yardım ediliyor. Bu projeye dair bilgi almak isteyenler, "frauennetz-aktiv.de" sitesine bakabilir.
Bunun yanı sıra Rheinland-Pfalz Eyaleti'nde çocuk eğitimi gibi sebeplerle iş hayatına uzun bir ara verip geri dönmek isteyen kadınlara yönelik "Frau und Beruf" isimli danışma ve yardım merkezlerimiz bulunuyor. Bunlara başvurmak isteyen kadınlar, Bad-Neuenahr, Neustadt a.d. Weinstrasse, Idar-Oberstein veya Altkirchen şubelerimizden ulaşabilir.



NİHAL BAYRAM/MAINZ