
Suriye rejimi önce kentleri ablukaya alıyor onlarca sivili katlediyor, daha sonra kentlerde bulunan muhalifleri tutukluyor. Yarım milyondan fazla nüfusu olan Deir Zour kentine Pazar günü sabah saatlerinde onlarca tank ve zırhlı araçla giren devlet güçleri iki gün içerisinde en az 70 kişiyi katletti. Dün de kent tank ateşi altında kaldı. Devlet güçlerinin öldürdüğü siviller arasında çocuk ve kadınlar da bulunuyor. Deir Zour’daki operasyonu bitirmeden dün sabah saatlerinde muhalif gösterilerin yoğunlaştığı Maarat el Numan kentine onlarca tank konuşlandırıldı. Sahurdan sonra kente giren tanklar birçok bölgeyi top atışına tuttu.
ABD müttefikleri elçilerini çağırdı
Devlet güçleri geçtiğimiz hafta yaklaşık 250 kişiyi katlettiği Hama kentin de bin beşyüz kişiyi tutukladığı öğrenildi.
Uluslararası toplumu ‘reform yapacağım’ diyerek oyalayan Suriye’deki Esad rejimi sivil halka karşı tankları ve paramiliter grupları sokağa çıkardı. Böylece reform yapmayacağını dünya aleme ilan etmesine rağmen uluslararası toplum, beş ayda yaklaşık 2000 kişiyi katleden Esad rejimine bugüne kadar ses çıkaramadı. Ancak son haftalarda Esad rejiminin şiddetini arttırması Arap ülkelerinden tepki gelmeye başladı. İlk tepki gösteren ülke ABD’nin bölgedeki müttefiklerinden olan Suudi Arabistan oldu. Suriye’deki yaşanan katliama karşı sessizliğini bozan Suudi Arabistan Kralı Abdullah, “Suriye’de olanlar Suudi Arabistan tarafından kabul edilemez” dedi. El Arabiye televizyonunda okunan yazılı açıklamasında Kral Abdullah, “Suriye iş işten geçmeden aklını başına almalı ve sadece sözde kalmayan reformları bir an önce gerçekleştirmelidir. Ya kendiliğinden aklın gereğini yapar ya da zarar ve kargaşanın derinliklerine çekilir” dedi. Kral, Şam’daki büyükelçisini de geri çağırdığını duyurdu.
Suudi Arabistan’dan gelen açıklamadan kısa bir önce de Arap Birliği, Suriye’deki katliamı kınayan bir resmi bildiri açıkladı.
Esad rejimini eleştiren son ülke ise Kuveyt oldu. Kuveyt yönetimi Suriye’deki büyükelçisini istişare için geri çağırdı. Kuveyt Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed el Salim el Sabah bugün yaptığı açıklamada, Suriye’deki elçisini istişare için geri çağırdığını dile getirdi.
Suudi Arabistan ve Kuveyt’in ardından Bahreyn’in de Suriye’deki elçisini geri çağırdığı bildirildi.
Almanya’dan somut öneri
Batı ülkelerinde ise hükümetlere somut öneriler geldi. Alman Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Milletvekili ve Federal Meclis Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Ruprecht Polenz, Suriye’deki şiddetli saldırıların sorumlusu rejime en iyi baskı yönteminin ekonomik yaptırım olduğunu söyledi. Deutschland Radio’ya konuşan Polenz, Suriye’nin önde gelen doğalgaz ve petrol müşterilerinden birinin Almanya olduğunu hatırlattı.
Davutoğlu ABD’nin mesajını taşıyor!
Öte yandan hem ABD hem de İngiltere, Esad yönetimine Türkiye üzerinden mesaj ileteceklerini duyurdu. Bugün Suriye Devlet Başkanı Esad ile görüşecek olan Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Şam ziyareti öncesinde ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ile telefon görüşmesi yaptı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner, iki bakan arasında yapılan görüşmede Clinton’ın Suriye ordusunun derhal kışlalarına dönmesi ve tüm tutukluları serbest bırakmasını istediğini söyledi.
İngiltere yönetimi de, Türk Dışişleri Bakanı Davutoğlu aracığıyla güçlü mesajlar gönderdiklerini duyurdu.
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye’de devlet güçlerinin şiddetine karşı çıkmak için Davutoğlu’nu Şam’a gönderdiğini ileri sürmüştü. Erdoğan, Esad’dan bir an önce reform yapması yönünde çağrıları da bulunmuştu. Ancak Suriye’deki katliamlara ‘sessiz’ kalmayacaklarını söyleyen Erdoğan, ABD ve AB’nin Şam yönetimine yönelik yaptırımlara destek vermemesi dikkat çekiyor. Böylece Esad yönetimi üzerinde baskının etkisiz kalmasını sağlayan Erdoğan yönetimi diğer yandan da Suriye ile ekonomik işbirliğini de devam ettiriyor.
ŞAM