Suriye’de geçen cuma günü 108 kişiyi hangi tarafın katlettiği ortaya çıkmazken, BM ve Batılı ülkeler Esad rejimini suçlu ilan etti. Birleşmiş Milletler insan hakları yetkilileri, katledilenlerin çoğunun infaz edildiğini açıklarken, AB ülkeleri başkentlerindeki Şam yönetiminin temsilcilerin kovdu. Suriye ise BM ve BM Güvenlik Konseyi’ne gönderdiği mektupta olaydan dış ülkelerden destek alan muhalifleri sorumlu tuttu. Katliama tanık oldukları belirtilen kişilerin farklı ifadeler kullanması dikkat çekiyor.
Geçtiğimiz cuma günü Humus’un Hula köyünde 108 kişi kimliği belirsiz kişilerce katledilmişti. BM İnsan Hakları Sözcüsü Rupert Colville, ülkede bulunan BM gözlemcilerinin katliamdan kurtulan Hula sakinleriyle konuştuğunu ve tanıkların gözlemcilere 20 kadar kişinin dışındakilerin yakındaki Taldau köyündeki hükümet yanlısı Şabbiya milisleri tarafından infaz edildiklerini söylediğini ileri sürdü.
Colville, düzenlediği basın toplantısında, “Bu noktada, ki şu anda daha çok başlangıç aşamasındayız, inanıyorum ki 108 kişiden 20’den azının ölümü top ve tank ateşinden meydana gelmiştir” dedi. Katliamdan Suriye yönetimini sorumlu tutan Sözcü, ölenlerden 49’unun çocuk, 34’ünün de kadın olduğunu söyledi.

AB’nin ortak kararı
BM’nin bu açıklamasından sonra AB ülkeleri yaşanan katliama tepki olarak Suriye büyükelçilerini sınırdışı etme kararı aldı. Suriye büyükelçilerini sınırdışı eden ülkeler arasında Almanya, Fransa ve İngiltere de var. Bu ülkeler daha önce Suriye’deki elçiliklerini kapatmışlardı.
Benin Devlet Başkanı Thomas Boni Yayi ile düzenlediği ortak basın toplantısında soruları cevaplayan Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, ülkedeki Suriye büyükelçisini sınırdışı edilmesiyle ilgili bir soruyu, “Bu, tek taraflı bir adım değil. Ortaklarımızla istişare ederek bu kararı aldık” diye cevapladı. Hollande, temmuz ayı başında yeni bir Suriye’nin Dostları toplantısına da ev sahipliği yapacaklarını söyledi.
Alman Haber Ajansı (DPA), “Suriye Büyükelçisi Rıdvan Lutfi’nin bugün (dün) Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldığını ve kendisine 72 saat içinde ülkeyi terk etmesi gerektiğinin bildirileceğini” duyurdu.

Şam kendisini savunuyor
Suriye yönetimi de katliamı dış güçlerden destek alan muhaliflerin yaptığı konusunda ısrarlı. Suriye Dışişleri Bakanlığı, BM Genel Kurulu, BM Güvenlik Konseyi ve BM İnsan Hakları’na gönderdiği mektupta, Humus’un Hula Köyü yakınlarına orduya ait hiçbir tank sokulmadığını belirtilerek, “Anti tank gibi ağır silahlara sahip yüzlerce kişi, öğle saat 2:00 civarlarında üç taraftan sivillere saldırdı. Bu katliamı işleyen terör grupları aynı zamanda tarım mahsullerini ve evleri de ateşe vermiştir. Sahipleri henüz bilinmeyen ve kömür haline gelen cesetler var. Teröristler devlet hastanesini sabote ettikten sonra katliamın yaşandığı bölgelere yakın yerlerde bulunan beş askeri noktaya saldırdı” ifadelerine yer verdi.
Katliamda yaşamını yitirenlerin isimlerini de açıklayan Şam yönetimi, Savunma, İçişleri ve Adalet Bakanlıklarındaki uzmanlardan oluşan bir araştırma komisyonu kurulduğunu ve en kısa zamanda sonuçları kamuoyuyla paylaşacaklarını da ifade etti.

Televizyona konuşan tanıklar!

Bakanlık mektubunda, “Suriye halkını dışarıdan desteklenen ve finanse edilen terörden korumak amacıyla yasalar ve uluslararası sözleşmeler çerçevesinde gereken yapılacak” dedi.
Bu arada Suriye devlet televizyonuna konuşan görgü tanıkları da, saldırıyı silahlı muhaliflerin yaptığını öne sürdü. Televizyona konuşan bir görgü tanığı, “Yüzlerce kişiyle saldırdılar, RPG’ler ve roketler taşıyorlardı. Sayıları çok fazla olduğu için evleri grup grup kuşatıyorlardı. Her grupta yaklaşık 50 kişi vardı. Duvarları delmek ve evlere girmek için roketlerle evlere ateş açtılar. Evlere girdikten sonra da yakıp yıktılar, öldürdüler ve cesetleri tahrip ettiler” diye konuştu.
Bir kadın da, saldırıyı silahlı muhaliflerin yaptığını ordunun da sivil halkı korumaya çalıştığını ileri sürdü.
Bu arada önceki gün Şam’a giden Birleşmiş Milletler ve Arap Birliği temsilcisi Kofi Annan’ın, Cumhurbaşkanı Beşar Esad ile görüştüğü bildirdi. Annan görüşmede, uluslararası toplumun özellikle Hula’daki katliamdan sonraki ciddi endişelerini iletti. Annan’ın sözcüsü Ahmed Fevzi, görüşmeden sonra yayınladığı açıklamada, özel temsilci Annan’ın, şiddetin sona erdirilmesi ve mahkumların serbest bırakılması için cesur kararlar alınmazsa altı maddelik barış planının başarılı olamayacağını ve planın bütünüyle uygulanmasının önemini Esad’a vurguladığını belirtti.

ŞAM