
AKP’nin HDP’yi Meclis dışına itmek amacıyla imzaya açtığı ve geçtiğimiz günlerde Meclis’e getirdiği “dokunulmazlıkların kaldırılmasını” öngören anayasaya değişikliği teklifi, hafta başında Meclis Anayasa Komisyonu’na ele alınıyor. Salt çoğunlukla aynı gün komisyondan geçmesi beklenen teklifin Genel Kurul’a gelmesi için de 48 saatlik yasal sürenin dolması beklenecek. Hemen ardından en erken Çarşamba günü görüşülmeye başlanacak. Aynı gün teklif üzerinde görüşmeler ve 2 kez gizli oylama yapılacak.
367 kabul oyunun çıkması halinde, teklif Cumhurbaşkanı’nın onayına sunulacak ve doğrudan yasalaşacak. Ancak 330-367 oy arasında kalınması durumunda ise referandum seçeneği gündeme gelecek.
CHP ve MHP’nin teklife “evet” diyeceklerini açıklamalarının ardından doğrudan yasallaşmasına kesin gözüyle bakılıyor. Yasalaşmasıyla birlikte de Meclis, Başbakanlık ve Adalet Bakanlığı’nda bulunan fezlekeler yargıya gönderilecek.
Genelkurmay devreye girdi
HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar, AKP’nin Anayasa’ya geçici bir madde ekleyerek 83’üncü maddeyi askıya aldığını, böylece hedefin sadece HDP’liler olduğunun belirlendiğini söyledi: “Bütün dosyaları bir arada getiriyoruz adı altında HDP’ye bir siyasi operasyonu devreye koyuyor. Bizi yargı ile kuşatmak ve Meclis’te kilitlemek, siyaset alanında da işlevsiz kılmaktır. CHP apaçık Saray’ın darbe planının bir parçası olan bu konuda koltuk çıktı. CHP’nin tavrı her açıdan tutarsız, çelişkili ve hazindir. CHP çeşitli odaklardan baskı altına alındı, telkinler yapıldı ve muhtemelen belli vaatlerle CHP’nin önüne geçildi. Bu odaklar ‘terörle mücadelenin kahraman-
lığını’ yürüten odaklardır. Başta bir Cumhurbaşkanı’nın etrafında oluşmuş bir koalisyon var. Bu koalisyon ulusalcı, milliyetçi ve gladiocu bir koalisyon ve şu an Kürt illerinde savaşı kuralsız, insafsız bir şekilde yürüten Genelkurmay, özel hareket birimleri var. Bana göre esas telkin Genelkurmay’dandır. CHP’ye telkin Genelkurmay’dan gelmiştir.”
Referanduma gerek kalmayacak
Meclis’te AKP’nin 317, CHP’nin 133, HDP’nin 59, MHP’nin ise 40 milletvekili var. Kılıçdaroğlu’nun “evet” diyeceğiz açıklamasıyla birlikte eğer CHP’nin tutumu oylama gününe kadar değişmezse 367’ye ulaşılıyor.
Meclis’e 13 Nisan günü ulaşan yeni fezlekeler ile birlikte dokunulmazlık dosyası sayısı 567’ye ulaştı. Bu fezlekelerin büyük bölümü HDP’li milletvekillerine ait.
Anayasa ve yasalara aykırı
Anayasa Profesörü Ersan Şen’in “düzenlemenin anayasaya aykırı” olduğu görüşlerinden sonra bu kez Türkiye’nin önemli Anayasa hukukçularından Prof. Dr. Levent Köker, benzer görüşler dile getirdi. Prof. Köker, yapılan düzenlemenin hiç tartışmasız Anayasa ve hukuka aykırı olduğunun altını çizdi.
ANKARA
Mazbataları yırttırmayacağız!
HDK Eşsözcüsü Ertuğrul Kürkçü, HDP’lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılması tartışmalarına sessiz kalmayacağını belirterek, “Her bir sandalye için meydan savaşı vereceğiz” dedi.
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) 3. Genel Meclisi İstanbul’da toplandı. HDK Eşsözcüsü Gülistan Koçyiğit, konuşmasında dokunulmazlık tartışmalarını ve CHP’nin tutumunu da değerlendirdi. Koçyiğit, CHP’nin, AKP’nin siyasi şantajına teslim olduğunu söyledi.
Eşsözcü Kürkçü ise şöyle konuştu: “Diktatörlüğün daha az dolaylı bir yoldan gerçekleşebilmesi için HDP’nin iskemlelerinin boşaltılmasına ihtiyacı vardır Saray’ın. Bu yüzdendir dokunulmazlık tartışmaları. Bu aslında Hitler’in ya da Mussolini’nin iktidara yürüyüşünün aynısıdır. Her bir sandalye için meydan savaşı vereceğiz. Asla ve asla halkın bize verdiği mazbataları Erdoğan’a yırttırmayacağız. Ama bu bir mücadele meselesidir. HDK’nin temsil mekanizmalarının Parlamento benim alanım değildir diyerek bu tartışmaya sessiz kalması beklenemez. Bu tartışma başladığı gibi gitmeyecek.”
Öte yandan HDP Manisa İl Örgütü’nün kongresinde konuşan HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, dokunulmazlıkların kaldırılması tartışmalarına da değindi: “13 yıllık iktidarın diktatörlüğünü inşa ediyorlar. Bir darbe hareketi uygulanıyor. Militarizmle anlaştılar, bugün Kürt kentlerini tankla yakıp yıkıyorlar. Parlamentoya darbe yapıyorlar. Düşüncelerimizden dolay Meclis’ten atmakla tehdit ediyorlar. Siz fikirlerinize, kimliğinize darbe yapıldığında şapkanızı alıp kaçar gidersiniz ama bizden bunu beklemeyiniz. Biz darbeniz karşısında asla ve asla kaçmayacağız. Sözümüz neyse nettir. Gerçekleri hep söyleyeceğiz.”