Bakırof ile yapılan görüşmede Bakırof Qazi Muhammed’e bağımsız bir Kürt devleti yerine Azerbeycan’a bağlı özerk bir bölge teklif eder. Bakırof’un teklifi Kürtler nezdinde itibar görmez. Yapılan ikinci görüşmede Bakırof Kürtlere ağır silah verilmesi vaadinde bulunur, ayrıca basın, yayın alanında yardım sözüde verilir. Mahabad Kürt Cumhuriyeti 22 Ocak’ta Çarçıra meydanında yapılan bir törenle kuruldu. SSCB Bakırof kanalıyla söz verdiği ağır silahları teslim etmedi. Bunun yerine hafif silahlarla Kürtlere yardımda bulundu. Kültürel alanda yaptığı yardım ise verilen bir matbaa ve kurulan Kürdistan radyosu idi. 2.Paylaşım savaşı bitince İngiltere SSCB ile yaptıkları anlaşma gereğince İran’ı altı ay içerisinde boşaltmasını istedi. 9 Mayıs 1947 tarihinde SSCB güçleri İran’dan çekilince hem Azerbaycan, hem de Mahabad’ın kaderi belli oldu. İlk önce Azerbaycan sonrada 17 Aralık 1947 tarihinde İran güçlerinin yapılan anlaşma gereğince Mahabad’a girmesi sonucunda Mahabad Kürt Cumhuriyeti yıkıldı. Kürtler sırtlarını sadece SSCB’ye dayamalarının bedelini ödemiş oldular.

Mahabad’ın yıkılmasından sonra Melê Mıstefa’ya bağlı güçler ile İran devleti arasında çatışmalar yer, yer devam etti. Güney Kürdistan’da barınma imkanı bulamayan Barzani yönünü SSCB’ye çevirdi. Onbeş günlük meşakatli ve sömürgeci üç devletin güvenlik güçleriyle hudut boylarında yapılan çatışmalardan canını kurtaran Kürtler Aras nehri kıyısında Azerbaycan SSCB’ye iltica etti. Peşmergeler Barzani’den izole edilerek bir kampa alındı. Sonrada SSCB çeşitli devletlerine serpiştirildi. Stalin’in 1953’de ölümünden sonra M.M.Barzani’nin Kremlin sarayı önünde yaptığı açlık grevi sonucu SSCB yönetimi ile görüşmesi sonrasında peşmergelere uygulanan tecrit kaldırıldı. Başta Barzani olmak üzere Kürt güçlerine siyasi ve askeri eğitim verilmeye başlandı.

Irak’ta Krallık rejimine karşı yapılan Temmuz 1958 darbesinden sonra ilk önce peşmergeler SSCB’nin tahsis ettiği bir vapurla Basra’ya gelip Kürdistan’a geçtiler. M.Mıstefa Barzani ise aynı yılın Ekim ayında SSCB’den Bağdat’a Kahire üzeri uçakla döndü. Bağdat’ta ağırlanması, Kürtler ile Devrim Komitesi arasındaki balayı da 1961 yılına kadar devam etti. Daha sonra 1961-1970 yılları arasında Kürtler ile Arap güçleri arasında çatışmalı süreç kısa ateşkeslerle birlikte devam etti. Bu arada ilk önce General Kasım sonrada A.Sela Arif ve Baas rejimlerinin gazabına uğrayan Irak Komünist Partisi militanları Güney Kürdistan’a sığınıp Bağdat rejimine karşı Kürtlerle birlikte direndiler. SSCB bu dönem de Kürtlere küçük de olsa siyasi ve askeri yardımlarda bulundu. Bu süreçte 1972 yılında SSCB ile Baas rejimi arasında 9 Nisan 1972 tarihinde yapılan askeri, ekonomik ve siyasi anlaşma ile sona erdi. Kürtler bu seferde “Kapitalist Olmayan Yol Teorisi” ile SSCB’nin Ortadoğu’daki Baas cuntasına kurban edilecekti. Irak Komünist Partisinin Baas öncülüğündeki “Ulusal Cephe”ye katılımından sonra Kürtlere yapılan küçük çaptaki askeri ve siyasi yardımlarda kesildi. 1974’te başlayan yeni savaş sürecinde Kürtlere karşı SSCB tankları ve MİG uçakları Sovyet uzmanları tarafından kullanıldı.

1975 yenilgisinden sonrada SSCB’nin 1990 yılına kadar Baas cuntasına askeri ve ekonomik yardımları devam etti. Halepçe’de kullanılan kimyasal silahların ham maddesi batıdan gelirken, imalat yeri ise SSCB tarafından kurulan fabrika idi.

Kuzey Kurdistan’da sömürgeciliğe karşı başkaldıran Kürtler 1925 Ağrı ve 1937 Dersim Harekatlarında yine yalnız bırakıldılar. Ağrı harekatında SSCB’de hudutunu Kürt savaşçılarına kapattı. 1925 harekatında Sovyet güdümlü TKP sekreteri Dr.Sefik Hüsnü, 1938 Dersim harekatında ise dönemin TKP sekreteri Laz İ.Bilen Kürt hareketlerini devrimci Kemalist rejime karşı Kürt feodallerinin gerici harekatı olarak rapor ediyorlardı (Bakınız Komüntern belgelerinde Kürt Sorunu Kaynak Yayınları).

Ekim Devriminin Kürt toplumsal hareketi üzerindeki etkileri ve Kürt kültürünün gelişmesindeki etkisi inkar edilmez. Ancak Lenin’in ölümünden sonra özellikle “Kürtlerin kendi kaderlerini tayin konusunda” SSCB’nin sessizliği anlamlıdır. Yazılacak çok şey var. Ama ne yerim müsait ne de okuyucularımı bir hafta daha bu konu ile ilgili yazıp yormak istemedim. Geçerken belirteyim 1984 sonrası “Bizim Radyo”da Kürt Özgürlük Hareketini “terörist” olarak niteleyen de SSCB’nin etkisindeki TKP idi.


KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:

* 21 Kasım 1999 tarihinde HADEP’li Kürt Yurtseveri Metin Yurtsever İzmit’te faşistler tarafından linç edilerek öldürüldü.

* 22 Kasım 1988’de Diyarbekir Cezaevi’nin işkenceci subayı Binbaşı Esat Oktay Yıldıran İstanbul’da Çamlıca’da uğradığı saldırı sonucu öldü.

* 25 Kasım 1961 tarihinde Sivas Soğuksu kampında tutuklu bulunan 55 Kürt, 105 sayılı kanun ile Balıkesir, Bursa, Kırklareli, Denizli, Samsun, Eskişehir, Kütahya gibi batı illerine sürgün edildi.

* 25 Kasım 1993 yılında Kürt aydını DEP Tatvan ilçe başkanı A.Şevket Epözdemir Bitlis-Tatvan arasında kontgerilla tarafından şehit edildi.

* 26 Kasım 1993 tarihinde Almanya İçişleri Bakanı tarafından PKK yasaklandı.

* 27 Kasım 1977 tarihinde Lice’nin Fis Köyü’nde yapılan kongre ile PKK kuruldu. Genel sekreterliğine Abdullah Öcalan seçildi.