
TÜGİAD Başkanı Ali Yücelen, 21(Diyarbakır) plakalı bir aracın kaskosunun Türkiye illerinde yapılan kaskonun üç dört katına çıktığını söyledi. Hürriyet'e konuşan Yücelen, bunun için de Amed, Şırnak ve Hakkari gibi illerde oturan vatandaşların kendi ili yerine Mersin, Adana gibi primin düşük olduğu yerlerden plaka aldığını belirtti. "Bu terörden çok fırsattan istifade riskidir” diyen Yücelen, Kürt illerinde diğer bölgelere nazaran bankaların da daha yüksek teminat talep ettiğine dikkat çekti. Bölgede altı aydır şidde olmamasına rağmen bankaların teminat miktarını neden aşağı çekmediğini soran Yücelen, şöyle konuştu: “Mali sektör, bizim inandığımız çözüme inanmıyor. Bunu yapan banka ifşa edilmeli. Bankadan kredi çekiyorsun. Bir ay sonra geri çağırma hakkını kullanarak ‘paramı geri ver’ diyor. ‘Nasıl olur’ deyince ‘çünkü piyasa iyi değil’ yanıtını veriyor. Bunlar her sene tekrarlanyor. KOBİ’lerin ipini dakikada çekiyorlar. Bu rüzgarın karşısında hiçbir yapı duramaz.”
Primler yarı yarıya fazla
Sigorta primlerinin Türk illerine göre en az yüzde 50 fazla olduğu belirtiliyor. Ankara’da 300 liraya sigortalanan bir araç için Amed'de 700 lira para alınıyor. Bölgede 21 plakalı araca binmek istemeyen vatandaşların kasko primlerinin yüksekliği nedeniyle başka illerin plakalarını aldığına vurgu yapılıyor.
4 katlık teminat farkı
Bankalar, bölgedeki esnaf ve işverenlere teminat konusunda zor seçenekler sunuyor ve riskli alan olarak görüyor. Taraf'a konuşan Güneydoğu Genç İşadamları Derneği (GÜNGİAD) Başkan Hakan Akbal, bankaların bölgedeki yatırımcılara destek vermediğini ve bölgenin riskli alan olarak görülmeye devam ettiğini söyledi. Teminat, bankacılık masrafları ve yüksek sigorta primleri yüzünden yaşadıkları sıkıntıların yıllar sonra hareket kazanan bölgenin ekonomisine ciddi bir sekte vurduğunu ifade eden Akbal, bölgede yatırımcıların çözüm beklediği sorunları şöyle sıraladı:
Çifte standart var
Ortada bir çözüm süreci var ama bankalar hala burayı bir tehdit olarak görüyor. Bankalar kredi desteğine karşı batıya (Türk illeri) oranla iki katı teminat istiyorlar. Batıda 1 milyonluk bir destek kredisine yarısı kadar teminat isteniyor ama bizim burada o kredi desteği için en az 2 milyonluk bir teminat sunmamız isteniyor. Bu çifte standarttır. Bankalar kredi karşılığının en az 2 - 3 kat karşılığı gayrimenkulü ipotek olarak görmeden kredi vermiyor; bunu kıyasladığımızda bölgeler arasında çok büyük farklar olduğu ortaya çıkıyor."
İşyeri ve otomobil sigortalarında da çok büyük farkların olduğunu vurgulayan Akbal, “işyeri ev ve otomobillerimizi sigortalatırken bile batıya oranla 3 - 4 katına mal oluyor” dedi.
Çözüm süreci yansımadı
Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Derneği (GÜNSİAD) Başkanı Şahismail Bedirhanoğlu ise çözüm sürecine rağmen bankaların bölgeye yaklaşımı konusunda gözle görülür bir değişimin olmadığını vurgulayarak, ipoteklerin teminata bağlanması ve çekler konusunda sıkıntılar yaşadıklarını belirtti. Yerel sıkıntılardan kaynaklı bölgede işverenlerin çoğunun zorluklarla boğuştuğunu savunan Bedirhanoğlu, “Finansa erişim en büyük sıkıntımız, krediler için özkaynağın olması gerekiyor. Bunu Türk illeriyle kıyasladığımızda çözüm sürecinin bankaların tavrına hâlâ yansımadığı görülüyor” diye konuştu.
İSTANBUL