HAMZA GÜNDÜZ / MA / COLEMÊRG
Ekonomik krizin etkilediği dar gelirli yurttaşlar, ekmek zammından sonra geleneksel ekmek pişirme yöntemlerine döndü. Colemêrg’de özellikle kalabalık aileler daha çok tandır kullanmaya başladı.
Ekonomik krizin yanı sıra ekmeğe gelen zam, dar gelirlileri yeni arayışlara sürüklüyor. Colemêrg’de uzun zamandır tandırı terk eden kalabalık aileler, zamlardan sonra yeniden tandırda ekmek pişirmeye başladı. Kentin birçok mahallesinde yeni tandırlar kurulurken, var olanlar da onarımdan geçiriliyor. İşin ağır yükünü çeken kadınlar, "Bazı evlerde 10 kişi yaşıyor. Günde on ekmek alsan 15 TL ediyor. Bizim böyle bir imkanımız yok. Bu nedenle ekmek pişirmekten başka çaremiz yok" diye konuştu.
‘Domates alacak gücümüz dahi yok’
Çelê’ye bağlı Ertoş beldesinden kent merkezine göç eden Korkmaz ailesi, Kıran Mahallesi'nde inşa ettikleri derme çatma bir tandırda ekmek pişiriyor. Göç etmeden önce ekonomik durumlarının çok iyi olduğunu belirten Fatma Korkmaz, kent yaşamında ekonomik sıkıntılarla boğuştuklarını, her şeyin zamlanmasının ardından artık geçinmekte sıkıntı yaşadıklarını dile getirdi. Korkmaz, "Eskiden yaşam çok daha rahat ve güzeldi. Kendi pirincimizi, patatesimizi, buğdayımızı kendimiz ekerdik. Beslediğimiz hayvanlar et ve süt ihtiyacımızı karşılardı. Şimdi ise bütün bunları parayla satın alıyoruz. Alım gücümüz de yok. Hem açız hem de susuz. Bundan 22 yıl önce buralara göçtük ve bu perişanlığın içine düştük. Burada bir kilo domates ya da biber alacak gücümüz dahi yok."
'Çaresizce bekliyoruz’
240 gram ekmeğin fiyatı 1.5 TL’ye yükselince tandırlara geri döndüklerini vurgulayan Korkmaz, “Köyde ekmekleri ben pişiriyordum. Ama artık hastalandım ve yaşlandım. Komşularımız kendilerine ekmek pişirirken bana da yardım ediyor. Evde sabit bir gelirimiz yok. Hayat çok pahalı ve artık ne yapacağımızı da bilemeden çaresizce bekliyoruz” dedi.
Kalabalık aileler perişan
“İmkanların varsa hayat güzeldir yoksa hayat acı ve sıkıntıdır” diyen Hacer Korkmaz da, “Her şey artık çok pahalı. Evde çalışacak kimsem yok. Artık hiçbir şeyi satın alamıyoruz. Bir taraftan kiralarda olmak, bir taraftan da çocuk büyütmek çok zor. Köylerde iken bir şekilde yaşam devam ediyordu. O zaman her birimizin 200-300 koyunu vardı. Burada ise bir kaşık yoğurda hasret kaldık. Ekmek 1.5 TL oldu. Bir ekmeği bir çocuk dahi bir seferde bitirebiliyor. Bazı evlerde on kişi yaşıyor. Günde on ekmek alsa 15 TL ediyor. Bizim böyle bir imkanımız yok ki. Bunu Allah kabul eder mi?” diye tepkisini gösterdi.
‘Bize açlıktan ölün diyorlar’
Türkiye’nin en pahalı ekmeğinin Colemêrg’de satıldığını ileri süren Gülsüm Ant ise, şunları söyledi: “Öyle görünüyor ki bu gidişle açlıktan öleceğiz. Eğer bir torba un 120 TL olmuşsa, bir ekmek 1.5 TL'ye gelmişse ve bunun karşısında her evde 3-4 çocuk varsa, nasıl başa çıkacaksınız? Ne bir maaşımız var ne de piyasada iş var. Eşlerimiz günlerce iş arıyor. Ama maalesef iş yok. Bu bir zulümdür. Sanki bizlere 'açlıktan ölün' diyorlar. Biz artık ekmek alamayacak durumdayız. Bu nedenle kendi ekmeğimizi kendimiz pişiriyoruz. Ailelerimiz çok zor durumda.”